1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Kirmanşah Depremi İnceleme Raporu hazırlandı
Kirmanşah Depremi İnceleme Raporu hazırlandı

Kirmanşah Depremi İnceleme Raporu hazırlandı

TMMOB Diyarbakır İl Koordinasyon Kurulu, 12 Kasım 2017 tarihinde Irak-İran sınırında, merkez üssü İran'ın Kirmanşah Eyaleti'nde meydana gelen 7.3 büyüklüğündeki depremle ilgili Kirmanşah Depremi İnceleme Raporu hazırladı.

A+A-

Süleymaniye’ye bağlı Darbendixan ilçesi ve Darbendixan Barajı’nda yapılan incelemelerde, barajın depremde hasar gördüğü, yıkılan ya da zarar gören yapıların da mühendislik hizmetinden yoksun, tamamen süregelen alışkanlıklar ve geleneksel metotlar kullanıldığı tespit edildi. 
TMMOB Diyarbakır İl Koordinasyon Kurulu, 12 Kasım 2017 tarihinde Irak-İran sınırında, merkez üssü İran'ın Kirmanşah Eyaleti'nde yerel saatle 21.18’de yerin 19 km altında meydana gelen 7.3 büyüklüğündeki depreme ilişkin Kirmanşah Depremi İnceleme Raporu hazırladı. İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Diyarbakır Şubesi’nden İnşaat Mühendisi Nihat Noyan, TMMOB İKK adına Dicle Üniversitesi’nden bir grup öğretim üyesiyle 16 Kasım’da Irak Kürdistan Bölgesine giderek Süleymaniye’ye bağlı Darbendixan ilçesi ve Darbendixan Barajı’nda incelemelerde bulundu. İnşaat Mühendisi Noyan, incelemeler sonucunda deprem raporu hazırladı. 
Gevşek zeminler
Depremin etkilediği alanın, merkez üssünde Mercalli şiddet ölçeğine göre VIII şiddetinde etki yaptığı ve ciddi yıkımlara neden olduğu kaydedilen raporda, merkezden uzaklaşıldıkça yıkıcı etkisi azalan depremin 543 km uzakta bulunan Batman’da yaklaşık V, 612 km uzaklıkta bulunan Diyarbakır’da ise yaklaşık IV şiddetinde hissedildiğine dikkat çekildi. Raporda, “Bazı bölgelerin deprem merkez üssüne yakın olmasına rağmen sağlam zeminden dolayı az etkilenmiş ancak depremin merkez üssünden daha uzakta bulunan ve gevşek zeminler üzerinde bulunan yerlerde deprem etkisi daha fazla hissedilmiştir” denildi.  
Baraj hasar gördü
Darbendixan ilçesinde 1965 yılında yapımı tamamlanan Darbendixan Barajı’nda incelemeler yapıldığı kaydedilen raporda, barajın derin, dar ve dik yamaçlı bir vadide HES amaçlı inşa edildiği belirtildi. Raporda, şunlara yer verildi: “Depremde barajın bulunduğu vadi dik yamaçlı olduğundan yer yer heyelanlar ve kaya yuvarlanmaları meydana gelmiş, bundan dolayı yapılarda maddi hasarlar oluşmuştur. Hasar gören yapılar barajın güvenlik ve idari hizmet binalarından oluşmaktadır. Bazı yapıların da heyelan riski düşünülmeden inşa edildiği görülmüştür. Deprem sonucu hasar gören Darbendixan Barajı üzerinde yapılan inceleme sonucu, zeminde kil çekirdekli kaya dolgu barajın mansap tarafında bulunan kaya dolgu ile çekirdek arasında bir açılma olduğu gözlenmiştir. Ayrıca barajın gövdesinin vadinin yamacına bağlayan iki uçta boydan boya çatlak oluştuğu gözlenmiştir. Bu depremin baraj gövdesini zorlamasından dolayı kil çekirdek ile kaya dolgu arasında gerçekleşmiş olabilecek dinamik etkiler (çarpma ve sürtünme) sonucu meydana geldiği düşünülmektedir. Ayrıca deprem sonucunda baraj gövdesi altındaki zeminin hareket etmesi sonucu farklı oturmaların oluşmuş olabileceği kanaatine varılmıştır. Sonuç olarak barajın hasar gördüğü ve buna karşılık yeni denge konumunda olduğu düşünülmektedir. Şu anda baraj güvenli olsa bile ilerleyen zamanlarda daha büyük hasarın meydana gelebileceği ve barajın güvenliğinin azaltacağı düşünülmektedir. Bundan dolayı baraj gövdesinde oluşan hasarların onarılarak güçlendirilmesi gerekmektedir.
Mühendislik yoksunu yapılar
