1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR TANITIM

  3. Karacadağ’ın Kızıl tilkileri
Karacadağ’ın Kızıl tilkileri

Karacadağ’ın Kızıl tilkileri

Türkiye’de belki de Kızıl tilki (Vulpes vulpes) popülasyonunun en çok bulunduğu Karacadağ, kuşkusuz yaban hayat konusunda bölgenin en bakir noktası olarak biliniyor.

A+A-

Sincap, kurt ve alacasansar’ın sıklıkla bulduğu Karacadağ’da memeli hayvanlar konusunda başı ise Kızıl tilkiler çekiyor.

Çok sayıda sürüngen türünün bulunduğu Karacadağ’da yılan ve kertenkeleler aynı zamanda alacasansar ile tilkiler için çok iyi bir besin kaynağı olarak göze çarpıyor. Yılın her mevsiminde Karacadağ’da yaşayan Kızıltilkiler, bu bölgede ürüyüp popülasyonlarını artırıyor. Kızıl tilkiler kış aylarında zaman zaman köylülerin kümeslerine girip tavuklarına zarar verebiliyor. Ancak onlar yine de Karacadağ ve bölgemizin yaban hayat konusundaki zenginliğinde önemli bir tür olarak yerini almaya devam ediyor.
 
 
Tanımı

Köpekgiller (Canidae) familyasındaki yedi cins ve 24 tür içindeki en yaygın olanı tilkidir. Bilim dünyasında cinsi "vulpes", türü "vulpes vulpes" olarak tanımlanır. Kum tilkisi, cüce tilki, soluk tilki ve bengal tilkisi, vb. gibi türlerle aynı cins kategorisinde sınıflandırılmıştır. Avrupa'nın büyük bir farkla en sık rastlanılan köpekgilidir. Bu yüzden Avrupa'da "tilki" (Fox, Fuchs vs.) denildiğinde nerdeyse hep bu tür kast edilir. Tilkilerin genetik grupları, 11- 12 milyon yıl önce oluşmuştur.
 
Türk Dil Kurumu (TDK) sözlüğündeki tanımı ise, taraflı beşeri bakış açısını gayet yansıtır niteliktedir:  “Köpekgillerden, uzunluğu 90, kuyruğu 30 santimetre kadar, ırklarına göre çeşitli renklerde olan, ağız ve burnu uzun ve sivri, kümes hayvanlarına zarar veren, kürkü beğenilen bir memeli türü (Vulpes). Yine TDK'da, sıfat ve mecaz kullanımı "çok kurnaz" açıklamasıyla örneklendirilmiştir: “Ne tilkidir o, bilmezsiniz.”
 
Habitatı

Kızıl tilki çok farklı yaşam alanlarına ayak uydurabildiği için kendisine farklı alanlarda rastlanılabilir. Yeryüzünde her kıtada görülür. Özellikle ormanlarda, kırlarda, tarlalarda yaşamayı tercih eder, ama şehirlerin kenarlarında ve hatta şehirlerin içlerinde günden güne daha sık kızıl tilkiye rastlanılmaktadır. Londra'da üçüncü bölge gibi şehrin çeperlerine nispeten daha yakın olan yerlerde, akşam saatlerinde metro çıkışlarında dahi bir kez değil, birçok kez rastlandığı görülmüş, gece sesleri duyulmuştur. Tecrübeyle sabittir.


Yaşamak için büyük alanlara ihtiyaçları vardır. 2- 8 kilometre arasında değişen genişlikteki alanlara yuvalarını kurarlar. Ortalama beş girişi olan 15-2 0 metre uzunluktaki inlerde yaşarlar. Ağaç kovuklarında da yuva yapabilirler. Bazı tilkiler yuvayı sadece bebekleri olacağı/olduğu zaman kullanırlar. Diğer zamanlarda açık alanda dinlenmeyi tercih ederler. Böylelikle avlarını ve düşmanlarını kolaylıkla fark edebilirler. Bu çoklu girişler, tilkilerin tehlike anında kolayca yuvadan çıkabilmelerini sağlar.
 
Yuva yapmadan önce, kendilerine ait bölgelerini tespit ederler ve ardından idrarlarıyla veya vücutlarından salgıladıkları bazı kokularla sınırlarını çizerler. Aynı yöntemi yiyecek ararken aradıkları yerleri işaretlemek ve sonradan gelecek olan tilkilere "kontrol edilmiştir" mesajı vermek için de kullanırlar.
 
Beslenme

Kızıl tilkiler geceleri ava çıkan omnivor hayvanlardır; yani hem etçil, hem de otçuldur.Toprak altındaki kemiricilerin ıslık gibi çıkan seslerini işitir, toprağı kazarak onları inlerindeyken yemeyi tercih eder. Daha çok kemiricilerle beslenirler; fareler ve tavşanlar ortalama mönüdür tilki için. Yuvalarını yerde kuran kuşlar, tavuksular, böcekler, balıklar da spesyaller arasına girebilir. Çok nadir olarak geyik ya da domuz yavrularını avladıkları bilinir ve çok zor zamanlarda sürüngen türleri de yiyebilirler.

Sıklıkla olmasa da leş yedikleri de görülür. Meyve ve tahıl yedikleri de bilinir. Bu nedenle omnivor olarak sınıflandırılırlar, hem etobur, hem de otoburdurlar. Avcılığı dikkatlidir. Kuşlara arkadan sessizce yaklaşıp üzerlerine atlayarak avlar. Tilkilerin kümeslere girip tavuk çalmaları da insanlar arasında kötü ün salmalarına neden olmuştur. Kümes hayvanlarını boğarak yer ve yemediklerinin yanında yatmayıp toprağa gömer. (kümesten tavuk çalma konusunda hala emin değilim, şehir efsanesi mi, değil mi bilemiyorum. az çok netleştirdiğimde eklerim)  Kızıl tilki, şehirlerdeki güvercin, keme, fare ve tavşan popülasyonlarını kontrol altında tutar ve böylece insanlar için faydalı olur. Bazı tilkiler karayollarını takip eder ve otomobillerin ezdiği hayvanların leşleri ile beslenirler.
 
Biyolojisi

Büyük kulakları ve uzun, bol tüylü, kabarık kuyruğu vardır. Kuyruğun bu özelliği, onu çoğu zaman olduğundan büyük gösterir. Burnu sivridir. İnce ve uzun bacaklıdır. Koku alma ve işitme duyusu çok gelişmiştir. Hızlı bir koşucudur. Zorda kaldığında, uzun mesafeler olmadıkça yüzebilir.  Kızıl tilki, tüm tilkiler için en büyük türdür. 75 cm uzunluğuna (+40 cm kuyruk), 40 cm boyuna ve 7-9 kg ağırlığa varır.  

Post tüyleri yaşadığı yere göre değişse de, büyük çoğunluğunun postu kızıl renklidir. Tüylerin üst kısmı kızıl, alt kısmı beyaz, bacaklarının alt kısımları da siyah renk olur. Renklerinde yöresel olarak farklar olabilir; bazen üst kısmı turuncu ya da kahverengimsi kırmızı ve alt kısmı kar beyazı ya da gri renk olabilir. Sırtında siyah bir çizgisi olan kızıl tilkiler, ya da tamamen gri veya siyah renk olanlarına da rastlanılabilir. Bunlar, çoğunlukla Avrupa ve Asya'da yaşayan kızıl tilkilerdir. Mart ve Mayıs ayları arası, kürklerinin en kalın olduğu dönemdir.

 

(Selim Kaya)

HABERE YORUM KAT