1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. 'Komplolar dün olduğu gibi bugün de sonuç getirmez'
'Komplolar dün olduğu gibi bugün de sonuç getirmez'

'Komplolar dün olduğu gibi bugün de sonuç getirmez'

Dedesi Şeyh Said'e yönelik 13 Şubat 1925'te yapılan komplonun yıldönümünde konuşan Şeyh Sait Derneği Genel Sekreteri olan Felat Özsoy, Kürt halkının dün olduğu gibi bugün de komplolarla bitirilemeyeceğini ifade etti.

A+A-

Şeyh Said liderliğinde 13 Şubat 1925'te başlayan isyan, 90'ıncı yılını geride bırakırken, tarihe "komplo" ve "erken doğum yapan" isyan olarak geçen Şeyh Said İsyanı, Şeyh Sait'in yakını olan Binbaşı Kasım tarafından esir alınarak devlete teslim edilmesi ile son buldu.

 

Şeyh Said ve 46 arkadaşı, 29 Haziran 1925 tarihinde Diyarbakır Dağkapı Meydanı'nda idam edildi.

 

90 yıl önce Şeyh Said şahsında Kürt halkı üzerinde uygulanan komplonun bir benzeri 15 Şubat 1999'da, bu kez PKK Lideri Abdullah Öcalan'a uygulandı. 18'nci yılına giren komplonun üzerinden yıllar geçse de Türk devletinin katliamcı, inkarcı ve yok edici politikaları halen sürüyor.

 

Şeyh Said'in torunu ve aynı zamanda Şeyh Said Derneği Genel Sekreteri Felat Özsoy, tarihsel süreçte yaşanan bu iki komployu değerlendirdi.

 

Özsoy, 13 Şubat 1925'te Dicle'de (Piran) gelişen Şeyh Said hadisesinin büyük provokasyon sonucunda geliştiğini belirtti. Şeyh Said'in Erzurum'dan yola çıkıp ayaklanma hazırlığı yaptığını Türk devletinin bildiğini ve bunun üzerine oraya bir grup asker gönderip provokasyon yaşanmasına sebebiyet verdiğini anlatan Özsoy, aynı olayda iki askerin ölmesi üzerine, bunu fırsat bilen Türk devletinin saldırıya geçtiğini söyledi.

 

'90 yıl önce yaşanan hadise bugünün yansımasıdır'

 

Özsoy, "Daha önce de ayaklanma hazırlığı olduğu için bu olay üzerine bütün Kürtler ayaklanıyor.

 

Aslında 91 yıl önce başlayan bu hadise, günümüze kadar yansımasını sürdüren gideren katmerleşen Kürt sorunun önemli bir dönüm noktasını oluşturuyor. Kürt meselesinin bugünkü boyutlarıyla ortaya çıkmasının ilk fitili oluyor. Bu sürecin ardından sonra çatışma, katliam, isyan, komplo ve benzeri süreçlere girdi" dedi.

 

'Komplolar çözümsüzlüğü derinleştiriyor'

 

Çözüm olmayan komplolarla ısrar etmenin aklın gereği olmadığını anlatan Özsoy, "O dönemin Kürt siyasi liderlerini haletliniz de Ağrı, Dersim, 1978, 1984 mü engellendi? Hayır. 1999'da büyük bir komployla Sayın Öcalan'ı yakaladınız bugün yaşananları mı engellendiniz?

 

Hayır. Bunlar çözüm değil. Bunlar sorunu kangrenleştirmekten başka bir şey getirmez. İmralı'daki meselenin geçmişteki meseleyle örtüşüyor. 17 yıldır Sayın Öcalan İmralı'da tutuluyor. Orada büyük bir tecrit olmasına rağmen devlet bir şey halletmiş değil. Bugün 1999'dan daha geriletilmiş bir Kürt hareketi yok. Tarihin bir birine denk gelmesi hafızamızda şu oluşuyor, ha 13 Şubat ha 15 Şubat hiç fark etmiyor. Kürt siyasal hareketine önderliklerine yönelik olarak uzlaşı dışında denen her yol, her komplo çözümsüzlüğü derinleştirmekten başka bir anlam taşımaz. Hiçbir çözüm de getirmez" dedi.

 

'Kürt, Ermeni, Süryani katliamı'

 

Türkiye'nin geçmişinde 'derin devlet' denen aklın yol açtığı Kürt meselesi, Ermeni, Süryani katliamları olduğunu da söyleyen Özsoy, böylesi bir geçmişin günümüzde de sürdürülmek istediğini ifade etti. Özsoy, "Sorunun böyle çözülemeyeceğini bilmeleri gerek. Büyük bir kıyım süreci olduğu gibi büyük bir direniş söz konusudur. 90 yıldan fazla denen yol yöntemlere ısrar edilirse çözümü getirmez. 91 yıl önce başlayan ara ara tekrar eden katliamlar bir yol ve bir çözüm değildir" şeklinde konuştu.

HABERE YORUM KAT

İlgili Haberler