1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. 'Kasten öldürmek istediler'
'Kasten öldürmek istediler'

'Kasten öldürmek istediler'

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eşgenel başkanı Selahattin Demirtaş’ın zırhlı makam ara

A+A-

Demirtaş, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’na dilekçe vererek, kimliği belirsiz kişilerce, kendisine yönelik “kasten adam öldürmeye teşebbüs” edildiğini vurgulayıp, suç duyurusunda bulundu.

 

Diğer yandan konuyla ilgili açıklama yapan Demirtaş “Hem istihbarat üzeri hem de emniyete ulaşan bilgiler, değişik çevrelerin suikast hazırlığı içerisinde bulunduğu yönünde somut bilgiler var” dedi. Demirtaş’ın bu açıklamasının ardından suikast iddiası daha da önem kazandı.

 

HDP Eşgenel Başkanı Selahattin Demirtaş’a ait zırhlı makam aracının arka camında oluşan ve mermi izi olduğuna yönelik kanaat oluşturan iz suikast şüphesinin halen de gündemdeki yerini korumasına neden oluyor. Demirtaş’ın basına yaptığı açıklamalar ise bu iddiaları daha da kuvvetlendiriyor.

 

Konuyla ilgili olarak basına açıklamalarda bulunan Demirtaş “Dün size yönelik bir suikast girişimi oldu, daha önce de evinize polisin baskın girişimi olmuştu? Bu saldırı girişimlerini nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusuna şöyle bir yanıt verdi:

 

“Türkiye'de siyasetçileri özellikle de muhalif siyasetçileri, partimizde siyaset yapan arkadaşlarımızı hedef gösteren bir dili hükümet yanlısı medya çok kullanıyor.

 

Cumhurbaşkanı'ndan Başbakan'a kullandıkları dil bizi hedef gösteriyor. Biz din düşmanı, vatan düşmanı, pkk 'lı  ilan etmek bütün çevrelere açıkça hedef göstermektir. Tabanımız nezdinde bir karşılığı yok ama toplumda bir nefret oluşturma, bir intikam ve kin duygusunu oluşturma konusunda başarılı olduklarını görüyoruz. Bu hedef gösterme sonucunda zaman zaman şahsımıza fiziki saldırılar gerçekleşiyor.

 

Dün akşam da zırhlı makam aracının arka camında kafa hizasında bir mermi izi tespit edildi. Doğrusu ben araçtayken mi yoksa indiğimiz sırada mı olmuş tespit edemedik. Bir saatlik arada gerçekleşmiş olduğu anlaşılıyor. Atışın nereden yapıldığı tespit edilemedi. Mermi çekirdeği de bulunamadığı için nasıl bir silahtan ateş açıldığı bulunamadı.

 

Kriminal laboratuvar incelemesini yaptı. Bir şey çıkacağını zannetmiyorum. Ama açıkça bir tehdit, bir korkutma amaçlı olduğunu düşünüyorum. Yaptığımız işin sonuçlarından korkan ve korktuğunu bu şekilde ifade eden bir saldırıdır bizim açımızdan. Bu saldırının bizi korkutmadığını, korkutmayacağını herkesin bilmesi lazım.

 

Her gün geçlerimizi, kadınlarımızı, yaşlılarımızı, bebeklerimizi toprağa veriyoruz. Her gün katledilen bir halkın temsilcileriyiz. Bizi ölüm korkusuyla, ölümle tehdit etmeye çalışanlar kendileri yanılırlar. Tedbirlerimizi de alıyoruz.

 

Son zamanlarda bize dönük ciddi tehditlerde artış var. Hem istihbarat üzeri hem de emniyete ulaşan bilgiler, değişik çevrelerin suikast hazırlığı içerisinde bulunduğu yönünde somut bilgiler var.

 

Soruşturmadan bir şey çıkar mı? Hep beraber göreceğiz”

 

Açıklamasında “Diyarbakır Valiliği yaptığı açıklama ile suikast girişiminin olmadığını söyledi? Bu konuda gerekli incelemeler yapılmadan valiliğin böyle bir açıklama yapmasını neye bağlıyorsunuz?” sorusuna da yanıt veren Demirtaş “Soruşturmanın tam bitmesi, kriminal laboratuar sonuçları çıkması lazım.

 

Bunun tam bir suikast girişimi olup olmadığı resmiyete kavuşması açısından tamamlanması gerekirdi. Fakat valilik ilk incelemeler sonucunda bir açıklama yapmış. Halkımızın içi rahat olsun, zorlu bir mücadele yürütüyoruz. Bedel ödeyen bir mücadele yürütüyoruz. Bize dönük bu tür saldırılar her zaman olabilir” diye konuştu.

