1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Kentsel dönüşümde yoksul halk kaybedecek
Kentsel dönüşümde yoksul halk kaybedecek

Kentsel dönüşümde yoksul halk kaybedecek

İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Diyarbakır Şubesi, 5 Ekim'de başlayacak olan kentsel dönüşüm projesi hakkında açıklamada bulundu.

A+A-

İMO Diyarbakır Şubesi'nde basın açıklaması düzenleyen Şube Başkanı Turan Kapan, Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun'un meslek örgütlerinin görüşleri alınmadan hazırlandığını belirterek, “Kentsel dönüşümün uygulanacağı yerler, kapıları denetlenen konut alanlarına, soylulaştırılan mahallelere, özel hizmet veren rezidanslara, hizmetlerin belediye dışında özel firmalar eliyle üretildiği lüks konut alanlarına dönüşecektir.

Ortaya çıkan yeni tabloda kent yoksullarının bu tür yeni mekanlarda yaşam alanı bulması mümkün değil, bu sosyal devlet ilkesine de aykırı bir uygulamadır. Bu da şunu gösteriyor ki, kent yoksulları yeniden kenttin yeni çeperlerini oluşturacak” dedi. Kentsel dönüşümün Diyarbakır Sur içinde uygulanamayacağını kaydeden Kapan, Diyarbakır'ın bazı bölgelerinde mühendislik hizmeti almayan yapıların kendilerini ürküttüğünü söyledi.

Belediye yetkilerinin yasalarla ellerinden alındığı kaydeden Kapan, “Yasa ile riskli alanların ve riskli yapıların belirlenmesi ile ülkenin tüm afet riskli alanlarında var olan yapıların iyileştirilmesi, tasfiyesi ve yenilenmesi konularında yetki genel olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na verilmiş, bu yerleşmelerin asıl sorumlusu olan yerel yönetim birimleri devre dışı bırakılmıştır.

Yerel yönetimler imar ve planlama konularında sınırsız biçimde Bakanlığın doğrudan vesayeti altına alınmıştır. Yasanın yapılan bir düzenleme ile aslen Anayasaya aykırı hükümler içeren 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun Kentsel Dönüşüm konulu 73'ncü maddesinde de değişiklik yapılarak, belediyelerin kentlerde tek başına kentsel dönüşüm alanı ilanı yetkisi tümüyle kaldırılmıştır. Bu merkeziyetçi yaklaşım, uygulayıcı yerel yönetimlerin inisiyatifini tümüyle ortadan kaldırmaktadır” diye konuştu.

“DİYARBAKIR İÇİN UMUTLU DEĞİLİZ”

Diyarbakır'ın ilk 33 il arasında yer almadığını belirten Kapan, kentte afet ve depremsellik açısında baktıklarında Bağlar ve Kayapınar'ın belli kesimlerinin risk taşıdığını söyledi. İnsanların, her şeylerini yerlerinde bırakarak göç ettikleri kentte derme çatma yapılara yerleştiklerini hatırlatan Kapan, apartmankonduların bulunduğu Bağlar'da, bugün hiçbir mühendislik hizmeti almayan yapıların risk açısından kendilerini ürküttüğünü dile getirdi.

Esas dönüşümün olması gereken yerlerin nüfus yoğunluğunun olduğu yerler, yani buralar olduğunu vurgulayan Kapan, “Olası bir depremde en fazla can kaybının yaşanacağı yerler, bu bölgelerdir, yüksek katlı bölgelerdir. Maalesef, hükümet ve ilgili bakanının politikaları, daha çok gece kondu ve düşük katlı bölgeleri, yani rant alanlarını esas alıyor. Bu dönüşümle yeni kentsel yaşam alanları yaratmak mümkün değildir” şeklinde konuştu.

Diyarbakır'ın Suriçi dokusuna da bakmak gerektiğini sözlerine ekleyen Kapan, kentsel dönüşüme ilişkin bir dönem burada çalışma yapıldığını, ancak bunun kent sakinleri ve sivil toplum örgütlerinin tepkisine neden olduğunu vurguladı. Tüm amaçlarının kentsel dönüşüm projelerinin rantsal alana dönüşmemesi olduğunu aktaran Kapan, “Bizim bakış açılarımız bu yöndedir, kaygılarımız da bu temeldedir.

Toplu konut alanlarındaki rantın kent halkına dönmesi gerekirken, bu araziler belli çevrelere satışı yapılarak, bugün çok ciddi arsa spekülasyonu Diyarbakır'da doğdu. Onun için Diyarbakır'da kamusal alanlar, özellikle hazine arazileri TOKİ eliyle elden çıkarıldı. Kentten bazı bakanlıklara ait okul ve hastane gibi yerler de önümüzdeki dönemlerde bazı çevrelere peşkeş çekilecek ve kentsel dönüşüm burada da başlayacaktır.

Bu alanlar halkın nefes aldığı alanlar olmaktan çıkarılacak. Bunlar bizi kaygılandırıyor. Bu sadece Diyarbakır için değil Türkiye'nin bütün kentleri için geçerlidir. TOKİ pratiği Diyarbakır'da iyi bir izlenimin bırakmadığından dolayı, bu kentsel dönüşüm politikasında da açıkçası Diyarbakır ve bölge için çok da umutlu değiliz” ifadelerini kullandı.

HABERE YORUM KAT