1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. Kürtçe savunmaya yeşil ışık
Kürtçe savunmaya yeşil ışık

Kürtçe savunmaya yeşil ışık

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Kürtçe savunma ile ilgili olarak, ''Önümüzdeki günlerde yasal düzenleme yapılacaktır. Ve artık Kürtçe ifade ve savunma verme konusunda bir gedik aşılmış olacaktır'' dedi.

A+A-

Beraberinde Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker ve AK Parti milletvekilleri ile çeşitli açılış ve incelemelerde bulunmak üzere Diyarbakır'a gelen Arınç, Gazi Köşkü'nde verilen yemek öncesi gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.
     Arınç, AK Parti 4. Olağan Kongresi'nde Diyarbakır açısından önemli bir aşama kaydedildiğini, Diyarbakır'ın Merkez Karar Yürütme Kurulu'nda (MKYK) temsiliyetinin 2'ye yükseldiğini söyledi.
     Bakan Eker'in, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nı başarı ile yürüttüğünü Diyarbakır'da milletvekillerinin büyük bir gayret ve uyum içinde çalıştığını ifade eden Arınç, ''Merkez Karar Yürütme Kurulu'nda bugüne kadar Diyarbakır'ı sadece Necla Hattapoğlu temsil ediyordu. Bu dönem, bu kongre ile Prof. Dr. Mehmet Akın'ın da seçilmesiyle Merkez Karar Yürütme Kurulu'nda Diyarbakır'ın temsili ikiye yükselmiş oldu. Takdir edersiniz ki sadece 50 kişilik olan kurulda 2 arkadaşımızın, bakanlarımızdan ve milletvekillerimizden ayrı olarak temsil edilmiş olması Diyarbakır'a partimizin verdiği değerin en önemli göstergedir'' dedi.
     Arınç, Başbakan Erdoğan'ın 2,5 saatlik konuşmasında önemli konulara temas ettiğini, kendisine göre bu konuşmanın duygusal yönü daha ağır basan bir konuşma olduğunu ifade ederek, başbakanın konuşmasına şiirlerle başladığını, AK Parti'nin kuruluş aşamasında bu partiye hayat veren dinamikleri anlattığını, sonrasında AK Parti'nin içeride ve dışarıda halka sunduğu destekleri çok özet biçimde sunduğunu belirtti.
     Konuşmanın son bölümünün bir veda bölümü olduğuna işaret eden Arınç, ''Evet bu bir topyekun veda değil, bir ara verme, bir dinlenme, bir nokta veya bir virgül koyma hesabıyla bir veda konuşması yapıp helallik dilediler. Çünkü sayın başbakanımızın da genel başkanlığında ve milletvekilliğinde son dönemidir. Bizim pek çok arkadaşımız da aynı durumdadır. Ama partimize hizmetten geri kalmayacağız. Partimiz güçlenerek yoluna devam edecek. Biz de hangi konumda olursak olalım AK Partimizin başarısı için elimizdeki tüm imkanları kullanacağız'' diye konuştu.
     Arınç, kongredeki konuşmalar içerisinde çokça yer almayan ama kongrede sunulacak bir metin olması bakımından özenle hazırlanan bir belgeden bahsetmek istediğini dile getirerek, bunun siyasi vizyonları ile ilgili bir belge olduğunu belirtti.
     Bugüne kadar yaptıklarına ilaveten bundan sonra da siyasi, ekonomik ve dış politika açısından yapmayı düşündükleri, attıkları adımların bu kitapta Genel Başkan Recep Tayyip Erdoğan tarafından kamuoyuna takdim edildiğini vurgulayan Arınç, kitap dikkatle incelendiğinde özellikle Diyarbakır'ı, bölgeyi yakından ilgilendiren, ''Milli Birlik ve Kardeşlik'' projesine yönelik birkaç konunun mutlaka bilinmesini arzu ettiklerini kaydetti.
    