 

Öte yandan Demirtaş’ın avukatları, müvekkilleri adına, suikast iddiasıyla ilgili olarak Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’na da dilekçe verdi. Suikast şüphelilerin kimliğinin tespit edilmesini talep eden Demirtaş, söz konusu kişilerin “kasten adam öldürmeye teşebbüs” ettiklerini belirtti. Demirtaş, suç duyurusu dilekçesinde şöyle dedi:

 

“22.11.2015 tarihinde ve 18.00 sularında Diyarbakır İli Kayapınar İlçesinde bulunduğu esnada müvekkil Demirtaş’a eşlik eden koruma polislerince müvekkilin tahsisinde bulunan 21 EL 114 plakalı zırhlı aracın makam koltuğunun bulunduğu sağ arka tarafta, kafa hizasında yuvarlak, düzgün hatlı bir izi fark etmeleri üzerine müvekkile yönelik bir suikast teşebbüsü olup olmadığının araştırılması zorunluluğu hasıl olmuştur.

 

Diyarbakır Valiliği konuya ilişkin 23.11.2015 tarihli açıklamasında ‘22.11.2015 günü akşam saatlerinde Halkların Demokratik Partisi Eş Genel Başkanı Sayın Selahattin Demirtaş’ın ilimizde bulunduğu süre içerisinde kullanımına tahsis edilen, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesine ait zırhlı araç park halinde ve içerisinde kimse yok iken koruma görevlileri tarafından aracın arka camı sağ tarafında bir hasar olduğu tespit edilmiştir.

 

Konuyla ilgili Sayın Selahattin Demirtaş’ın talebi üzerine bahse konu araç Diyarbakır İl Emniyet Müdürlüğü hizmet binasında gerekli kriminal incelemelere tabii tutulmuş, yapılan incelemelerde ilk belirlemelere göre aracın arka camı sağ tarafında 3×3 cm büyüklüğünde bir hasar olduğu gözlemlenmiştir. Yapılan kriminal inceleme sonucunda herhangi bir ateşli silah atış artığına rastlanılmamıştır. Hasarın sert bir cisim çarpmasından dolayı meydana geldiği değerlendirilmektedir.

 

Sayın Selahattin Demirtaş’ın ilimizde bulunduğu süre içerisindeki programı Diyarbakır İl Emniyet Müdürlüğü tarafından tahsis edilen koruma görevlilerince takip edilmiş olup, kendisine veya aracına yönelik herhangi bir saldırı olayı gerçekleşmemiştir’ şeklinde değerlendirme yapmış ise de müvekkile, yapılan kriminal incelemenin ön sonucu dışında kamu birimleri tarafından herhangi bir açıklama bu zamana değin yapılmamıştır.

 

Son zamanlarda gerek hükümet mensuplarının gerekse hükümete yakın medya gruplarının Halkların Demokratik Partisi ve parti mensuplarını hedef alan, kriminalize eden, kutuplaştıran ve suça teşvik eden söylemleri neticesinde önü alınamaz bir durum gelişmiş ve Halkların Demokratik Partisi’ne yönelik açık bir linç kampanyası başlatılmıştır.

 

Nitekim bu linç kampanyasının örneklerini yakın zaman önce geçtiğimiz mayıs ayında Adana ve Mersin HDP binalarına ve Diyarbakır HDP mitingine yapılan bombalı saldırılar, Suruç Katliamı ve en son olarak da Ankara Tren Garı Katliamı’nda en acı bir biçimde şahit olduk.

 

Sadece Temmuz ayından bu yana dahi yaklaşık 300 sivil çatışma ve saldırılarda hayatını kaybetmiş, 127 HDP binası saldırıların hedefi olmuş, hatta birçok merkezde de olduğu üzere Ankara’da bulunan parti genel merkez binası içerisinde parti çalışanları bulunduğu halde hunharca yakılmıştır.

 

Söz konusu saldırıların artarak devamında kuşkusuz Halkların Demokratik Partisi ve mensuplarına yönelik uygulanan sözlü ve fiziki şiddetin cezalandırılmaması, Halkların Demokratik Partisi’ne yönelik suçlara ilişkin uygulanan cezasızlık politikası yer almaktadır. Halkların Demokratik Partisi ve Eş Genel Başkanları ile ilgili her türlü tehdit, hakaret ve linç yargı mercileri tarafından ciddi bir şekilde soruşturulmamakta, bu kapsamda birçok vaka da failler cezasızlık politikası sonucundan yararlanmaktadır.

