1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Kaya: Barış sağlanmazsa bu ateş herkesi yakar
Kaya: Barış sağlanmazsa bu ateş herkesi yakar

Kaya: Barış sağlanmazsa bu ateş herkesi yakar

Tahir Elçi'nin ve Ahmet Kaya'nın söylediklerinin hayat içinde büyük bir karşılık bulduğuna dikkat çeken Gülten Kaya, onların söylediklerinden korkanların onları hedef aldığını söyledi.

A+A-

Barışın vakit kaybedilmeden sağlanması gerektiğine vurgu yapan Kaya, "Bu sağlanmadığında devasa bir ateş yanar ülkenin ortasında ve bu ateş herkesi yakar. Bu ateşi ülkenin orta yerinde yakmak yerine, yanan yerleri de söndürmek gerekiyor. Yoksa kimse zannetmesin bir yüz yıl daha böyle gidecek, gitmeyecek" dedi.


Maruz kaldığı linç üzerine sürgüne gittiği Paris'te hayatını kaybeden Kürt sanatçı Ahmet Kaya'nın eşi Gülten Kaya, 28 Kasım'da katledilen Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi'nin eşini ziyaret ederek acısını paylaştı. Tahir Elçi'nin yaşadığı sürecin bir benzerini Ahmet Kaya'nın da yaşadığını söyleyen Gülten Kaya önemli değerlendirmelerde bulundu.


Ahmet Kaya ve Tahir Elçi'nin gerçeğin kendisine vurgu yapan, gerçeği saptayan ve tarihsel süreci belirleyen cümleler kullandıklarını söyleyen Gülten Kaya, Ahmet Kaya ve Tahir Elçi'nin kurduğu cümlelerin hayat içinde büyük bir karşılık bulduğuna dikkat çekti. Kaya ve Elçi'nin söylemlerinden korkanların onları hedef seçtiğine işaret eden Kaya, Elçi'nin "PKK terör örgütü değildir" söylemi sonrasında yalnız bırakıldığını belirtti. Kaya, "Darbelerden geçmiş, sindirilmiş, korkutulmuş ve manipüle edilmiş yalancı bir tarih ile beslenmiş bir toplum doğal olarak bugün bu aşamada" dedi.


'Yüz yıllık kodlar darmadağın edildi'


Ahmet Kaya'nın, anadilinde Kürtçe bir şarkı söylemek istemesinin akabinde, "Kürt realitesini kabul etmek zorundasınız" dediğini hatırlatan Kaya, o zamanlar bu realitenin kabul görülmediğini söyledi. Kaya'nın cümlesinin ezberleri bozan, yüz yılık kodlamayı darmadağın eden bir cümle olduğunu vurgulayan Gülten Kaya, Tahir Elçi'nin "PKK terör örgütü değildir" cümlesinin de öyle olduğunu ifade etti.


'Beni bul anne'


Tahir Elçi'nin katledilmesinin yıkıcı bir etki yarattığına dikkat çeken Kaya, "Ahmet'in birçok eserinde Diyarbakır'a özel simgeleri, portreleri, barındıran türküler var. Diyarbakır şarkıları bunun için en fazla dağarcığında vardır.

 

İkinci bir durum ise bir sanat insanı olarak hayattan kopuk olmayan öngörüsü, yani Diyarbakır için şarkılar yapması biraz bu öngörüden de kaynaklanıyor. Çünkü bu memleketin bu temel meselesi Kürt sorunu. Kabul edilmeyişi ve çözülmeyişi üzerinden de muhtemeldir ki Diyarbakır'a verdiği değer ve aynı zamanda siyasi geleceğe ilişkin de muhtemelen bir öngörüydü. Döneminde kalmadı bu şarkı, yani yirmi yıl sonra Cumartesi Anneleri gerçeği gibi. 'Beni Bul Anne' şarkısı 20 yıl önce yapıldı. Bugün hala 'Beni Bul Anne' şarkısı ile oturuyor anneler. Yani Diyarbakır'ın ortasında her zaman birileri vuruldu, her zaman kurşun sesleri oldu ve Ahmet bunu öngördü diye düşünüyorum. Nitekim Tahir Elçi durumu yaşadı" ifadesinde bulundu. Ahmet Kaya'nın "Diyarbakır türküsü"nün Elçi'nin vurulmasıyla özdeşleşmesine işaret eden Kaya, şarkıyı mırıldadı.


'En yakın kavşaktan dönmek lazım'


Kürdistan coğrafyasında yaşananları "cehennem" olarak niteleyen Kaya, normal hayatların sürdürülmediğine vurgu yaptı. Yaşanan her acıdan sonra "Bu herhalde sondur" diyerek, umut ettiklerini söyleyen Kaya, "Bu kadar aymazlık bu kadar körlük, herhalde daha fazla olamaz diyorsunuz. Ama her defasında yeni bir acı ile tanışıyorsunuz. Tahir Elçi'nin TV programı sonrasında tabi birçok insan gibi ben de kaygılandım, ürktüm. Herhalde bu kadarını da göze alamazlar diyordum. Ama göze aldılar. O gün Tahir Elçi'nin katledildiğini duyduğumda felç geçirmiş gibiydim. Hala de etkisi var üzerimde uzun zaman da öyle olacaktır. Bu sabrı fazlasıyla sınadınız, Kürt halkını gerçekten çok acıtınız. Bu aşama çok kritik bir aşamadır. Barış mevzisine tekrar en hızlı şekilde en yakın kavşaktan dönmekte fayda var" dedi.


'Sokaktaki insanların yüzünde acıyı okunuyor'


"Dün gece kaldığım otelde uçak, helikopter ve kurşun seslerinden uyuyamadım. Bu insanlar bunu burada her gün yaşıyorlar. Her an yaşıyorlar günlük hayatı çok zor şartlarda sürdürmeye çalışıyorlar. Sokaktaki insanların yüzlerinden acıyı okuyabiliyoruz" diyen Kaya, yüzyıldır Kürt halkının barışa, özgürlüğe hazır olduğunu, bunu her zaman dillendirdiğini söyledi.


'Bu ateş herkesi yakar'


Barışın vakit kaybedilmeden sağlanması gerektiğine vurgu yapan Kaya şöyle devam etti: "Bu sağlanmadığında devasa bir ateş yanar ülkenin ortasında ve bu ateş herkesi yakar. Bu ateşi ülkenin orta yerinde yakmak yerine, yanan yerleri de söndürmek gerekiyor. Yoksa kimse zannetmesin bir yüz yıl daha böyle gidecek, gitmeyecek."

HABERE YORUM KAT