     -''Kürtçe yaşayan bir dildir''-
    
     Arınç, bu yıl okullarda Kürtçe'nin tercih edilen bir dil olarak ve ders olarak okutulmaya başlandığını, öğretmenlere formasyon verildiğini, alfabe kitap hazırlandığını ifade ederek, başlangıç olması bakımından bazı aksaklıklar yaşandığı görülebilse de arkasının mutlaka çok daha güçlü geleceğini söyledi.
     Bugün itibariyle bu dersi tercih eden çocukların sayısının 22 bin civarında olduğunu ifade eden Arınç, şöyle dedi:
     ''Bu küçümsenecek bir rakam değildir. Tamamen tercihe bağlıdır. Umarım ileri ki yıllarda öğrenci sayısı belki daha da artacaktır. Bir taraftan Türk Dil Kurumu'na kapsamlı bir lügat hazırlaması için verdiğimiz talimat devam ediyor, bir taraftan da Milli Eğitim Bakanlığı'nın okutulan ders kitabını anlamaya yönelik küçük bir lügatçesi de bugünlerde basılıp öğrencilerimize verilmek üzere. Dolayısıyla Kürtçe'nin artık öğrenilmesi konusunda en güçlü, en ciddi adımın atıldığını biliyoruz. Bunun ülkemiz için hayırlı olmasını diliyorum. Kürtçe yaşayan bir dildir. Milyonlarca insanın konuştuğu, öğrenmek istediği, yaşamak istediği bir dildir. Bu bir insanlık hakkıdır. Bunun bugüne kadar inkar edilmiş olması ne kadar yanlış bir konu ise bundan sonra bu dilin kabul edilmesi hatta -yanlış bir kelime olmasın- varlığının bilinir ve anlaşılır olması bence çok önemli bir adımdır.''
    
     -Kürtçe savunma talebi-
    
     Arınç, yıllarca savunduğu bir konu olan, bazı davalarda sanıkların Kürtçe bilmemesine rağmen, ''Kürtçe savunma yapmak istiyorum'' demesini mahkemelerin kabul etmediğini ve bu şekilde ''bilinmeyen, anlaşılmayan dil'' olarak tutanaklara geçtiğini, mahkemelerin uzadığını, o kişilerin ısrarı ile de savunma yapılamadığı için kararın verilemediğini hatırlattı.
     Bu konuda Yargıtay kararlarının da çıktığına dikkati çeken Arınç, şöyle konuştu:
     ''Yargıtay, kararlarında diyordu ki; 'Bu kişi polise Türkçe ifade vermiş, savcıya Türkçe ifade vermiş, tutuklama talebi ile gittiği mahkemede Türkçe ifade vermiş ama şimdi Kürtçe ifade vereceğini söylüyor. Demek ki samimi değil, dolayısıyla Kürtçe değil Türkçe ifade vermesi gerekir'. Bu yıllarca konuşulan, tartışılan bir konu oldu. Ben düşüncemi daha önce de belki televizyonlarda, belki bazı önemli yerlerde ifade ettiğim için tekrar söylüyorum. Ne olursa olsun iyi niyet, kötü niyet araştırması bir tarafa kimsenin kalbini yarıp bakamayız ama dünyada evrensel bir kural var, 'savunma hakkı kutsaldır, savunma hakkı kısıtlanamaz, savunmaya mütalik olarak bir insan ne diyorsa, mahkeme onu dikkati almak zorundadır'. Dolayısıyla sorgusunu ve savunmasını Kürtçe yapmak isteyen bir insana hem tercüman tutmak hem de kendi ifadesini almak bence doğru bir konuydu. Bu sayın başbakanımız ve partimizin de kabul ettiği bir konu haline geldi. Önümüzdeki günlerde yasal düzenleme yapılacaktır. Ve artık Kürtçe ifade ve savunma verme konusunda bir gedik aşılmış olacaktır. Yazılı hukuk buna göre düzenlenmiş olacaktır.''
    
     -Anadilde kamu hizmeti-
    
     Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, anadilde kamu hizmetlerine erişme konusunda çok önemli bir adım atıldığını, 2 dilli 3 dilli tartışmalarını bir kenara bırakarak kendi anadilini kamu hizmetleri konusundan da tercih edecek insanlara devletin, hükümetin yardımcı olmayı da kendisine hedef bildiğini söyledi.
     Kamu hizmetlerinde Kürtçe dilinin konuşulmasının tercümanlık gerektirmesi halinde, hükümetin, devletin bunu da karşılayacağını ifade eden Arınç, ''Lügat çalışmalarından bahsettim. Daha evvel lügat konusunda büyük bir eseri hazırlayan Kürt Enstitüsü'nün varlığını biliyorum. Bana bu lügatı sayın Belediye Başkanı Osman Baydemir 2009'da kendilerini ziyaret ettiğimde vermişti. Bu küçük görülecek bir çalışma değil, değerli, önemli ve büyük bir eser. Türk Dil Kurumu bugüne kadar pek çok dilde lügat çalışması yaptığı halde, herhalde geçmiş yıllarda Kürtçe inkar edildiği için cesaret edememişlerdi. Bu inkarı kaldırdık, şu anda Türk Dil Kurumu Kürtçe bir lügatı hazırlamak için önemli bir çalışma başlattı. Bu eksikliğin bundan sonra giderilecek olmasını ben önemli bir adım olarak görüyorum'' diye konuştu.

HABERE YORUM KAT