1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Kışanak'tan Barış ve Cumartesi Annelerine ziyaret
Kışanak'tan Barış ve Cumartesi Annelerine ziyaret

Kışanak'tan Barış ve Cumartesi Annelerine ziyaret

Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Gültan Kışanak, Anneler Günü öncesinde Barış ve Cumartesi Annelerini ziyaret ederek, analara hak ettikleri barış ve özgürlüğü mutlaka armağan edeceklerini söyledi.

A+A-
Her yıl mayıs ayının ilk hafta sonunda kutlanan Anneler Günü dolayısıyla Kışanak, bugün ilk olarak Hatboyu Caddesi'nde bulunan Diyarbakır Barış Anneleri Meclisi'ni ziyaret etti.  
 
Kışanak, ziyarette yaptığı konuşmada hayatı var edenin anneler olduğunu ve annelerin olmadığı yerde yaşamdan bahsedilemeyeceğini belirtti. Kışanak, “Sizler yaşamı yaratmak için bu mücadelenin öncüsü oldunuz. Sizler bir taraftan yaşamı yaratırken diğer yandan yaşama düşman olanlar evlatlarımızı bizden aldı.
 
 
Evladını yitirmenin acısı hiçbir cümleyle ifade edilmez. Ama sizler bu kadar derin bir acıyı yaşamanıza rağmen yine de her zaman barış için mücadele ettiniz. Barış için bizlerin önünde oldunuz ve bizlere öncülük ettiniz. Sizler kin ve nefreti değil her zaman barışı savundunuz. Bu duruşunuz nedeniyle hepimiz sizlere minnettarız. “ dedi.  Barış annelerinin, yaşamı katledenlere karşı “onur abidesi” olduğunu dile getiren Kışanak, bu duruş nedeniyle tüm anaların önünde saygıyla eğildiğini vurguladı.
 
 
'Barış ve özgürlüğü analarımıza armağan edeceğiz'
 
Dün Rojava'da yaşamını yitirenlerin cenazelerinin Diyarbakır'a getirildiğini hatırlatan Kışanak, “Umuyorum artık savaş son bulur. Artık evlatlarımızın cenazelerini kaldırmayız. Acılarımızın son bulması ve bir daha hiçbir canı yitirmemek için mücadelemizi sürdüreceğiz.” diye konuştu. Bugünlerde Kürt halkının başında DAİŞ belasının olduğunu kaydeden Kışanak, sözlerini şöyle tamamladı:
 
 
“DAİŞ belasını halkımıza musallat edenler aslında daha önce savaşı sürdürenlerdi. Savaşın acısı oldukça büyük. Biz istiyoruz ki bu acılar öfkeye dönüşmeden bir tek kişi yaşamını yitirmeden son bulsun. Bu vahşi saldırıları durduracağımıza da inanıyorum. Bedeli ağır oldu ama yaratacağı özgürlükte büyük olacak. Sizlerin huzurunda yaşamını yitirenleri de saygıyla anıyorum. Bizde analarımıza artık anneler gününde barış ve özgürlüğü getirmenin umuduyla yaşıyoruz. Umarım hepimizin umudu, temennisi olan, en çok hak ettikleri barış ve özgürlüğü analarımıza armağan edeceğiz. Hepinizi saygıyla selamlıyorum ve ellerinizden öpüyorum.”
 
Teke: Bu acıyı hiçbir annenin yaşamamasını temenni ediyoruz
 
Özel bir günde yürekleri yanan annelerin ziyaret edilmesinden duyduğu memnuniyetti dile getiren Barış Annesi Nezahat Teke ise, özellikle dostların ve kurumların yaptıkları ziyaret nedeniyle biraz da olsa acılarını unuttuklarını söyledi. Tek amaçlarının birlik ve birliktelik olduğunun altını çizen Teke, Barış Annelerinin yaşadığı bu acıyı artık hiçbir annenin yaşamamasını temenni etti.
 
Cumartesi Anneleri'nin eylemine katıldı
 
Konuşmaların ardından Kışanak, Barış Anneleri'nin Anneler Günü'nü kutlayıp, barışı temsil eden beyaz tülbent ve karanfil hediye etti, barış dileğinde bulundu. Ardından Barış Anneleri ile birlikte Koşuyolu Parkı Yaşam Anıtı'nda giden Kışanak, Cumartesi Anneleri'nin 326.  oturma eylemine katıldı, çocukları kaybedilen annelerin Anneler Günü'nü kutladı.
 
