1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Lice davası ertelendi
Lice davası ertelendi

Lice davası ertelendi

Lice'de 1993 yılında yapılan katliamın ilk duruşması görüldü.

A+A-
Ağırlaştırılmış müebbetle yargılanan iki emekli asker sanığın katılmadığı duruşmada, avukatların “Sanıklar tutuklansın” talebi “Suç şüphesi olguları yetersiz” denilerek reddedildi. Davanın başka ile alınması talebi için Adalet Bakanlığı'ndan cevap bekleyen mahkeme duruşmayı 27 Mart'a erteledi.
 
Lice ilçesinde 22-23 Ekim 1993′te dönemin Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Bahtiyar Aydın'ın da aralarında bulunduğu 17 kişinin ölümüyle sonuçlanan katliamla ilgili açılan davanın ilk duruşmasına Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Duruşmaya, avukatları ve mağdur yakınları katılırken, sanıklar ise katılmadı. Dava kapsamında ağırlaştırılmış müebbetle yargılanan sanıklar Diyarbakır Jandarma Alay Komutanı Emekli Albay Eşref Haipoğlu, hastalığını bahane ederek duruşmaya katılmazken, Üsteğmen Tünay Yanardağ duruşmaya yurtdışında olduğu gerekçesiyle gelmedi.
 
'Sanık Afrika'ya gitmiş!
 
Hafta içerisinde sanıkların davanın “güvenlik” gerekçesi ile başka bir ile nakledilmesine ilişkin talebinden kaynaklı dava dosyası Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Müdürlüğü'ne buradan da Yargıtay 5. Dairesi'ne gönderildi. Sanıkların talebine ilişkin Yargıtay 5. dairesi tarafından her hangi bir cevabın daha verilmediği görüldü. Davanın başka ilde görülmesi talebi Adalet Bakanlığı ve Yargıtay'dan gelecek cevaba göre belli olacak. Dava, Yanardağ'ın avukatı Hikmet İşler'in söz alması ile başladı. İşler yaptığı savunmada, “Müvekkilinin emekli kurmay albay olduğunu ve 4 ay önce emekli olduğunu ardından da Afrika'da aldığı bir iş teklifi nedeniyle Afrika'ya gittiğini belirtti.
 
'Bu dava başka ile alınamaz'
 
Elçi, davanın başka bir ile nakledilmesi ile ilgili olarak davanın suçun işlendiği yerin dışında başka bir ilde görülmesinin kabul edilir olmadığını ve davanın başka ile nakli ile ilgili müşteki avukatların görüşünün alınmadığını ifade etti. Yargıtay 5. Dairesi'nin müşteki avukatların davanın nakline ilişkin görüşlerini aldıktan sonra karar vermesini gerektiğini belirten Elçi, “Diyarbakır'da sanıkların güvenliğini sıkıntıya sokacak bir durum yoktur. Bu güne kadar Diyarbakır Adliyesi'nde güvenlik sorunu yaşanmamıştır. Kesinlikle burada güvenlik sorunu yoktur. Bu nedenle yapılacak bir nakil davaya müdahale anlamı taşıyacaktır. Yargıtay'ın bu kararı vermesi yargıya müdahale etmesi ve mesaj anlamı taşıyacaktır” ifadesinde bulundu.
 
'Bir çok kişi sorumlu'
 
Lice katliamının sorumlularının sadece Hatipoğlu ve Yanardağ olmadığını dile getiren Elçi, “Bu katliamdan birçok kişi sorumludur. 16 kişi Lice'de katledildi ancak kimseyi sanık sıralarında göremiyoruz. Sanıkların tutuksuz yargılanması kabul edilemez. Delilerin yüzde 90′ı toplanmamıştır. Sanıkların tutuksuz yargılanması delilere etki etme imkânı doğurur. Yanardağ zaten şu anda yurtdışında. Buda zaten kaçma şüphesi kavramını yerine getirmiştir” dedi.
 
'Bu usule aykırıdır'
 
Ardından söz alan müşteki avukat Fethi Gümüş ise bölgede yaşanan 17 bin “faili meçhul” cinayete ve yaşanan katliamlara ile köy yakmalara değinerek, “Bu kadar katliama ilişkin sayılı sayıda dava açılmıştır. Bu açılan davalarda güvenlik gerekçesi ile başka illere taşındılar. Bu gün Lice davası da aynı şekilde başka ile taşınmak isteniyor. Bu usule aykırıdır. Bir tarafın iradesine başvurmadan sadece bir tarafın iradesine başvurulması hukuksuzluktur” dedi. Lice katliamının faillerinin açık ve net olduğunu ifade eden Gümüş, “Bunu başka bir yere çekmeye, örgüte yüklemek yanlıştır. Sanıkları koruyalım anlayışı doğru değildir. Devlet 2 kişiyi Diyarbakır'da koruyamaz mı?” ifadesinde bulundu.
 
'Gerçek suçluların hepsi yargılanmalı'
 
Ardından söz alan müşteki avukat Mustafa Özer'de, Kürtlerin yargı önünde eşitlik istediğini ifade ederek, “Bu gün örgüte üye oldukları iddia edilenler tutukluyken, 16 kişiyi katleden ve 16 kez haklarında müebbet istenenler nasıl tutuksuz yargılanıyor” dedi. Ardından söz alan Bahtiyar Aydın'ın yakınlarının avukatı Necdet Solmazgül, Tuğgeneral Bahtiyar Aydın'ın ölümüne ilişkin dava açıldığını ancak ailesinin beyanının alınmadığını ifade ederek, “O gün devlet kurumlarının kapalı olduğu ve Bahtiyar Aydın'ın oraya geldiği zaman örgütün saldırısı olduğu tamamıyla uydurmadır. O gün okulda, hastanede görev yapan memurlar vardır. Bu nedenle gerçek suçluların bir an önce yakalanarak cezalandırılmasını istiyoruz” dedi.
 
'Avukat katliam tanığı'
 
Avukat Yunus Muratakan'da, kendisinin de Liceli olduğunu ve olaylara tanık olduğunu ifade etti. Muratakan, Lice katliamı sırasında tutulan tutanakların gerçeği yansıtmadığını ifade ederek, Lice katliamı esnasına yakılan binaların daha yerinde durduğunu ifade etti. Müşteki avukatların savunmasının ardından mahkeme heyeti verdiği aranın ardından, davaya katılma talepleri olan müştekilerin taleplerinin, davanın nakline ilişkin verilecek olan kararın ardından değerlendirilmesine, sanıkların tutuklanmasına ilişkin taleplerin, sanıkların suç şüphesinin varlığını gösteren olguların yeterli görülmediğinden tutuklama taleplerinin reddine karar verdi. Mahkeme duruşmayı 27 Mart gününe erteledi.
Etiketler : , ,

HABERE YORUM KAT