1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Kışanak, İspanya'da Kültür Zirvesi'ne katıldı
Kışanak, İspanya'da Kültür Zirvesi'ne katıldı

Kışanak, İspanya'da Kültür Zirvesi'ne katıldı

Belediye Eş Başkanımız Gültan Kışanak, Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler (UCLG) tarafından İspanya'nın Bilbao kentinde düzenlenen `Birinci Kültür Zirvesi` ne katılarak, bir konuşma yaptı.

A+A-
Belediye Eş Başkanımız Gültan Kışanak, Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler (UCLG) tarafından İspanya'nın Bilbao kentinde düzenlenen 'Birinci Kültür Zirvesi' ne katıldı.
 
18- 20 Mart tarihleri arasında gerçekleşen ve yarın sona erecek zirvenin ilk gününde düzenlenen oturumun panelistlerinden biri de Gültan Kışanak'tı. Konuşmasına katılımcıları anadilinde selamlayarak başlayan Kışanak, Diyarbakır'ın kültürel ve tarihi yapısı hakkında bilgi verdi. Kentin 12 bin yıllık tarihiyle insanlık tarihinin ilk yerleşim yeri ve tarımın yapıldığı ilk kent olduğuna dikkat çeken Kışanak, Diyarbakır'ın 33 ayrı uygarlığın izlerini taşıdığını, surlu kentler içerisinde 5.5 km suru ayakta kalan tek kent olduğunu vurguladı.
 
Diyarbakır'ın farklı inanç ve kimlikteki insanların yan yana yaşadığı bir kent olduğunu kaydeden Kışanak, ancak merkezi hükümetlerin politikaları nedeniyle son yüzyılda kentteki huzurun korunamadığını kaydetti.
 
Kentin sadece Kürtler açısından değil, yaşayan diğer kimlikler açısından da geçmişte yaşadığı sıkıntılar olduğunu belirten Kışanak, Diyarbakır'da geçmişte yoğun bir şekilde Ermenilerin, Süryanilerin, Hristiyanların yan yana yaşadığını, ancak yine yaşanılan büyük trajediler sonucunda Ermeni, Süryani, Hristiyan nüfusun neredeyse yok denilecek kadar az kaldığına dikkat çekti. Onların Diyarbakır'a yeniden dönmesini sağlamak ve tarihi, kültürel miraslarını canlandırabilmek için çalışmalar yürütüldüğünü söyleyen Kışanak, “Bu konuda biz yerel yönetimler olarak, belediye olarak kentin çoğulcu kimliğini korumak istiyoruz. Çünkü kültürün, ileri demokrasi için vazgeçilmez bir temel dayanak olduğuna inanıyoruz.” diye konuştu.
 
Kentteki bütün kültürel mirası korumak zorunda olduklarının altını çizen Kışanak, bu konuda yerel yönetimler olarak çaba ve çalışma içerisinde olduklarını, fakat devletin politikalarında hala ciddi sıkıntılar olduğunu aktardı.
 
Kışanak, sözlerini şöyle sürdürdü: “Anadilimiz olan Kürtçe, Türkiye'de uzun yıllar yasaktı. Türkçeden başka dillerde konuşmak yasa koyularak yasaklanmıştı. Kürtçe şarkı söylemek, Kürtçe tiyatro oynamak, Kürtçe yayın yapmak yasaktı. Şimdi bunları kısmen aştık. Kültürel faaliyetlerimizde artık anadilimizi kullanabiliyoruz. Ancak dil sorunumuz hala var. Örneğin anadilde eğitim hala yapamıyoruz. Kültürü yeniden üretebilmek için eğitim imkânlarından yoksunuz. Eğitimi Kürtçe yapma konusunda hala kısıtlılık hali var.”
 
Kültürel çalışmalar anlatıldı
 
Kentte kültürel anlamda yürütülen çalışmalara da değinen Kışanak, Kürt müziğine ciddi katkılar sunmuş Aram Tigran adına bir konservatuvar açıldığını, burada gençlerin yeni eserler üretmenin yanı sıra kültürün de yaşatılmasına katkı sunduklarını ifade etti. Kentte büyük bir müzik geleneği olduğuna işaret eden Kışanak, şunları söyledi:
 
“Dengbej denilen sanatçılar, yaşanmış olayları okuyarak başka nesillere aktarıyor. Bizde o dengbej geleneğini yeniden yaşatmak ve yaymak için bir dengbej evi açtık. Orada sözlü kültürü bir sonraki nesillere aktarmaya çalışıyoruz. Yine eserleri çok farklı dillere çevrilmiş, Kürtçenin yasak olduğu dönemde romanlar yazmış, uzun yıllar İsveç'te sürgün yaşamak zorunda kalan Mehmet Uzun için bir kütüphane açtık. Orada farklı bütün dillerde kitapları, eserleri halka buluşturmaya gayret ediyoruz.”
 
'Kültür barış köprüsü olabilir'
 
Kültürle ve kültürel haklarla ilgili yerel ve yerinden yönetim şeklinin çok daha güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Kışanak, “Kültürün taşıyıcısı, bir sonraki nesillere aktarılmasının sorumlusu toplumdur. O nedenle biz halkı kültürel ürünlerin bir yaratıcısı olarak görüyoruz. Kültür sanat faaliyetlerinin, kültürel hak ve bütün konuların tamamen yerinde üretilmesi gerekiyor. Tabi Türkiye bu sorunları aşmaya çalışan, gayret eden bir ülkedir. O nedenle bir barış sürecinden bahsediyoruz. Kürt sorununu çözebilir miyiz diye görüşmeler yürütülüyor. Biz kültürün aynı zamanda barış köprüsü olduğuna da inanıyoruz. Bunu da güçlendirmek gerekir.” şeklinde konuştu.
 
'UNESCO'nun surlarımızı tescil edeceğini umuyoruz'
 
Diyarbakır'ın 8 bin yıl boyunca kesintisiz kent yaşamının devam ettiği nadide kentlerden biri olduğuna işaret eden Kışanak,  böylesine tarihi, kültürel zenginliğin içerisinde yoksulluğun yaşanmaması gerektiğini vurguladı. Kışanak, “Bütün kimliklerin ve bu zenginliklerin gelecek kuşaklara taşınması gerektiğine inanıyoruz. Surlarımız dünya kültür mirası listesine yazdırmak için UNESCO'ya da başvuruda bulunduk. Umarım bu sene UNESCO surlarımızı tescil edecektir. Diyarbakır bir dünya kenti olarak tüm insanlığa, tüm kültürlere hizmet etmeye devam edecektir.” diye konuştu.
 
 
(Diyarinsesi.org BB)

HABERE YORUM KAT