 

Yine 12 Kasım2015 tarihinde Halkların Demokratik Partisi Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ’a yönelik Silvan’da gerçekleşen saldırı ile birlikte değerlendirildiğinde müvekkil Demirtaş’ın saldırıya uğrayıp uğramadığının soruşturma mercileri tarafından detaylı ve titiz yürütülecek bir soruşturma ile aydınlatılması zorunluluk teşkil etmektedir.

 

Tüm kamuoyuna da yansıdığı üzere HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ sokağa çıkma yasağı ilan edilen mahallelere, sivil halkın yanına geçmek istemiştir.

 

Sayın Yüksekdağ’a, müdahale sonrası çevredekilerin olay yerinden uzaklaştırmaya çalıştığı anda, özellikle başı hedef alınarak gaz fişeği ile ateş edilmiştir. Buna ilişkin görüntüler basına da yanmış olup Sayın Yüksekdağ’ın gerçekleşen saldırı sonrası hayatta kalması şans eseri olmuştur.

 

Konuya ilişkin tarafımızca suç duyurusunda bulunulmuş olup bu kapsamda Savcılık mercilerince herhangi bir dava açılmadan HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ hakkında bahse konu olayla ilgili soruşturma açılmıştır. Bu durumun kendisi dahi Halkların Demokratik Partisi seçilmişlerine ve yöneticilerine karşı işlenen suçlarda yargı merciinin ne kadar keyfi bir soruşturma yürüttüğünün açık bir göstergesidir.

 

Her iki vakada da Halkaların Demokratik Partisi Eş Genel Başkanlarına yönelik gerçekleşen bu saldırıların benzerliği net bir şekilde görülmektedir. Parti Eş Genel Başkanlarının hayatlarının hedef alındığı açıktır.

 

Son vakada müvekkil Demirtaş’a yönelik bir saldırı olmadığı açıklamasını Valilik, yüzeysel bir şekilde yapmıştır. Alelacele ön kriminal rapor ile sonuca kavuşturulacak bir durum olmayan böylesine önemli bir konuda Valiliğin araştırmayı derinleştirmeden yapmış olduğu açıklamayı suçu örtmeye yönelik ve suikast gibi ciddi bir iddia karşısında yapılan gayriciddi bir açıklama olarak yorumlamaktayız.

 

Balistik inceleme dahi yapılmadan Diyarbakır emniyetinin ön kriminal raporu ile geçiştirilemeyecek kadar ciddi bir iddia ile karşı karşıya olunduğu gerçekliği üzerinden ciddi bir soruşturma yürütülmesi gerektiği aşikârdır.

 

Diyarbakır gibi her tarafa MOBESE kurulan ve herkesin attığı adımın sürekli izlendiği bir ilde yaşanan bu olayın en küçük ayrıntısına kadar araştırılması gerekmektedir. Bu noktada yeterli araştırma yapılmadan gerçekleşen Valiliğin bahsedilen açıklamasının yukarıda özetlenen cezasızlık politikalarının bir yansıması olduğunu ve bu beyanlarına itibar etmediğimizi belirtiyoruz.

 

Müvekkil Demirtaş’a yönelik teşebbüs aşamasında kalan bir suikast olup olmadığı noktasında yapılacak soruşturma neticesinde tespit edilebilecek şüpheli tüm hususların netleşmesi ise elbette Savcılığınızın görevidir. Belirtilen kaygılarla basında ve kamuoyunda da geniş yer bulan yukarıda değindiğimiz konuya ilişkin Savcılığınız nezdinde yeterli ve etkin bir soruşturma yapılmasını isteme zorunluluğu tarafımızca hasıl olmuştur”

 

Dilekçede delil olarak MOBESE görüntüleri, olay yeri inceleme, koruma polis ve tanık beyanları, tespit edilecek her tür delil gösterildi. Dilekçede talep ise şöyle dile getirildi:

 

“Yukarıda açıkladığımız ve resen dikkate alınacak sebeplerden ötürü müvekkile karşı söz konusu fiili gerçekleştiren ve talimat veren şahıs ya da şahısların tespit edilerek haklarında kamu davası açılmasını ve şüphelilerin cezalandırılmasına karar verilmesini saygı ile arz ve talep ederiz” 

Bu haber toplam 1894 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT

İlgili Haberler