1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Kırklar Dağı'nda büyük suçlama
Kırklar Dağı'nda büyük suçlama

Kırklar Dağı'nda büyük suçlama

Diyarbakır'da 4 yıl önce yapımına başlanıldığında şehir halkında infial yaratan, ve Diyarbakır'ın kalbine, tarihi dokusuna indirilen hançer olarak değerlendirilen Kırklardağı konutlarının ilk müteahhidi olan ve bir süre önce Diyarbakır'dan kaçtığı söylenen Ufuk Subaşı konuştu.

A+A-

Büyük suçlamalarda bulunan müteahhit emekli Yarbay Ufuk Eser Subaşı, kaçtığı iddialarını reddederek, "Kaçmadım, silah zoruyla gönderildim" dedi. Subaşı, Sur Belediye Başkanı Abdullah Demirbaş'ın da kendisini ölümle tehdit edildiğini öne sürdü.

O MÜTEAHHİT KONUŞTU

Merkez Sur İlçesi Dicle Nehri kıyısındaki türkülere konu olan Kırklar Dağı'nda 2011 yılında 370 dönüm arazide 724 kentin ilk lüks konutları yapılmaya başlandı. Ancak, 55 milyon liralık konutların yapılmasına başlanmasından yaklaşık 1 yıl sonra müteahhit emekli Yarbay Ufuk Eser Subaşı, konutları başka bir şirkete devrederek kentten ayrıldı.

SUR BELEDİYE BAŞKANI

Konutların yapımı şu anda başka bir firma tarafından yapılırken, Subaşı, Diyarbakır'da basın toplantısı düzenleyerek, ölümle tehdit edildiğini ileri sürdü. BDP'li merkez Sur İlçesi Belediye Başkanı Abdullah Demirbaş ile konutların arsa sahibi N.A.'yı suçlayan Subaşı, "Mardin yoluna silahlı kişiler tarafından kaçırılarak kenti terk etmesi konusunda tehdit edildiğini ileri sürüp, "Ben kazandığım parayla okul yapmak istedim. Okulun başlayacağını Vali bey açıklayınca aynı akşam belediyeye çağrıldım ve 'sen bu bölgede nasıl okul yaparsın. Sen burada okul yaptıramazsın' dediler. Diyarbakır'da yaşayan hiçbir iş adamı burada okul yaptıramaz dediler. Bu bölgenin çocuklarına spor yaptıralım dedik, kurduğumuz takım oyuncularını maçta döverek her türlü şeyi yaptılar. Dediler ki, bu bölgede sporu bizden başka kimse yaptıramaz. Benim o gün şantiyemi yakmaya kalktılar 60 işçim orada yanarak ölecekti" dedi.

TEHDİTLER SAVURDULAR

Belediye Başkanı Demirbaş'ın kendisini makamına çağırdığını iddia eden Subaşı, "Demirbaş beni sabah belediye binasına çağırıp, 'noterde sözleşmeleri feshedip bugün bu şehirden ya gideceksin, seni burada öldüreceğiz' dediler bana. Ben de gitmeyeceğimi söyledim, 'biz haklının yanındayız bu kişilerin haklarını bende, parti verecek. Kimsenin hakkı yanmayacak ama bu şehirden gitmezsen seni öldüreceğiz' dedi. Zorla beni tapuya götürdüler, silahlı kişiler notere götürdüler. Zorla bana devrini yaptırdılar. Eşyalarımızı hiçbir şeyimizi almadan beni bu şehirden gönderdiler" dedi.

SAVCIYA VE EMNİYETE

Müteahhit Ufuk Eser Subaşı, yaşadığı olayları savcı ve emniyete anlattığını ancak hiç bir işlem yapılmadığını ileri sürdü. Subaşı, "Ben de sayın Başbakanım gibi bu paralel yapının mağduruyum. Yaşadığım tüm olayları adliye ve emniyete bildirmeme rağmen hiçbir işlem yapılmadı. Ben herkese emniyete, yargıya, BDP'ye her yere başvurdum kimse bir şey yapmadı. Bu işi Başbakanım çözer" dedi.

DEMİRBAŞ: HUKUKA BAŞVURSUN

Müteahhid Subaşı'nın iddialarına tepki gösteren Sur Belediye Başkanı Abdullah Demirbaş, "Bu ülke bir hukuk devletidir. Bu kişinin hukuka başvurması en doğrusudur. Sorumluların bulunarak cezalandırılması için olayın hukuka intikal ettirilmesi gerekiyor. Ayrıca seçim öncesi bu açıklamanın yapılması da manidar bir olaydır. Ayrıca bu kişinin daha önce kendi beyanıyla "Ben gittim ama kimse ben dinlemedi" beyanı eğer ciddi olsaydı devlet ilgilileri bu iddiayı değerlendirdi. Ama ben buna rağmen Türkiye'de hukuki çerçevede kendisinin de hukukta hakkını aramasını isterim" dedi.

HABERE YORUM KAT