Darbendixan ilçesinde ise yapıların mühendislik hizmetinden yoksun, tamamen süregelen alışkanlıklar, geleneksel metotlar kullanılarak inşa edildiklerinin gözlendiği kaydedilen raporda, “Geleneksel olarak rijit döşeme ve güçlü kiriş ile zayıf kolon şeklinde yapılar inşa edilmiştir. Beton mukavemeti yetersiz olup donatıların da yeterli miktarda ve istenilen düzende konmadığı görülmüştür. İncelemeye aldığımız yıkılan b+z+2 katlı bir bina örnek olabilecek tipik bir bina niteliğindedir. Söz konusu yapıda döşeme kalınlığı 20 cm’den fazla, konsol kiriş açıklığı 2,5 metreden fazla olduğu kirişlerin kolonlara göre ebatları daha fazla olduğu gözlenmiştir. Bununla beraber birçok hasarlı yapı da tespit edilmiştir. Hasarların çoğu kolon –kiriş kesme bölgesinde olduğu tespit edilmiştir” diye kaydedildi. 
Tespit edilen hususlar
1- Bölgede uzun yıllardan beri büyük depremlerin gerçekleşmemiş olması hem resmi makamların hem de bölge halkının deprem gerçeğinden uzak kalmasına neden olmuştur. Dolayısıyla bölgede genel olarak deprem olmayacağı fikri hakim kılınmış. 
2- Yapıların büyük çoğunluğu deprem yükleri düşünülmeden sadece düşey yüklere göre tasarlanarak inşa edilmiştir. 
3- Yapılar deprem yükleri düşünülmeden inşa edildiğinden dolayı çoğunlukla taşıyıcı sistemlerde yatay taşıyıcı elemanlara ağırlık verilmiştir. Yatay elemanlar düşey elemanlara göre daha güçlü inşa edilmiştir. Örneğin döşemeler çok kalın (>20 cm) olarak inşa edilmiş ve döşemelerin tamamı ile göçen binalarda bile çok az hasar gördüğü gözlenmiştir. Ayrıca çok ağır dam ve çatı sistemleri yapıların üzerine gelen yanal etkileri önemli oranlarda artırmaktadır. Bu tür göçme şeklinde genellikle döşemeler üst üste düşerek yaşam üçgenleri ortadan kalkmaktadır ve dolayısı ile bu tür göçme şekli daha çok sayıda can kayıplarına neden olmaktadır.
4- Yapıların taşıyıcı sistemlerinin çoğunluğunda kiriş ve kolonlardan oluşması gereken düzgün bir çerçeve sistemleri düzenlenmemiştir.
5- Yapılarda çoğunlukla kat yükseklikleri normalden fazladır ve bu durumda yapıların yanal rijitliklerini önemli oranlarda azaltmaktadır.
6- Yapıların bazılarında birinci kat yükseklikleri diğer katlara göre çok fazladır ve buna karşılık bu katta kullanılan duvar miktarı da azdır. Bu durum yapıda yumuşak kat oluşumuna neden olmaktadır.
7-Bir kısım yapılarda zemin katlarda oluşturulmak istenen bant pencereler ve örülen yarım duvarlardan dolayı kısa kolon etkisi ile hasar meydana gelmiştir. 
8-  Yapıların bir kısmında birinci kat betonarme ve ikinci katlar yığma yapılmıştır.
9- Yapıların birçoğu donatısız yığma olarak inşa edilmiştir. Buna karşılık yatay yüklere dirençli olmasını sağlayacak yığma yapı tasarım tekniklerine uyulmamıştır. Binaların çoğunlukla köşelerinde pencere yapılması bu gerçeği ortaya çıkarmaktadır. Bu durum yığma yapının yatay direncinin çok zayıflamasına sebep olmuştur.
10- Yapıların çoğunluğunda dam veya çatıya çok ağır bir merdiven kulesi (Şekil 14) yapılmaktadır. Bu kulelerin çoğu hasar görmüş ve kuleye çok ağır ve kalın (20-25 cm kalınlığında) döşeme yapılmıştır. Bu da yapıların yıkılıp kaldırılmasını çok zorlaştırmaktadır.
11- Yığma yapılarda genellikle evin bir bölümünde pencereler büyütülmekte veya bu bölüm teras yapılarak üstü kapatılmaktadır. Döşemeyi taşımak için duvar yerine yığma kolon yapılmaktadır. Yığma kolonların düşey yük taşıma kapasiteleri olsa dahi yatay yüklere karşı çok zayıftırlar. Bu da bu bölgenin diğer bölgelere göre çok zayıf kalmasına sebep olmakta.
12- Yapıların çoğunluğunda büyük konsollar yapılmıştır. Çoğunlukla bu konsolların yapının bir tarafında olması binanın dengesiz olmasına neden olmuştur.
 
