1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Kulp Davası'nda tutuklanma talebi reddedildi
Kulp Davası'nda tutuklanma talebi reddedildi

Kulp Davası'nda tutuklanma talebi reddedildi

Bolu Tugay Komutanı General Yavuz Ertürk tarafından gözaltına alındıktan sonra kendilerinden bir daha haber alınmayan 11 kişinin katledilmesiyle ilgili görülen Kulp Davası'nda müşteki avukatı Hasan Anlar, olayın hemen ardından köylülerin Diyarbakır DGM'ye başvurduğunu ancak savcılığın köylüleri PKK'nın kaçırdığını ileri sürerek, takipsizlik kararı verdiğine dikkat çekti. Mahkeme heyeti, Ertürk için yapılan tutuklanma taleplerini bir kez daha reddetti.

A+A-

Diyarbakır'ın Kulp ilçesi mezralarında 8-25 Ekim 1993 tarihleri arasında General Yavuz Ertürk komutasındaki Bolu Tugayı tarafından gözaltına alınan 11 kişinin kaybedilmesine ilişkin açılan davanın 8'inci duruşması Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü.

 

Duruşmaya tarafların avukatlarının yanı sıra gözaltında kaybedilenlerin yakınları ve tutuksuz sanık Yavuz Ertürk hazır bulundu. Duruşmaya HDP Grup Başkanvekili Çağlar Demirel, Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan ile CHP İstanbul Milletvekili Şenal Sarıhan, KESK Eş Genel Başkanı Lami Özgen ve çok sayıda gözlemci katıldı.
 
Babamı televizyonda suçlu olarak gösterdiler
 

Yakınlarını kaybeden ailelerin beyanlarının alındığı duruşmada, müşteki Mizbah Akdeniz ifadesinde, babasının 16 gün Yavuz Ertürk'ün yanında gözaltında kaldığını belirterek, "Televizyon yayınında babamı gördüm. TRT 1 kanalında Tuğgeneral Bahri Aydın'ın öldürülmesi, arkasından 42 PKK'lının öldürülmesi haberinde babam suçlu gibi televizyonda ilan edildi. Kulp Savcısı'na başvurdum. Kulp Savcısı'nın istediği görüntü bandında babama ait görüntüler makaslanmıştı" şeklinde konuştu.
 
Elleri bağlı günlerce açık alanda tutmuşlardı
 
Müşteki Keleş Şimşek ifadesinde, kardeşi olan Bahri Şimşek'in gözaltına alındığını öğrendiğinde Mersin'den Kulp'un Alaca köyüne gittiğini belirterek, "Kardeşimin Pirinç mezrasında tutulduğunu öğrendim. Daha sonra helikopterle 11 kişiyi Kepir mezrasına götürüldüğünü söylediler. Oraya gittim. Giderken yanıma iki asker geldi. Kardeşimin gözaltında tutulduğunu onlara söyleyip, görüşmek istediğimi söyledim.

 

Epey bekletildikten sonra kardeşimle görüştürdüler. Açık alanda bekletiyorlardı. Günlerce elleri bağlanmış şekilde bekletmişlerdi. Askerler onları rehber olarak tutuklarını ve operasyon bittiğinde serbest bırakacakların söylediler ancak bir daha haber alamadık" beyanında bulundu.
 
'Gözaltında tutukladıkları yerde kardeşimin elbise parçalarını gördüm'
 
Müşteki Süleyman Yamık da ifadesinde, Abdo Yamık'ın kardeşi olduğunu ve o tarihte Muş'ta oturduğunu belirterek, "Kardeşim kaybedildikten sonra uzun uğraşlarla aradım. Keper mezrasında elbise parçalarını buldum, bulduğum elbise parçaları kardeşime aitti. Bunlar üzerine Kulp savcısına başvurdum. Savcılık bir şey yapmadı. Avukatlar ve köylülerle inceleme yaptık. Kemik bulmamıza rağmen kafatası bulamadık" beyanlarında bulundu.
 
Etkili soruşturma yapılmadığında Türkiye AİHM'de mahkum edildi
 
Katılanların avukatlarından Hasan Anlar, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) 1997-1998 tarihinde 2 ayrı komisyonla inceleme yaptığına dikkat çekerek, "Yavuz Ertürk'ü de dinlemişler. 24-25 Ekim 1993 tarihinde bir operasyon yapıldığını tespit etmişler. Daraltılmış operasyonun merkezi Alaca Köyü ve mezralarıdır. Askeriyeye ait ele geçirilen bir raporda köylülerin çoğunun PKK'lı olduğu ifade edilmiştir. Sivil halkın PKK'lılara erzak temin ettiği yer almıştır.

 

100 kişinin gözaltına alındığı ve kaybedilen 11 kişinin de o grubun içinde yer aldığı belirtilmiştir. Köylülerin şikayetine rağmen Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) köylüler askerler tarafından gözaltına alınmasına rağmen PKK kaçırdı diyerek takipsizlik kararı vermiştir" dedi.

 

Anlar, AİHM'in yaşam hakkı ihlali, kişi hak ve özgürlüklerin mahrumiyeti ile etkili bir yargılamanın yapılmadığına dikkat çekerek Türkiye'yi mahkum ettiğini hatırlattı. Anlar, mahkeme tarafından istenen belgelerin göndermeyen kamu görevlileri hakkında mahkemenin suç duyurusunda bulunmasını ve davanın asıl bakması gereken Diyarbakır'daki mahkemeye gönderilmesini talep etti.
 
Avukat Oy Aydın ise, tutuklanmayı gerçekleştirecek bilgi ve verilerin yeterli olduğunu belirterek, Yavuz Ertürk'ün tutuklanmasını talep etti.
 
Ertürk'ün tutuklanma talebi reddedildi
 
Mahkeme heyeti kararında, Kara Kuvvetleri Komutanlığı (KKK) Arşiv Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak, Kulp Davası'na ilişkin belgelerin istenmesine, dönemin Kulp Jandarma Yüzbaşı Ali Ergülmez'in dinlenmesine karar verirken, sanık Yavuz Ertürk'ün tutuklanma talebini reddetti. Duruşma, 7 Mart 2016 tarihine ertelendi.

Bu haber toplam 3713 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT

İlgili Haberler