1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Kürdistani bir ruhla birlik oluşturmalıdır
Kürdistani bir ruhla birlik oluşturmalıdır

Kürdistani bir ruhla birlik oluşturmalıdır

Sedat Doğan, "Birbirimize hiçbir dayatma yapmadan engin bir tarihi zenginliği olan bir milletin çocukları olarak Kürdistani bir ruh etrafında kocaman bir birlik oluşturmalıyız, bize dayatılan zulümleri ortadan kaldırmanın tek yolu budur." dedi.

A+A-

Dün gerçekleştirilen Hak Par Diyarbakır 6. Olağan İl Kongresi'nde davetliler arasında yer alan Hak Adalet ve Hürriyet İçin Kürdistan İslami İnisiyatifi / Azadi İnisiyatifi Kurucu Üyelerinden ve Koordinasyon Kurulu Üyesi Sedat Doğan bir konuşma yaptı.

Sedat Doğan, Kürdler'in ağır bir asimilasyona tabi tutulduklarını ifade ederek, “Anadilime olan saygımdan dolayı sizlere ana dilimle hoş geldin dedikten sonra, ağır bir asimilasyona tabi olduğumuzdan dolayı kendimi anamın diliyle ifade edememenin üzüntüsünü beyan ederek meramımı Türkçe ile sizlerle paylaşmaya çalışacağım.” dedi.

“Hakparlı arkadaşlara kongrelerinde başarılar dileklerimle, bize bu imkânı verdiklerini için teşekkürlerimi ileterek sizlerle birkaç cümleyi irticalen paylaşmaya çalışacağım.” diyen Sedat Doğan şunları dile getirdi:

“Benden önceki konuşmacı arkadaşlar, Kürt ve Kürdistan hakikatine dair güzel görüşler dile getirdiler. Ben farklı bir şeye dikkatinizi çekeceğim.

KÜRDLER HZ. NUH, HZ. İBRAHİM'DEN BU YANA BURADA YAŞIYOR

Kürtler bu topraklara başka bir yerden gelmedi. Milattan önce dinlerin ve dillerin şekilleniş çağlarından bu yana doğal bir şekilde, bu topraklarda var olageldiler. Hz. Nuh, Hz. İbrahim'den bu yana burada yaşıyorlar. Yani göçler sonucu burayı sanal bir vatan edinmediler. Bu bağlamda Irak sanal bir devlet idi, çöktü. Onun için Kürtler sanal bir şey peşinde değiller. Bu gün bir köy kadar nüfusu ve toprakları olan kabilelere bile devlet olma hakkı veriliyor. Ama yaklaşık 50 milyon nüfusu, doğu batı-kuzey güney ekseninde 2000 kilometrekare mesafelik toprağı olan bir milletten bu hak esirgeniyor. Toprakları 4–5 ülkenin işgaline bırakılmış.

Bu milletin dünya gündeminde resmi bir kabulü yok. Dili, tarihi, kültürü, inancı, bayrağı, ekonomisi, parası, ordusu… hiç bir şeyi kabul görmüyor ve tanınmıyor.

MECLİS'TE KÜRDLER'İN 200 VEKİLİ OLMALIYDI

Bu gün Türkiye'nin nüfusu 70 milyon. Bunun yaklaşık 30 milyonu Kürt'tür. Türkiye'nin 550 milletvekili var. Eğer demokrasi diye bir oyunun varlığını kabul ediyorsak, bu oyunun kuralına göre bunlardan en az 200 kişinin Kürt olması gerekirdi. Ama ne hazindir ki bu gün 30 kişi Kürtlerin milletvekili olarak orada bulunuyor.

KÜRDİSTANİ BİR RUHLA BİRLİK OLUŞTURMALIYIZ

Kürdistan, dil, renk, inanç ve milli açıdan, analarımızın tabiriyle bir gelinin “heft reng boxçası (yedi renkli bohça)” gibidir. Bizler Müselman, Yahudi, Yezidi; Alevi, Sünni, Şafii, Nakşi, Kadiri, Dinli, Dinsiz, Ateist, Komünist, Sosyalist, Liberal… olabiliriz. Veya bunların hiç birine mensup olmayabiliriz. Ama birbirimize hiçbir dayatma yapmadan engin bir tarihi zenginliği olan bir milletin çocukları olarak Kürdistani bir ruh etrafında kocaman bir birlik oluşturmalıyız. Bize dayatılan zulümleri ortadan kaldırmanın tek yolu budur.

Kusura bakılmasın ama topraklarımızı işgal edenler bizleri sevmiyor. Sevse idiler bize bu zulümleri reva görmezlerdi.”

KÜRDİSTANLI ŞEHİDLERE RAHMET DİLİYORUZ

Sedat Doğan son olarak şunları dile getirdi: “Bu gün, Kürdistan'ın dini ve milli lideri olan Şêx Seîdê Kurdî ve 47 dava arkadaşının 29 Haziran 1925'te Amed Dağkapı Meydanı'nda idamlarının, dar ağaçlarında şahadetlerinin 89'uncu yıl dönümü. Acımız çok büyük. Bu acının en ağır yönü ise bu şehitlerin hala bir mezar yerlerinin bile olmayışı. Onların şahsında bütün Kürdistan şehitlerine rahmet diliyoruz.

Oruç ayındayız. Sizleri yormamak adına sözü kısa kesiyorum. Saygılarımla sizlere başarılar diliyorum.”

HABERE YORUM KAT