1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Karanlık eylemler endişeye sevk ediyor
Karanlık eylemler endişeye sevk ediyor

Karanlık eylemler endişeye sevk ediyor

Bölgede son iki ay içinde yaşananlar, 90'ları aratmayan manzara sergiliyor.

A+A-

Olaylara kafa yoranlara “Kirli el devrede” dedirten kimi cinayetler, yaşanan çatışmanın taraflarını çoğaltmak için birilerinin özel gayret gösterdiğini düşündürüyor.

Diyarbakır'da önceki öldürülen Diyarbakır eski İl Gençlik Kolları Başkanı olan Yunus Koca'nın JİTEM tarafından tehdit edildiği iddiasıyla 1 hafta öncesi savcılığa başvurması. Silopi'de İsmail Tatar ve oğlu Cengiz Tatar'ın infaz edilmesi, 26 ağustos'ta Batman'da 28 yaşındaki Necdet Biçer’in, yol kenarında kulağı kesilmiş ve bacağından tabanca ile vurulmuş halde bulunması, son olarak da Silopi’de bölgenin etkili ailelerinden olan Ökten ailesinden bir kadının hunharca katledilmesi, Abdullah Biroğul adlı doktorun aracının taranıp öldürülmesi,  “Neler oluyor” sorusunu gündeme getiriyor. Şırnak Barosu Başkanı Nuşirevan Elçi, zaten bulanık olan çatışma ortamının bu tür eylemlerle daha da bulanıklaştığına dikkat çekip “PKK de devlet de yaptığı eylemleri, öldürdükleri kişileri açıklasın. Böylece ortalıktaki karanlık eller açığa çıkar” diye konuşuyor.


7 Haziran seçimlerinden sonra ülke özellikle de bölge kan gölüne döndü. Hemen her gün bölgenin bir yerinden ya bir yargısız infaz, ya bir çatışma ya da bir patlama haberi geliyor. Bu şiddet sarmalı içinde tarafı ya da cinsiyeti hatta yaşı fark etmeksizin, insanların yaşamını yitirmesi neredeyse kelimenin tam anlamıyla “rutin” bir hal aldı. Yani artık ölümler kanıksanmaya başlandı. Ölümler arttıkça tabutların boyları da küçülmeye başladı.


Bu insanı ruhen hasta eden kaotik ortamda bazı olaylar var ki onlar bölgenin artık “olağan” sayılmaya başlanan “olağandışı” gündeminde bile tarif edilemez bir yerde duruyor. Bu cinayetleri kimlerin hangi amaçla işlemiş olabileceği bölgenin endişeli akıllarında hep “Karanlık, kirli eller devreye mi girdi” sorusunu yaratıyor. Bölgenin son zamanlardaki rutinine uymayan cinayetlerden bazıları şöyle sıralanabilir:


31 Ağustos 2015 tarihinde AKP'nin eski Diyarbakır Gençlik Kolları Başkanı Yunus Koca Diyarbakır’da kentin en işlek yerindeki işyerinin önünde uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetti. Yunus Koca'nın bir hafta önce emniyete müracaat ederek tehdit edildiğini belirttiği ortaya çıktı. Yunus Koca ve eczanesinde kalfa olarak çalışan Yusuf Kaya'nın 19 Ağustos'ta Yenişehir Polis Merkezi amirliğine giderek tehdit edildiklerine dair şikayette bulundukları anlaşıldı. Yunus Koca ise polise verdiği ifadede şunları söylemişti:


"Eczanemde sadece kalfamın olduğu saatte 35-40 yaşlarında düzgün Türkçe konuşan bir şahıs gelerek kalfama kendisinin JİTEM olduğunu, istihbarat elemanı olduğunu ve benim adımı vererek beni aradığını sonra geleceğini söyleyerek ayrılmış. Şahıs ayrıca 15 Ağustos'ta eczaneyi gözetlemiş.

Kapının önünde bekledikten sonra gitmiş. Bugün (18.08.2015) yine eczaneye gelmiş, beni sormuş. Kalfam arayarak bu durumu bana söyledi. Yenişehir Polis Merkezine geldim. Konuyla ilgili olarak kendisini JİTEM'ci istihbarat elemanı olarak tanıtan bu şahıstan davacı ve şikayetçiyim. Geçmiş dönemde AK Parti Gençlik Kolları İl Başkanlığı yaptım. Bu durum beni oldukça tedirgin ediyor. Şahsın tespit edilmesini ve olayın açıklığa kavuşturulmasını talep ediyorum".


