1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Kırklar dağı engellensin
Kırklar dağı engellensin

Kırklar dağı engellensin

"Tarihi Diyarbakır ve Dicle Vadisi koruma sorunları ve sorumlulukları" konulu panelde konuşan Diyarbakır Kalesi ve Hevsel Bahçeleri Kültürel Peyzajı Alan Başkanı Arkeolog Nevin Soyukaya, nehir üzerinde yapımı düşünülen 3 HES projesi, baraj ve rezerv yapı alanlarının dönüşü olmayan bir tahribata yol açacağına dikkat çekerek, Kırklar Dağı'ndaki yapılaşmanın da neye mal olursa olsun durdurulması gerektiğinin altını çizdi.

A+A-

Diyarbakır'da 4. Uluslararası İşçi Filmleri Festivali kapsamında, "Tarihi Diyarbakır ve Dicle Vadisi koruma sorunları ve sorumlulukları" konulu panel düzenlendi.

Mimarlar Odası Diyarbakır Şubesi konferans salonunda düzenlenen panele, çok sayıda çevreci, ekolojist, peyzaj mimarı, çevre ve şehircilik planlayıcısı, mimar ve mühendis katıldı. Moderatörlüğünü Necati Pirinççioğlu'nun yaptığı panele Diyarbakır Kalesi ve Hevsel Bahçeleri Kültürel Peyzajı Alan Başkanı Arkeolog Nevin Soyukaya, Mezopotamya Ekoloji Hareketi üyeleri Şehir Plancısı Evin Mercan ve Peyzaj Mimarı Evin Akboğa konuşmacı olarak katıldı. Moderatörün açılış konuşmasının ardından söz alan Arkeolog Nevin Soyukaya, Diyarbakır'ın sahip olduğu coğrafi ve kültürel zenginliklere değinerek, Diyarbakır ve kalesinin, 21. yüzyılda, kentsel tarihin gelişimini ve geçmiş birikimini tüm evreleriyle simgeleyen ender kentlerden biri olduğunu kaydetti.

Kentteki yerleşimin M.Ö. 5 binli yıllara dayandığını ve kentteki surların yine M.Ö. 3 binli yıllarda inşa edildiğini ifade eden Soyukaya, surların günümüze kadar gelen serüvenini anlattı. Diyarbakır Kalesi'nin geçmişte sadece savunma amaçlı kullanılmadığını ve kente egemen olan her uygarlık tarafından kale üzerinde yapılan figürler ile tarihin okunabilindiğini ifade eden Soyukaya, kale ve surların üzerinde bulunan kabartmalar ile Diyarbakır Surları'nın adeta bir yazıtlar müzesine dönüştüğünü dile getirerek, bu kültürel mirasa gerekli önemin verilmediğine dikkat çekti.

'Hevsel Bahçeleri Diyarbakır'ın ayrılmaz bir parçasıdır'

Hevsel Bahçeleri'ne ilişkin de konuşan Soyukaya, Hevsel'in topografya açısından Diyarbakır'ın ayrılmaz bir parçası olduğunu dile getirdi. Tarihi kaynaklarda Hevsel'e ilk rastlanılan yazıların 13. yüzyıla ait olduğunu belirten Soyukaya, tarih boyunca Hevsel'in kentin besin kaynağı olarak işlevini sürdürerek günümüze kadar ulaştığını söyledi. Diyarbakır Surları ile Hevsel Bahçeleri'nin alan yönetim planı ve UNESCO Dünya Mirası Adaylık Süreci'ne de değinen Soyukaya, bu konunun 2 yasal dayanak üzerinden ele alındığını belirtti. Hevsel Bahçeleri ve surlar üzerinde bu güne kadar tahripkar davranıldığını söyleyen Soyukaya, Diyarbakır Surları'nın 1988 yılında Anıtlar Yüksek Kurulu tarafından 1. derece anıtsal yapı olarak ve surların çevrelediği şehrin de kentsel sit alanı olarak tescillendiğini aktararak Diyarbakır Kalesi ve surlarının, 2000 yılından beri UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer aldığını hatırlattı. 2012 Ocak ayında Diyarbakır Kalesi ve Hevsel Bahçeleri'nin kültürel peyzajı alan yönetim planı ve UNESCO dosyasının hazırlanma çalışmalarının eş zamanlı olarak başlatıldığını belirten Soyukaya, Hevsel Bahçeleri ve surlar üzerinde yapılan çalışmaları aktardı.

Dicle Nehri dönüşü olmayan bir yola mı sokulmak isteniyor?

Konuşmasında, Hevsel Bahçeleri üzerinde tehdit oluşturan uygulamalara da yer veren Soyukaya, tehdit unsurlarını şöyle sıraladı: "Rezerv yapı alanı, Dicle Vadisi projesi, Kırklar Dağı'nda yapılaşma, Dicle Vadisi tarım alanlarına yönelik yapılaşma baskısı ve sulama sorunu, Kum ocakları, HES projeleri, Dicle Vadisi'nde ağaç kesimleri, Dicle Vadisi'nde kaçak yapılaşmalar." Dicle Nehri üzerinde yapılmak istenen HES'lere de dikkat çeken Soyukaya, nehir üzerinde yapımı düşünülen 3 HES projesi, baraj ve rezerv yapı alanlarının dönüşü olmayan bir tahribata yol açacağını kaydetti. Soyukaya, havza koruma önerisi ile bu tehlikelerin önüne geçilebileceği de sözlerine ekledi.

'HES ve barajlar ile amaçlanan enerji değil'

Dicle Vadisi genel sunumuna ilişkin konuşan Mezopotamya Ekoloji Hareketi üyesi ve Şehir Plancısı Evin Mercan, doğal denge ve ekolojik yaşamı etkileyecek olan unsurlar üzerinde çalışmalar yürüttüklerini ifade ederek, Dicle Vadisi üzerindeki kum ocakları, HES, baraj ve yapılaşmanın ciddi zararlara neden olduğunu dile getirdi. Panelin sorumluluklar bölümünde söz alan Mezopotamya Ekoloji Hareketi üyesi ve Peyzaj Mimarı Evin Akboğa ise kapitalist modernite ve sömürü güçlerinin bölgede yol açtığı ekoloji kıyımı ve kültür soykırımın ulaştığı boyutlara dikkat çekti.

'Kırklar Dağı'ndaki yapılaşma neye mal olursa olsun engellenmeli'

Soru-cevap bölümüyle devam eden panelde, dinleyicilerin, Dicle Vadisi'ndeki Kırklar Dağı'nda yapılaşmaya ilişkin sorusuna alan yönetimi adına cevap veren Soyukaya, Kırklar Dağı'ndaki yapılaşmaya belediyenin izin verdiğini, ancak yapı rezerv alanlarına ilişkin belediyenin verdiği yanlış kararların neye mal olursa olsun durdurulması gerektiğini söyledi. Soyukaya, Kırklar Dağı'nın Newroz alanı olarak değerlendirilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Bu haber toplam 5120 defa okunmuştur
Etiketler : , ,

HABERE YORUM KAT