1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Köylere dönüş komisyonu kuruldu
Köylere dönüş komisyonu kuruldu

Köylere dönüş komisyonu kuruldu

DİYARBAKIR- Diyarbakır'da başlayan çözüm süreci ile beraber köylere dönüşün yaşanacağı durumuna karşılık, çeşitli sivil toplum kuruluşlarının kurduğu bileşenle Köylere Dönüş Komisyonu kuruldu.

A+A-

Diyarbakır Barosu, Amed Göç-Der, İnsan Hakları Derneği, Türkiye Mimarlar Mühendisler Odaları Birliği, Tabipler Odası Diyarbakır Kurulu'nun bileşimi ile kurulan komisyonun kuruluşu, İnsan Hakları Derneği Diyarbakır Şubesi'nin toplantı salonunda yapılan basın açıklamasıyla duyuruldu. Amed Göç-Der Üyesi Avukat Semra Balyan yaptığı açıklamada, başlatılan çözüm sürecini memnuniyetle karşıladıklarını söyledi. Balyan, “Büyük acılara yol açan ve on yıllarca süren inkar ve ret politikalarından dönülerek, meselenin demokrasi hak ve özgürlük boyutu ile ele alınmaya başlanması hiç şüphesiz ki Türkiye tarihi açısından bir dönüm noktasıdır. Bu yenileşme ve demokrasileşme sürecinin kesintiye uğramadan devam etmesi en büyük dileğimizdir” dedi. Çözüm süreci ile beraber yerlerinden edilen vatandaşların yerlerine geri dönmek istediklerini aktaran Balyan, bu dönüşlerde çeşitli sıkıntıların yaşanabileceğini ifade etti. Balyan, “Gelecek Türkiye halkları için ne kadar ümit verici ise, geçmişte Kürt halkının belleğinde derin acılar ve izler bırakmıştır. 30 yıllık kirli savaşı toplumun büyük bir kesiminde sosyal, siyasal, ekonomik ve psikolojik boyutu ile trajedilere ve tahriplere yol açmıştır. Sayıları 4 bini bulan yerleşim birimi boşaltılmış ya da yakılmış, milyonlarca insan zorla yerinden yurdundan edilmiştir. Kendi habitatlarında üretici durumunda olan bu nüfus şehirlerin varoşlarına savrulmuş, işsizlik, yoksulluk ve ötekileştirilmiş bir şekilde kendi kaderleri ile baş başa bırakılmıştır. Normalleşme süreci ile birlikte, bu yerlerinden edilen nüfusun büyük bir kısmı kendi illerine, ilçelerine, köylerine ve mezralarına dönmek istemektedirler. Bu anlamda devletin belirteceğimiz önlemleri alması, geri dönüşleri kolaylaştırıp teşvik edici olacaktır” diye konuştu. Balyan alınması gerek önlemleri dört ana başlıkta sıralayarak konuşmasını şöyle sürdürdü: “1. öteden beri devam eden çatışmalar nedeni ile gerek örgüt tarafından gerekse de güvenlik güçleri tarafından boşaltılan yerleşim yerlerine yakın çok sayıda mayın döşendiği bilinmektedir. Bu çerçevede ordu mensupları ve örgüt tarafından döşenen mayınların haritaları derhal açıklanmalı vakit geçirilmeksizin bu mayınlar etkisiz hale getirilmelidir. 2. koruculuk sistemi geri dönüşler önünde bir diğer önemli engeli oluşturmaktadır. Suç karneleri hayli kabarık olan bu sistemin lağv edilmesi, silahların geri alınması bir zorunluluk olarak karşımıza çıkmaktadır. Örgüt ile mücadelede devlete katkıları olan bu sistem , katkılarının karşılığında bir ceza bağışıklığı ile ödüllendirilmiş, korucuların karşılaştığı çok sayıda olayın üzeri örtülmüştür. Yine arazi anlaşmasızlıklarında kamu idaresinin takdir hakkı bu güne kadar hep korucular lehine kullanılmıştır. Bu ayrıcalıkları devam ettirmek isteyen bir kısım korucunun muhtemel anlaşmazlıklarda ilk olarak silaha başvurma ihtimali karşısında geri dönüşler önünde büyük bir engel oluşturmaktadır. 3. köy yakma ve boşaltma vakalarının ağırlıklı olarak 90'lı yılların ilk yarısında gerçekleştiği düşünüldüğünde yaklaşık 20 yıllık bir süre boyunca bu yerleşim birimlerinin insansız olduğu gerçeği karşımıza çıkmaktadır. Dolayısıyla bu köylerde, elektrik, yol, su, okul ve sağlık ocakları bulunmamaktadır. Bu standartlar asgari düzeyde de olsa sağlanmadığı sürece yerinden edilen nüfusun kalıcı olarak yerlerine dönmesi beklenemez. 4. her ne kadar 5233 sayılı yasa ile yerinden edilen yurttaşların maddi zararı karşılanmak istenmişse de yasada yer alan çok sayıda kısıtlayıcı hüküm ve komisyonların pratik uygulamaları nedeni ile göç mağdurlarının gerçek zararları karşılanmamıştır. Bu nedenle yerinden edilen yurttaşların köylerine dönebilmelerinin teşviki için devlet tarafından ekolojik ve tarihi değerleri insan yaşamına uygun konutlar inşa edilerek mümkünse bedelsiz bir şekilde değilse düşük bedeller ve uzun vadelerle vatandaşa verilmelidir."

HABERE YORUM KAT