1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. KCK davasında son söz gerilimi
KCK davasında son söz gerilimi

KCK davasında son söz gerilimi

Diyarbakır'da görülen KCK ana davasında Mehmet Nimet Sevim'in avukatı ile Mahkeme Başkanı arasında sanığın savunma sırasında sözünün kesildiği iddiasıyla gerginlik yaşandı. Duruşmayı izleyen BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak, çözüm sürecinin önündeki en büyük engelin KCK davaları olduğunu söyledi.

A+A-

 KCK ana davasının Diyarbakır 6'ncı Ağır Ceza Mahkemesi'nde yapılan 59'uncu duruşmasında 96'sı tutuklu 175 sanığın yargılanmasına devam edildi. Duruşmaya, aralarında Hatip Dicle ve Selma Irmak'ın da bulunduğu 19 tutuklu sanık rapor alıp katılmazken, 77 tutuklu sanık ve tutuksuz yargılanan 18 sanık hazır bulundu. Duruşmayı BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak, CHP Genel Başkan Yardımcısı SezginTanrıkulu, BDP'li milletvekilleri Altan Tan, Nursel Aydoğan, BDP'li bazı belediye başkanları ile Berlin Barosu üyesi bazı avukatlar da izledi.

Mahkeme Başkanı duruşma sırasında ilk olarak dosyaya gelen evrakı okudu. Dosyaya gelen evrak arasında önceki duruşmada Anayasa Mahkemesi'nden istenen DTP'nin kapatma davası dosyasının bulunduğu görüldü. Mahkeme Başkanı, sanıklardan Hüseyin Yılmaz'ın Adli Tıp Kurumu'ndan gönderilen ve cezaevinde yatmasında sağlık açısından bir sorun olmadığına ilişkin belgenin de dosyaya geldiğini söyledi.

DURUŞMA GERGİN BAŞLADI
Duruşma daha sonra sanıkların Mehmet Nimet Sevim'in delil sunması ile devam etti. Sanık Mehmet Nimet Sevim, iddianamenin önyargılı olarak hazırlandığını ileri sürerek, "Bu iddianame politik bir şekilde hazırlanmış. Polis ve savcı Kürt sorununu kriminal bir suç unsuru olarak görüyor. Bu suçu işlediğimiz gibi algılanıyor. 5 yıldır bu nedenden dolayı tutukluyuz" dedi. Mahkeme Başkanı'nın sanığın savunmasını bitirmesini istemesi üzerine ayağa kalkan avukatı Feride Laçin, "Müvekkil 5 yıldan beri tutukludur. Yargılamada son sözünü söylemesine bile tahammül edilemiyor. Bırakın son sözünü söylesin" dedi.

Bunun üzerine araya giren Mahkeme Başkanı, duruşmada kimin söz alacağına kendisinin karar verebileceğini anlatırken, "Ama bundan önce delilleri okuyacağız. Son cümlesini söyleyecek diyorsunuz. Ancak 10 dakikadan fazla uzattı. Son cümlesini söyleyeceğini nereden bileceğim?" dedi.

Daha sonra söz alan sanık Mehmet Nimet Sevim, delillerin tamamının okunmasından sonra savunma yapacağını söyledi. Sevim, gözaltına alındığı sırada üzerinde bulunan ve kendi fotoğrafı yapıştırılmış olan kardeşine ait nüfus cüzdanının sorulması üzerine, "Ben kendim hazırladım" yanıtını verdi. Duruşmaya öğleden sonra devam edilmek üzere ara verildi.

KIŞANAK: EN BÜYÜK ENGEL KCK DAVALARIDIR
BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak ile CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, adliye önünde gazetecilere açıklama yaptı. İlk açıklamayı yapan Kışanak, KCK operasyonları ile halkın iradesinin cezaevine alındığını belirterek, "Bu operasyon demokratik Kürt siyasetine yönelik bir darbe girişimiydi. Çözüm sürecinin önündeki en büyük engel mahkeme salonlarında görülen KCK davalarıdır. Çözüm süreci demokratik sürecin olanaklarını yaratmak, halka demokratik yol yöntemlerle, hak ve özgürlüklerini kullanabilecekleri konusunda teminat verebilmektir. Bunun yolu, bu mahkemeleri derhal ortadan kaldırmak ve derhal bütün arkadaşlarımızı serbest bırakmaktır. Demokratik çözüm sürecinin ruhuna uygun atılacak en uygun adım KCK tutuklularını derhal serbest bırakmak ve bu KCK davalarına zemin hazırlayan Terörle Mücadele Kanunu'nu ortadan kaldırmaktır. Barış sürecini ilerletmek istiyoruz. Herkesin çabası Türkiye 'yi demokratik bir ülke yapmak ve Kürt sorununu çözmektir" dedi.

"BARIŞ SÜRECİNDE İŞLERİN YOLUNDA GİTMEDİĞİNİ BİLİYORUZ"
Kışanak, hükümetin üzerinde çalıştığı 'Demokratikleşme paketine' değinirken, demokratik siyaset ve müzakere ruhuna uygun olmayan bir çalışma tarz ve yöntemi bulunduğunu söyledi. Kışanak, "İzledikleri yol eksik ve yanlıştır ve ilerleme konusunda pozitif bir yaklaşım değildir. Paketin ötesinde, demokratik çözüm ve barış sürecinde işlerin yolunda gitmediğini biliyoruz. Öcalan ile parti heyetimizin yaptığı görüşmeden sonra, yapılan açıklama da bu durumu bir kez daha teyit etmiştir" dedi.

TANRIKULU: BU DAVA UYDURMA DELİLLERLE YÜRÜYOR
CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu ise, Ak Parti 'nin 2009'daki yerel seçimin yenilgisinin intikamı amacıyla buradaki operasyonu başlattığını söyledi. Tanrıkulu, Başbakan Erdoğan'ın Adıyaman'da, "Gelsinler siyaset yapsınlar" dediğini ifade ederek şöyle konuştu: "Siyasetçiler içeride. Dışarıdakileri çağıracağına önce içeridekiler konusunda bir karar versin. Kendi talimatı olmadan bu kadar tutuklu içeride kalamazdı. Çoğu uydurma ve hukuk dışı delillerle içeride tutuluyor. Bu dava Ceza Muhakemesi Kanunu sınırlarıyla yürüyen bir dava değil. Doğrudan doğruya uydurma delillerle yürüyor. Kürt meselesinin çıkmaza girmesine neden olan davalardan bir tanesi de bu davadır. Umarım bu dava yargıçların takdir hakkıyla değil, yasama organın çıkaracağı yasalarla bir noktaya gelir."

Demokratikleşme paketi ile ilgili soruları da yanıtlayan Tanrıkulu, "Toplumsal Barışı Demokrasi ile Güvence Altına Almak kitabımda CHP'nin yasama çalışmalarının bir kısmı yer alıyordu. Pakette yer alacağı bildirilen maddelerin çoğu bu çalışma içerisinde vardı. Değişiklerle ilgili maddeler bu dönemde Meclis'e sunuldu. Demokratikleşme konusunda hiçbir şey yeni değildir. 'Şu olacak bu olacak' diyorlar ama hepsi Meclis'e sunulmuş. Bölgedeki sivil toplum örgütlerinin çok çalışması var" dedi.

HABERE YORUM KAT