1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. KCK ana davası başladı
KCK ana davası başladı

KCK ana davası başladı

Adli tatil nedeniyle ara verilen “KCK Ana davası”nın duruşması Diyarbakır 6'ncı Ağır Ceza Mahkemesi'nde yeniden başladı. Delil ikamelerinin yapıldığı duruşmaya bugün devam edilecek.

A+A-

BDP'li milletvekilleri, belediye başkanları ve Kürt siyasetçilerinin aralarında bulunduğu 97'si tutuklu, 175 kişinin yargılandığı “KCK ana davasının” 59'uncu duruşması Diyarbakır 6'ncı Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü.

Milletvekilleri Hatip Dicle ve Selma Irmak'ın da aralarında bulunduğu 17 tutuklu raporlu oldukları gerekçesiyle duruşmaya katılmazken, aralarında İHD Diyarbakır Şubesi eski Başkanı Muharrem Erbey, gazeteci Tayip Temel'in de aralarında bulunduğu 80 tutuklu sanık duruşmaya katıldı. Duruşmaya izleyici olarak tutuklu yakınlarının yanı sıra, Türkiye Gazeteciler Sendikası Genel Başkanı Ercan İpekçi, Avrupa Gazeteciler Federasyonu Sözcüsü Joachim Legatis, Berlin Barosu Başkan Vekili Bernd Hauster, Özgür Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Hayrettin Çelik, BDP Eş Genel Başkanı Gültan Kışanak, BDP'li vekiller Nursal Aydoğan ve Altan Tan, CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, Sur Belediye Başkanı Abdullah Demirbaş, Yenişehir Belediye Başkanı Selim Kurbanoğlu da katıldı.

Duruşmada, BDP üyesi Mehmet Nimet Sevim'in delil ikamesi yapıldı. Sevim'e ait gizli tanık beyanları, telefon tape kayıtları ve çeşitli tarihlerde yapılan ortam dinleme kayıtları okundu.

Sevim, delillerin okunmasının ardından tercüman aracılığı Kürtçe savunma yaptı. Savcının kendilerini direk suçlu olarak gördüğünü ifade eden Sevim, bu güne kadar toplanan delil ve iddiaların toplanmasına gerek kalmadığını ifade etti. Sevim, “Savcı bizi direk suçlu görüyor. O zaman bu delil ve iddiaların bir değeri yok. Eğer savcı bizi direk suçlu olarak görüyorsa bunca yıl neden bu kadar delil topladınız. Cihan Deniz ve Hüsnü Ablay'ın cenazesine katılmak suç olarak değerlendiriliyor. Bunu Kürtleri suçlu gören bir zihniyet ancak bu tarzda değerlendirir. Bunlar benim arkadaşlarımdır, benim cezaevi arkadaşlarımdır. Ben cenazelerine katılmayacağım da kim katılacak. Bu iddianame ile cenazeye katılmam sanki eyleme katılmışım gibi gösteriliyor. Ben cenazeye katılmayı bir eylem olarak değil bir saygı olarak görüyorum. Ama ortada yanlış bir zihniyet, yanlış bir zihniyet varsa bunu bu şekilde değerlendirir” dedi.

KCK yetkililerinden Sabri Ok ile ilgili yaptığı telefon görüşmelerine ilişkin ise Sevim, Sabri Ok'un kendisinin cezaevi arkadaşı olduğunu ve hem telefonda hem de yüz yüze görüşmesi kadar doğal bir şeyin olmayacağını belirtti. Sevim, Sabri Ok ile birlikte aynı cezaevinde kalan Selahattin Canavar'ın kendi telefonuyla Ok ile yaptığı görüşmede “Selahattin” isminin Selahattin Demirtaş olarak ifade edilmesinin kabul edilemeyeceğini belirtti. Dinleme tutanağının altında da Selahattin Canavar ile yapılan görüşme olarak geçmesine rağmen Selahattin Demirtaş olarak belirtilmesini ise iddianamenin emniyet eliyle bir komplo olarak hazırlandığının göstergesi olarak ifade etti.

“Savcı bu iddiaları ispatlasın”

Başka bir telefon görüşmesinde ise Sevim'in yaptığı telefon görüşmesinde “Büyük abi”, “Küçük abi” ve “Mektup” sözlerini kullanmasını şifre olarak değerlendirdi. “Mektup” sözcüğünün örgütsel rapor olarak, “Küçük abi” sözcüğünün Sabri Ok'un şifresi olarak, “Büyük abi” sözcüğünün ise Abdullah Öcalan'ın kodu olarak kullanıldığı şeklinde belirtildi. Ayrıca Sevim hakkında hazırlanan iddianamede Abdullah Öcalan ve Sabri Ok'a mektup gönderdiği suçlaması yapılırken Sevim, bu iddiaların yalan olduğunu, savcı gerçek olduğunu iddia ediyorsa bu iddiaları somutlaştırması gerektiğini ifade etti.

Mahkeme heyeti duruşmaya bugün devam edilmek üzere ara verdi.

Etiketler : , , ,

HABERE YORUM KAT