326. haftada devam eden oturma eyleminde bir konuşma yapan İHD Diyarbakır Şube Başkanı Raci Bilici, annelerin çocuklarının mezarlarını ya da kemiklerini bulana, katilleri yargı önüne çıkarılana kadar mücadelelerine devam edeceklerini ifade etti. Bilici'nin konuşmasının ardından 326. hafta oturma eyleminde, kayıp M. Şerif Avşar'ın hikayesi kardeşi Abdullah Avşar tarafından okundu. Öte yandan hasta tutsakların durumuna dikkat çekmek amacıyla İHD Cezaevi Komisyonu Üyesi Av. Muhterem Süren tarafından basın metni okundu.
 
Kayıp yakınlarının onurlu duruşu ve insanlık adına yürüttükleri mücadeleden dolayı başta anaları ve herkesi selamlayarak konuşmasına başlayan Eş Başkan Gültan Kışanak, “Vicdanları kör olmaktan kurtarmak için, insan vicdanı varsa insandır demek için, her hafta burada oturuyorsunuz. Evlatlarınızı arıyorsunuz; ama aslında aradığınız adalet. Çünkü adalet olsaydı evlatlarınız kaybolmayacaktı. Bu ülkede adalet olsaydı canlarınızı yitirmeyecektiniz. Adalet olsaydı cinayet işleyenlerin yakasına yapışıp gereken cezalar verilecekti. Bunların hiç biri yapılmıyor. “ dedi.
 
'Hasta tutsaklar bir an önce özgürlüklerine kavuşmalıdır'
 
Hasta tutsaklar konusuna da değinen Kışanak, hasta tutsakların insanlıkla bağdaşmayan bir şekilde dört duvar arasında ölümü beklediklerine dikkat çekti. Adım adım ölüme yaklaşan ve tedavi olmadığı için hastalığı kronikleşen hasta tutsakları cezaevinde tutmanın insanlık suçu olduğunun altını çizen Kışanak,  “Yaşam hakkı kutsal ve dokunulmazdır. Herkesin tedavi olmaya hakkı vardır. Bu en temel haktır. “ dedi.
 
 
İnsanlık adına herkese seslenen Kışanak, yaşanan bu utancın bir an önce son bulması gerektiğini kaydetti. Hastaların ya hastanede ya da evinde bulunarak tedavisinin yapılabileceğini ifade eden Kışanak, hasta ve tutsak kelimelerinin yan yana konulamayacağını bildirdi. Hasta tutsakların bir an önce özgürlüklerine kavuşmaları gerektiğine dikkat çeken Kışanak, “Tutsaklar tedavileri için hastane ve aileleriyle birlikte olmalıdır. Bu bir rica ya da lütuf değildir. Bu zorunlu olması gereken temel bir sorundur. Yaşanan bu durumun hiçbir temel evrensel ve insan değerle bağdaşmıyor.” diye konuştu.
 
'Analara verilecek en güzel hediye adalet ve barıştır'
 
Yarın kutlanacak Anneler Günü'ne rağmen bugün burada oturma eylemine katılarak seslerini duyurmaya çalışan anların olduğunu vurgulayan Kışanak, şöyle konuştu: “Bu annelerin çocuklarının kemikleri ve başucunda gidip dua edecekleri mezarı bile yok.  Sizler ve bütün analara verilecek en büyük armağan evlatlarıdır. Bunun için işlenmiş suçların hesaplarının sorulması gerekir. Anaların acısını belki bir nebzede olsa böyle dindirebiliriz. “
 
Analara verilecek en büyük hediyenin barış ve adalet olduğunu söyleyen Kışanak, “Ölüm var olan bir şeydir. Ama sıralı olmalıdır. Bizler anne ve babalar olarak evlatlarımızı toprağa gömüyoruz. Buna artık son vermek gerekir. Birileri kalkıp Kürt sorunu yoktur diyor. Ne yaptınız kayıpları mı buldunuz. Analara evlatlarını mı kavuşturdunuz.
 
 
Faili meçhul cinayetlerin hesabını mı sordunuz. Savaşı vekalet savaşına çevirdiniz. Tırlar dolusu silahları çetelere gönderdiniz. Bütün bu sorunlar orta yerde duruyor. Ve bunun utancı da iktidarın anlında duruyor.  Biz bir kez daha tüm insanlık değerleri adına herkese sesleniyoruz. Bu utanca son verin. Barışı ve çözümüm oluşturmanın koşul ve imkanları vardır. Bunu sağlayarak analarımıza barışı armağan edelim.” dedi. Yapılan konuşmaların ardından 5 dakikalık oturma eylemi gerçekleştirdi.
 
 
(Diyarinsesi.org BB)

HABERE YORUM KAT