1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Kürt Siyasetinin Dil veya Zazakî sorunu
Kürt Siyasetinin Dil veya Zazakî sorunu

Kürt Siyasetinin Dil veya Zazakî sorunu

Bugünlerde, “dil günü” nedeniyle Zazakî için imza kampanyaları düzenleniyor, genel olarak Kürtçe için de kutlamalar yapılıyor.

A+A-

Türkiye devleti, Kuzey Kürdistan halkını ihtilaf içerisinde tutmak için dil-lehçe (Zazaki-Kurmanci) ve mezhep (Alevi-Sünni) olgusundan azami istifade etmektedir. Kürt siyaseti de bu meselede ciddi sıkıntılar içeren fiiliyat ve düşüncelere sahiptir.

Bugünlerde, “dil günü” nedeniyle Zazakî için imza kampanyaları düzenleniyor, genel olarak Kürtçe için de kutlamalar yapılıyor. Lakin planlı, programlı bir hareket tarzı, yaygın ve uzun vadeli bir çalışma yok. Olanlar da kaynak sıkıntısı ve siyasi vesayet nedeniyle etkisiz çalışmalar yapıyor.

Zaza Kürtleri değişik nedenler ve etkilerden dolayı; Zazacanın lehçe mi, dil mi olduğu tartışması yapmaktadır. Oysa her lehçenin de aynı zamanda bir dil olduğu göz ardı edilmektedir. Kürd milletinin birden fazla lehçeye, dile, mezhebe, dine, siyasi anlayışa mensup olması bir zenginliktir. Tekliği dayatmak zulümdür.

Bu çerçevede Kuzey Kürdistan'da dil açısında Kurmanci ve Zazakî önemlidir. Keza Sünni ve Alevi aidiyeti de siyasi ve sosyal açıdan dikkat edilmesi gereken iki olgudur. Kürdistan'da Kürt olmayan Türk, Arap, Süryani vs aidiyetler ile bu aidiyetlerin dini, mezhebi ve dilleri de önemlidir ve üzerinde durulması gerekir. Bizim buradaki konumuz Kürtlerin sorunlarına ilişkin olduğu için çerçeveyi dar tutuyoruz.

Kürt siyasetinin Milli-Siyasi ve dini-siyasi yelpazesindeki hareketlerin dile (Zazakî-Kurmanci) ve mezhebe-dine bakışı sorunludur. Fiiliyatları ise çok üzücüdür. Seçmeli ders olayındaki duyarsızlık çok üzücüdür. Anadilde eğitimi istemenin birinci basamağı, seçmeli derslere ilgiyi ve katılımı artırmaktır. Oysa Kürdistan'daki siyasi hareketler bu konuda çok duyarsızdır.

Siyasi iktidar olayında bağımsız devleti dillendirmeden, özel nedenlerle ve politik gerekçelerle özerklik ne ise birinci adımda anadilde eğitim talebinden vazgeçmeden, seçmeli dersi savunmak da o olsa gerek. Halkın yüzde seksen düzeyinde Kürt olduğu, Zazaki veya Kurmanci konuştuğu birçok il ve ilçede tek bir seçmeli ders sınıfının açılmamış olması ne kadar hazindir. Bu tablo karşısında uluslar arası kurumlara başvurmak ne kadar inandırıcı olabilir.

Devletin engellemesi doğru da yüzlerce Belediyeyi elinde bulunduran Kürt siyasi parti ve hareketlerinin duyarsızlığına ne demelidir? Bu belediyelerin ekseriyetinin internet siteleri Zazaki ve Kurmanci yayın yapmamaktadır. Belediye Başkanları, Milletvekilleri dile hâkim değil, konuşmasını bilenler de okuma ve yazma konusunda sorun yaşamaktadırlar. Bu zihniyet ve fiiliyatla mesafe alınabilir mi?

Örgüt, parti, cemaat taassubu ile hareket edilmekte, donanımlı kadrolardan istifade edilmemektedir. İstihdam edilenlerden de itaat istenmekte, vesayete boyun eğmesi ve ideolojik propagandaya alet olması talep edilmektedir. Bu mantık ile mesafe alınması mümkün değildir.

Kültürel çalışma yapan ve özerk davranabilen kişi ve kurumların, Kurmanci ve Zazaki yayınların ayırım yapılmadan desteklenmesi elzemdir. Belediye imkânlarını belli bir zihniyete peşkeş çekmek, halkın bütününü unutmak vebaldir. Bunun yapıldığı maalesef bir gerçeklik olarak önümüzde duruyor.

Özerklikten bahseden parti ve oluşumların kendileri anlayış, siyasi tercih ve bağımsız hareket etme hususunda özerk değil. Özerk olamayanların özerklik inşası mümkün mü? Rakip partilere tahammül edemeyen, farklı fikirleri tehlike olarak gören bir zihniyet bize ne verebilir?

Buna rağmen ideolojik ve siyasi vesayet altındaki kişi ve kurumların dışındaki yapıların çalışmaları azdır, imkânları kısıtlıdır. Bu kıt imkânlara rağmen yapılanları takdir etmek gerekir. Kurmanci için Nubihar, Zazaki için de Newepel gazetesi iki önemli çalışma olarak ele alınabilir. Belirtmek gerekir ki bu iki çalışma da özerk, saygın ve kucaklayıcıdır.

Kuzey Kürdistan'ın özel konumundan, inkâr ve asimilasyondan dolayı siyasi hareketlerin ve siyasi şahsiyetlerin dile, kültüre bigâne kalması mümkün değildir. Bu duyarlılığı gösteremeyenlerin bu halka hizmet etmesi mümkün değildir. İktidarlar gelip geçici, hizmetler ise kalıcıdır. Koca siyasi hareketler, savaşlar unutulmuş, lakin dile ve kültüre dair bir şiir, bir kitap kalıcıdır.

En önemlisi de dilimizi ve kültürümüzü çocuklarımıza öğretmektir. Maalesef çocuklara yönelik bir TV'miz yok. Lakin örgüt veya parti, cemaat propagandası yapan onlarca TV'miz vardır. Çocuk yayıncılığı yapan bir yayınevimiz yok, lakin siyasi yayın yapan onlarca yayınevimiz bulunmaktadır. Siyasetten anlayan çok, lakin dilden, anlayanlar azdır.

Bu haber toplam 7575 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT