1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Kışanak: Aladak göz göre göre ölüme gönderildi
Kışanak: Aladak göz göre göre ölüme gönderildi

Kışanak: Aladak göz göre göre ölüme gönderildi

Büyükşehir Belediyesi Eş Başkan Gültan Kışanak, eşinden şiddet gördüğü için sığınma evinde kalan ve dün gece katledilen üç çocuk annesi Hacer Aladak'ın göz göre göre ölüme gönderildiğini, merkezi hükümet adına koruma yapanların görevlerini ihmal ettiklerini söyledi.

A+A-
Kışanak, kadın cinayetlerinin bir kader ve gerçeklik olarak görülmemesi gerektiğini belirtti.
Diyarbakır'da dün gece 6 yıllık eşi tarafından kabloyla boğularak katledilen üç çocuk annesi Hatice Aladak'la ilgili Sümerpark Ortak Yaşam Alanı Toplantı Salonu'nda basın açıklaması yapıldı.
 
 
Açıklamaya Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Gültan Kışanak, Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi, Kayapınar Belediyesi Eş Başkanı Fatma Arşimet, Kadın Politikaları Daire Başkanı Yüksel Aslan Acer, Sosyal Hizmetler Daire Başkanı Semra Kıratlı ve Diyarbakır'da bulunan kadın kurumları temsilcileri katıldı.
 
Büyükşehir Belediyesi Kadın Politikaları Daire Başkanlığı Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Şube Müdürlüğü çalışanı Günay Yakut, kadın örgütleri adına yaptığı açıklamada Aladak'ın durumuyla ilgili bilgi verdi. Aladak'ın mart ayında 3 çocuğu ile birlikte belediyeye ait 'Kadın Sığınma Evinde' kalmaya başladığını, çocuklarının da istismar şüphesi nedeniyle Diyarbakır Çocuk İzleme Merkezi'ne yönlendirildiğini söyledi. Yakut şunları söyledi: “Çocukların istismar durumu ile ilgili 06.04.2015 tarihinde Diyarbakır Cumhuriyet Savcılığına gidilerek ÇİM'de istismar durumu ile ilgili görüşmeye katılan Nöbetçi Savcı ile görüşülmüştür. Nöbetçi Savcı çocukların istismara uğradığıyla ilgili kendisinde de bir kanaat oluştuğunu; ancak dosyanın başka bir savcıda olduğunu belirtmiştir.”
 
Valilik oluruyla belediyeden alındılar
 
İlk etapta yapılan tüm yasal girişimlere rağmen çocukların istismar durumuyla ilgili adli makamlardan herhangi bir sonuç alamadıklarını belirten Yakut,  ancak Aladak ve çocuklarına eşi tarafından uygulanan şiddetin sosyal hizmet uzmanlarınca raporlandığını, Ergani Cumhuriyet Başsavcılığı'na ve Diyarbakır Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü'ne bildiriminin yapıldığını kaydetti.
 
Yapılan bildirimin ardından Diyarbakır 2. Aile Mahkemesi tarafından Hacer Aladak için 6 ay süreli koruma kararı çıkarıldığını söyleyen Yakut,  sözlerini şöyle sürdürdü:
 
 
“Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü'nün görevlendirdiği Sosyal Hizmet Uzmanı, Sığınma Evimize gelerek Hacer Aladak ve çocuklarının durumunu değerlendirmiştir. Hazırlanan inceleme raporunda çocukların istismara maruz kaldığı kanaati oluştuğundan çocuklar hakkında, 'Bakım Tedbir Kararı' Valilik oluru ile çıkarılmıştır.  20.04.2015 tarihinde alınan Valilik oluru sebebiyle Hacer Aladak ile çocukların yaşadığı istismar durumu ile ilgili görüşme yapılmış, bu sebeple çocukların kurum bakımına alınması ile ilgi bir karar olduğu açıklanmıştır.
 
 
Aynı gün Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü'nden gelen yetkili kişiler ve Hacer Aladak'la çocukları kurum bakımına almak üzere görüşme yapılmış,  yapılan görüşme sonucunda Hacer Aladak çocuklarını vermek istememiş, bu nedenle Aladak'ın Şiddeti Önleme ve İzleme Merkezi'ne  (ŞÖNİM) bağlı Sığınma Evinde kalmasının çocuklar ile kuracağı bağ ve iletişimin kopmaması açısından daha sağlıklı olacağı sebebiyle Aladak, ŞÖNİM'e bağlı Sığınma Evi'ne çocukları da çocuk yuvasına götürülmek üzere kuruluşumuzdan teslim alınmıştır. “
 
Musa Aladak hakkında hiçbir işlem yapılmadı
 
6 yıllık evli olan Hacer Aladak'ın evliliğinin ilk yıllarından bu yana eşi Musa Aladak tarafından fiziksel, cinsel, ekonomik ve psikolojik şiddete maruz kaldığını ifade eden Yakut, Aladak'ın  Ergani Cumhuriyet Başsavcılığı'nda şiddet başvuru dosyasının bulunduğunu ve çocukların cinsel istismara maruz kalmasıyla ilgili birçok ihbarın yer aldığını, buna rağmen Musa Aladak hakkında  herhangi bir işlem yapılmadığını dile getirdi. Yakut, “Aladak'ın 12. 05.2015 tarihinde ŞÖNİM'e bağlı sığınma evinden kaçarak babasının evine gittiği; ancak eşi Musa Aladak ve akrabalarından aldığı tehditler sebebiyle 20.05.2015 tarihinde sığınma evinde kalmak üzere karakola gideceğini söyleyerek evden ayrıldığı öğrenilmiştir. Hacer Aladak'ın aynı günün gece saatlerinde eşi tarafından çocuklarının gözü önünde boğularak katledildiği haberi alınmıştır. “
 
Koruma kararına rağmen nasıl öldürüldü?
 
