1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Kobanililer deprem konutlarında
Kobanililer deprem konutlarında

Kobanililer deprem konutlarında

IŞİD saldırılarından kaçarak, Diyarbakır'ın Lice ilçesine sığınan Kobanililer, 40 yıl önce yaşanan depremin mağdurları için yaptırılan prefabrik konutlara sığındı.

A+A-
Evlerin bir kısmı çürümeye yüz tutmuş, bazıları ise ayakta zor duruyor. Komşuların yardımıyla geçinen Kobanililer ise şikayetçi değil; “Çadırdan iyidir” diyor.
 
Diyarbakır'ın Lice ilçesine yaklaşık 320 km uzaklıktaki Kobani'deki çatışmalardan kaçarak gelenler, ilçede 1975 yılında yaşanan büyük depremin ardından yapılmış ve sonrasında terkedilmiş prefabrik konutlara sığındı.
 
Al Jazeera Türk'ten Mahmut Bozarslan'ın haberine göre, İlçeye gelenlerin büyük bölümünün yerleştiği boş deprem konutlarının bir kısmı çürümeye yüz tutmuş, bazıları ise onarımlarla ayakta durmaya çalışıyor. Aileler ortalama 50 metrekarelik bu evlerde yaşıyor. Konutların sahipleri olmasına rağmen, kira talebinde bulunan yok.  Lice'ye gelen Kobanililere yardım için, içinde belediye ve sivil toplum kuruluşlarının bulunduğu bir komisyon da kuruldu. Gelen yardımlar komisyon tarafından ihtiyaç sahiplerine dağıtılıyor.  Kobanililer savaşın biran önce bitmesini ve evlerine dönmeyi umut ettiklerini söylüyor.
 
Kobani'ye dönme umudu
 
Ailesiyle birlikte Lice'ye yerleşenlerden biri de Ali Muhammed Ali. Ülkesinde iç savaş başladığında çalışmak için Türkiye'ye gelmiş ve su sondaj şirketinde çalışırken yolu Lice'ye düşmüş.
 
“12 kişi geldik. İki aileyiz, iki eve yerleştik. Burası çadırlardan daha iyi. İş yok, çalışamıyoruz ama belediye ve ilçe halkı bize yardım ediyor. Hiçbir şeyimiz olmadan yola çıktık geldik. Bize giysi, ev eşyası getirdiler. Ara sıra yemek getiriyorlar. Elektrik, su parasını belediye ödüyor. Komşular bize sıkıntı yaratmıyor. Ama ortam düzelirse Kobani'ye döneceğiz.”
 
Yaşlı kadınlar mutlu
 
İki ay önce kardeşiyle beraber Kobani'den kaçan Halime İsa da, Lice'nin Çarşı Mahallesi'ne yerleşti. İki yaşlı kadın çocukları ve torunlarıyla birlikte prefabrik konutta yaşıyor. İsa'ya göre konutlar her ne kadar kötü olsa da, çadırlardaki şartlardan daha iyi durumdalar:
“Evlerde idare ediyoruz. Odunumuz var, sobamız var. Komşularımız bize odun getiriyor. Biz yaşlıyız, çadırlarda yapamazdık. Komşularımız çok iyi. Evi bize bedava verdiler.  Kobanide durum biraz düzelsin, geri döneceğiz.”
 
İsa bugünlerde ayrı bir sevinç yaşıyor. Kendisi Türkiye'ye geldiği zaman oğlu Ali Halil, IŞİD köyü kuşatınca mahsur kalmış. İki ay köyden dışarı çıkamayan Ali, geçen hafta kaçmayı başardı. Türkiye'ye gelen Ali soluğu Lice'deki ailesinin yanında aldı.
İki kardeş bir evde
 
Çarşı Mahallesi'ndeki başka bir prefabrik konuttan ekmek kokuları yükseliyor. Evin mutfağındaki kadınlar Suriye'nin geleneksel saç ekmeğini pişiriyorlar. Bu konutun da diğerlerinden farkı yok. 40 yıllık bir deprem konutu. Şimdilerde 8 kişilik Emin ailesini barındırıyor. Kadınlar mutfakta ekmek pişirirken, çocuklar içeride oyun oynuyor. Evin salonunda soba, bir kilim ve birkaç minder dışında bir şey yok. İki göz odada iki kardeş aileleriyle yaşıyor.
 
Kardeşlerden Ahmed Emin, çocuklarının küçük olması nedeniyle çadırlarda kalamadıklarını söylüyor:
 
“Önce akrabalarım geldi buraya, sonra ben geldim. Çocuklarımız küçük olduğu için çadırlarda kalamadık. Burası bizim için iyidir. Evler için kimse kira istemiyor. Evler eski ama çadırlardan daha iyi. Hiç olmazsa soğuk değil. Komşuların ve belediyenin yardımlarıyla geçinmeye çalışıyoruz.“

HABERE YORUM KAT