1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. 'Kuru ekmeğimiz kalmadı'
'Kuru ekmeğimiz kalmadı'

'Kuru ekmeğimiz kalmadı'

Çocukları PKK tarafından dağa götürüldüğü iddiasıyla Diyarbakır'da oturma eylemi yapan aileler maddi sıkıntı yaşıyorlar.

A+A-
Eylemin 88. gününde yiyecek kuru ekmeklerinin dahi kalmadığını söyleyen ailelerden kimi arabasını, kimi de ineklerini satarak eylemlerini sürdürdüklerini anlatıyor.
 
Diyarbakır'da 150 aile çocukları PKK tarafından dağa götürüldüğü iddiasıyla eylem yapıyor ancak bugün Şeyh Said Meydanı'nda 22 aile oturuyor. Yoksunluk, hastalık ve çeşitli sorunlar nedeniyle diğer ailelerden izin alarak ayrılanlar daha sonra yine eyleme katılıyorlar. 
 
Al Jazeera Türk'ten Abdülkadir Konuksever'in haberine göre, bu ailelerden Mehmet Emin Toklar ve Süreyya Toklar, 17 yaşındaki çocukları Efekan için eyleme katılıyor. Efekan'ın 5 Mart'ta sabah okula gittikten sonra bir arkadaşı tarafından birilerine teslim edildiğini anlatan baba Mehmet Emin Toklar, oğlunun dağa götürüldüğünü öğrendikten sonra peşi sıra Kandil'e gitmiş. “Dağa götürüldüğünü öğrendikten sonra annesiyle birlikte Kandil'e gittik. Rica ettik, yalvardık ama göstermediler. Bir tek orada olduğunu öğrendik. Dört gün orada yattık. Bize kötü davranmadılar ama çocuğumuzu da göstermediler. Eşim, 'bir tek ayakkabısını gösterin bana yeter' dedi ama onu bile yapmadılar.”
 
'Kurşun sıkmayın'
 
Oğlunun sara hastası olduğunu ve yedi yıldan beri ilaç kullandığını anlatan anne Süreyya Toklar, ilaçlarını almadığı takdirde oğlunun fenalaştığını ve bilincini yitirdiğini anlatıyor.
“Hastalığından dolayı geceleri uyanıp bağırarak kaçıyordu. Dağ başında bu olursa ne olacak. Durumu anlattık ama 'biz ilaç veririz' dediler. Oralarda nereden bulacaklar evladımın ilacını. 'Bari dikkat edin öyle bir şey yapıp kaçarsa kurşun sıkmayın' dedim geri döndük. Ne çocuğumu gösterdiler ne de bizim oralara kadar gittiğimizi çocuğumuza söylediler.”
 
'Oğlum için korktum ama kızım için buradayım'
 
Eylem'e Batman'dan katılan Hamide Ayhan'ın oğlu Turan 1993 yılında dağa çıkmış. Korktuğu için bunu gizlemiş. Askerlik ve seçim kağıtlarının eve geldiğini, soranlara da oğlunun gurbette olduğunu söyleyen Hamide Ayhan'ın kızı da ağabeyinin ardından gidince eyleme karar vermiş.
 
“Kızım Aynur Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi son sınıf öğrencisi. 1 Temmuz'da 'stajım var' diyerek İstanbul'a gitti. Yolda beni aradı. Sonra aramadı. Kaybolduktan iki gün sonra mektubu geldi elimize. Gitmeden önce yazmış. 'Ben Rojava'ya doktorluk yapmaya gidiyorum' demiş. Ardından biz de gittik Rojava'ya. Ara ara bulamadık. İstanbul'da BDP'ye gittim. Bana PKK'ya katıldığını söylediler.”
 
'Oğlumu ve kızımı istiyorum'
 
Oğlu için zamanın koşulları nedeniyle mücadele edemediğini belirten anne Hamide Ayhan şimdi hem oğlunu hem de kızını istiyor.
 
“Oğlumdan hiç haber alamadım. Eğer sağsa kızımla birlikte istiyorum. Oğlumu korkumdan arayamadım. Eğer bu barış süreci olmasaydı cesaret edip yine arayamazdım. Ama hem barış süreci, hem de annelerin eylemi ile cesaret buldum. Yoksa ölseler yapamazdım. Üstelik eşim işsiz ve öğretmen oğlumun verebildikleriyle buradayım.”
 
'Oğlumu internette gördüm'
 
Erzurum Atatürk Üniversitesi Matematik Bölümü ikinci sınıf öğrencisi olan oğlu Burak için eyleme katılan anne Gülsen Ölmez, oğlunun “Birkaç gün telefonum kapalı olacak merak etme” dedikten sonra ortadan kaybolduğunu ve günler sonra bir internet sitesinde dağda çekilen fotoğraflarını gördüğünü anlatıyor.
 
“Öcalan'ın doğum günü için sınıf arkadaşı Yunus Bedir ile birlikte Urfa'ya gitmişler. Yunus'un ailesi de burada oturuyor. Haber alamadık. Sonra dağda militan elbisesi giyerken çekilen fotoğrafları internette gördük. Üç aydır oğlum için oturuyorum. Annem öldü, sadece bir gün cenazesine gidip geldim. Eşim çiftçi, paramız pulumuz yok. Arabamızı sattık, onun parasıyla oturabiliyorum burada. Hiç kimseden tek kuruş yardım almadık. Biz para için değil, evlatlarımız için buradayız.”
 
'İneklerimi sattım'
 
Osman Bedir'in oğlu Yunus, Gülsen Ölmez'in oğlu Burak ile sınıf arkadaşı ve birlikte gitmişler. Aileleri de oturma eyleminde tanışmışlar. Osman Bedir eyleme katılabilmek için iki ineğini sattığını söylüyor.
 
“İki ineğimi sattım borç harç ettim buraya gelip eyleme katılabilmek için. Diyorlar ki bu aileler devletten para alıyorlar. Buradaki pek çok insan kuru ekmeğe muhtaç. Çoğu ailenin eylemi bırakıp dönmesinin nedeni maddi imkânsızlık. Kimseden tek kuruş para almışlığımız yok ve hiç kimse tenezzül etmez. Biz evlatlarımız için buradayız ve geri dönünceye kadar bundan vazgeçmeyeceğiz.” Diyarbakır Şeyh Said Meydanı'ndaki Zarife Aslan, oğlu 16 yaşındaki Mehmet için Tarsus'tan gelmiş. Hediye Karadağ 16 yaşındaki kızı Bahar için Şanlıurfa'dan, Meliha Polat 19 yaşındaki oğlu Barış için Van'dan gelerek katılmış eyleme. Hakkari Şemdinli, Bingöl, Ağrı, Denizli ve Sivas'tan gelen aileler de var. Çoğunluğu yoksul aileler ve çocukları dönünceye kadar eylemlerinden vazgeçmemeye kararlı olduklarını söylüyorlar.

HABERE YORUM KAT