27 Ağustos 2015 tarihinde Şırnak’ın Silopi İlçesi’nde n 45 yaşındaki İsmet Tatar ile oğlu 19 yaşındaki Cengiz Tatar silahla taranmış olarak bulundu. Baba İsmet Tatar’ın tek kurşun ile öldürüldüğü, oğlu Cengiz Tatar’ın ise vücudunun çeşitli bölgelerinde çok sayıda kurşun olduğu ve kolunun da kırık olduğu saptandı. Soruşturma sürüyor ancak fail konusunda bir ipucu yok.


26 Ağustos tarihinde Batman’da 28 yaşındaki Necdet Biçer, kimliği belirsiz kişi yada kişiler tarafından kulağı kesilerek, ayağına tabanca ile ateş edilmiş halde yaralı olarak bulundu. Olayın failleri belirsiz. Soruşturma sürüyor.

30 Ağustos’ta Şırnak Silopi’de katledilen Fatma Ay ile ağır yaralanan kızı Berfin Öktem’e yönelik saldırı ise çok daha dikkat çekici. Katledilen kadın ilçenin en önemli siyasetçilerinden biri olan Neşet Ökten’in yeğeni. Neşet Ökten, 5 binden fazla mensubu olan Ötken ailesinin lideri. Uzun yıllar CHP İlçe Başkanlığı ve belediye başkanlığı da yapmış bir kişi.


Yine Silopi’de 27 Ağustos tarihinde silahlı bir grubun askeri kışlaya roketle saldırısının ardından çıkan olaylarda 4 kişi yaşamını yitirmiş, aralarında Hüda Par üyesi olan 28 yaşındaki Maruf Gözügüle’nin de olduğu en az 8 kişi de yaralanmıştı. Hüda Par üyesine yönelik saldırı sonrasında, ilçede olayların artabileceğinden endişe edilirken, Hüda Par çevresi, olayın üzerine gitmek yerine sağduyulu bir tutumla, yaralanmanın bir kasıttan değil çatışmanın arasında kalmaktan kaynaklandığını belirterek, tabanını sakinleştirmişti.


Ancak geçen gün yine Hüda Par’a yakın olduğu anlaşılan bir kişi daha vuruldu. 31 Ağustos günü akşam saatlerinde Diyarbakır'ın Kulp ile Lice ilçeleri arasında bulunan Yaprak köyü yakınlarında, iddiaya göre yol kesen PKK’liler, otomobiliyle Kulp istikametine giden Abdullah Biroğul adlı doktorun aracını tarayıp, ölümüne neden oldu.


Yine Silvan’da bir çocuk, önceden döşenen bomba düzeneğinin harekete geçirilmesiyle meydana gelen patlamada yaşamını yitirdi. 30 Ağustos günü Silvan İlçesi Bağlar Mahallesi Büyük Çeşme Mevki'inde saat 11.20 meydana askeri konvoyun geçişi sırasında bahçe duvarına gizlenmiş uzaktan kumandalı bombanın patlatılması sonucu 13 yaşındaki Fırat Simpil yaşamını yitirmişti.

Bu sıralanan olaylar bölgenin son zamanlardaki ölüm rutinine uymuyor. Bu olaylar ayrıntılı olarak ele alındığında çatışma zemininin genişletilip çatışan tarafları da çoğaltmak istendiği yorumu yapılıyor.


Bu yoruma katılanlardan biri de Şırnak Barosu Başkanı avukat Nuşirevan Elçi. Türkiye’de kirli ellerin çatışma ortamlarından hiçbir zaman çekilmediğini belirten Elçi “maalesef çatışmalar sürdükçe onların yaşam alanları da çoğalıyor, zararlı mikroplar gibi ömürleri de uzuyor. Yıllardır olduğu gibi devlet içindeki kirli odaklar, karalık eller yine devreye girmiş gibi görünüyor. Maalesef çatışmalar sürdükçe de daha da devrede olacaklarmış gibi duruyor. Bunların ortadan ayıklanması ve eylemlerinin deşifre olması için bir an önce çatışmasızlık sürecine yeniden girilmesi gerekir. Yoksa bu ateş hepimizi yakacak, devleti de hükümeti de yakacak.

Karanlık eylemlerin aydınlatılmasının yolu hem PKK’nin hem de devletin eylemleri ile ilgili olarak bilgilendirme yapması olabilir. Devlet de PKK de öldürdükleri kişilerle ilgili açıklama yapmalıdır. Yapmadığı eylemlerle ilgili de yapmadığını açıklamalıdır. Belki böylece eylemi kimin yaptığı daha iyi anlaşılabilir” diye konuşuyor.
 

HABERE YORUM KAT

İlgili Haberler