13- Donatı düzenleme esaslarında eksiklikler sıklıkla gözlenmiştir. Bu eksikliklerin başında bindirme boyunun yeteli olmaması ve etriyelerin seyrek olması ve kanca boyunun 90 derece olması ile çiroz konulmaması sayılabilir.
14- Bitişik binalarda; yeterli derz aralıklarının bırakılmaması sonucu çekiçleme hasarlar olduğu görülmüştür. Bitişik yapılan binaların kat seviyelerinin farklı olması, hasarın artmasına yol açmıştır.
Sonuç ve öneriler
Darbendixan Barajı hasar görmüş ve onarılması gerekmektedir.
Yapıların deprem etkileri düşünülmeden sadece düşey yüklere göre dizayn edilip inşa edildiği ve bundan dolayı deprem etkilerine karşı bölgedeki bütün yapılar büyük risk altındadır.
Yapıların büyük çoğunluğu donatısız yığma olarak inşa edilmiş, fakat buna karşılık yapılar yığma yapım kurallarına göre yapılmamıştır. Dolayısıyla yapılar, özellikle yatay yüklere direnç bakımından çok zayıf bir taşıyıcı sisteme sahiptir.
Yatay taşıyıcı elemanlar düşey taşıyıcı elemanlardan güçlü olduğundan dolayı yapıların enerji yutma kapasiteleri çok sınırlı düzeyde kalmış ve gevrek göçmelere neden olmuştur.
Yapıların büyük çoğunluğunda çok ağır bir merdiven kulesi inşa edilmiş ve bu yapıların hepsi zarar görmüştür. Bu yapılar ileriki bir depremde tamamen yıkılması durumunda alt katlara da etki ederek yapının toptan yıkılmasına neden olacağından bu merdiven kulelerin bir an önce kontrollü bir şekilde kaldırılması gerekmektedir.
Tespit ettiğimiz birçok hasarlı yapıda halen insanlar yaşamaktadır. Bir an önce Irak Kürdistan Bölgesi hükümetinin geniş kapsamlı bir hasar tespit çalışması yapması gerekir.