Birçok şikayet ve koruma kararına rağmen Aladak'ın katledildiğini söyleyen Yakut, yetkililere şu soruları yöneltti: “ Hacer Aladak koruma kararına rağmen niçin öldü? İddiaya göre, sığınma evinde kalmak üzere karakola gittikten bir kaç saat sonra neden eşinin yanına gönderilmiştir? Erkekler devlet korumasını nasıl aşıyor? Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı, 'Yasalarda eksik yok, kanunu çıkardık' diyerek kadınların yaşam hakkını erkek egemen bürokratik yapısının insafına bırakıyor. Çocuk istismarı ile ilgili yetkili kuruluş olarak illerde açılan Çocuk İzlem Merkezleri (ÇİM)  bu olayda da görüldüğü gibi çocukları mağdur eden yaklaşımını sürdürmüştür. Babasının cinsel istismarına maruz kalan çocukları koruma altına almayan ÇİM, çocukların annelerinin katledilmesine de tanıklık etmesine neden olmuştur. ''
 
Takipçisi olacağız
 
Yakut, son olarak Aladak'ın katledilmesinde ihmali bulunan kurum ve kuruluşlar hakkında şikayette bulunacaklarını ve olayın takipçisi olacaklarını söyledi.
 
Elçi: Ciddi anlamda ihmal var
 
Yakut'un ardından konuşan Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi, kadına yönelik cinayet ve şiddet konularında ciddi anlamda yasal boşlukların olduğunu söyledi. Aladak'ın katledilmesinde adli makamların ve kolluk kuvvetlerinin ciddi anlamda ihmalinin bulunduğunu belirten Elçi, ülkede bulunan tüm kamu kurumlarının ve kuruluşların kadın konusunda kendilerini gözden geçirmeleri gerektiğini ifade etti.
 
Merkezi hükümet adına koruma yapanlar görevlerini ihmal ettiler
 
Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Gültan Kışanak ise kadın cinayetlerinin göz göre göre yaşandığını ve geçmişteki kadın katliamlarının tekrarı olduğunu söyledi. Bu ülkede şiddete karşı kadını koruyamamanın gerçeğiyle yaşadıklarını kaydeden Kışanak, bunu da erkek egemen zihniyetin sonucu olarak açıklayabileceklerini ifade etti. Kadına dayatılan çaresizliğin aslında sistemin çaresizliği olduğuna dikkat çeken Kışanak, “Ne kolluk kuvvetleri, ne adli yargı makamları ne de merkezi hükümet adına koruma yapan sosyal politikalar görevlerini yerine getirememiştir. Şimdiye kadar ihmaller sonucu birçok kadın katledildi. Yaşanan ihmallerden kimseler ceza almadı.” dedi. Şimdiye kadar kimsenin ceza almamasının bir keyfiyet yarattığını vurgulayan Kışanak, bu keyfiyetin faturasını kadınların canlarıyla ödediğini kaydetti.
 
Hacer Aladak'ın çocuklarının yaşadığı istismara dikkat çeken Kışanak, yaşanan ihmalin de istismarın da karşılıksız kaldığını kaydetti. İlgili kurumların herhangi bir yaptırımda bulunmadığını vurgulayan Kışanak, kadınların mücadelelerini yükseltmeleri gerektiğini bildirdi. Kışanak, “Bu zihniyeti ortadan kaldırmalıyız. Kadınları koruma altına almakta yeterli sonuç vermiyor. “ dedi.
 
Yerel yönetimler olarak bu konudaki çalışmaları artırmaları gerektiğini söyleyen Kışanak, merkezi hükümetinde kadın konusunda daha fazla yetki vermesi gerektiğini belirtti. Yaşanan olumsuz tabloyu kadın kurumları ve sivil toplum örgütleriyle aşabileceklerini ifade eden Kışanak, şöyle konuştu: “21. Yüzyılda kadın cinayetleri bizim gerçekliğimiz ya da kaderimiz olmamalıdır. Bunu kabul etmiyoruz. Bu cinayetleri durduracağız. Bu konuda daha güçlü bir şekilde mücadele etmek hepimizin görev ve sorumluluğudur.” Kışanak, kadınlara sahip çıkan tüm kurum ve kuruluşlara başsağlığı diledi.
 
 
Yapılan açıklamanın ardından Kışanak ve kadınlar, eşi tarafından katledilen Hacer Aladak'ın taziyesine giderek, taziye dileklerinde bulundular. 
 
 
(Diyarinsesi.org BB)

HABERE YORUM KAT