1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Kadınlar çözüm sürecini konuşuyor toplantısı
Kadınlar çözüm sürecini konuşuyor toplantısı

Kadınlar çözüm sürecini konuşuyor toplantısı

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Eker:"Türkiye'nin, barış sürecini başarıyla götürmesi, dünyadaki ekonomik krizlere rağmen ekonomisini ayakta tutabilmesi, IMF'ye olan borucunu bitirmesi belli ki birilerini rahatsız etti"

A+A-

"Türkiye aylardır silahların sustuğu yeni yüreklerin yanmadığı, yeni ocakların sönmediği bir ortam yaşıyor"

Eker, partisinin Diyarbakır İl Başkanlığı Kadın Kolları tarafından düzenlenen "Kadınlar Çözüm Sürecini Konuşuyor" toplantısına katılarak bir konuşma yaptı.

Konuşmasına, Kuzey Afrika'da beraber olduğu Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın selamlarını getirdiğini belirterek başlayan Eker, bir toplumun kadınları mutlu değilse, o toplumun huzursuz olduğunu söyledi.

Kadınlarının eğitiminde eksiklik varsa, o toplumun tamamının eğitiminde eksiklik olduğuna değinen Eker, "Kadını bizim hayatımızın en önemli unsuru olarak telakki ediyoruz. Bu nedenledir ki AK Parti kurulduğundan itibaren kadınlarımızın toplum hayatında siyasete, toplum yönetiminde, idaresinde, daha etkin rol alması için bir dizi tedbirler aldık, bir dizi iyileştirmeler yapıldı. Partimiz sürekli kadınlarımızın siyasette aktif bir şekilde rol alması yönünde önemli adımlar attı. Bir çok konuda olduğu gibi bu alanda da öncülük AK Parti'nindir" dedi.

AK Parti'nin millete dayanan, gücünü milleten alan, millete yaslanan bir parti olduğunu vurgulayan Eker, şöyle devam etti:

"Milletin duası ve desteğiyle girdiği bütün seçimlerde birinci olmuş ve 10.5 yıldır Türkiye'ye her alanda önemli mesafeler kattetirmiştir. Biz milletle birlikte, millete hizmet yolunda, hizmeti gaye edinen bir siyasi kadro olarak Türkiye'nin meselelerini çözmek için hep yapıcı olduk, uzlaşmadan yana olduk. Hiçbir kardeşimizi asla dışlayan bir tutum içerisinde olmadık. 75 milyon insanın dili, dini, cinsiyeti, ırkı, mezhebi her ne olursa olsun bu insanları kardeş bilen, hepsine aynı sevgiyle yaklaşan bir siyasi kadroyuz. Çok şükür ilk defa sözü dinlenen, sözüne itibar edilen ve herkesin uluslararası camiada gıpta ile baktığı bir ülke haline geldik. Tabii bundan rahatsız olanlar, rahatsız olacak olanlar olur çünkü bütün meselelerini çözmüş bir Türkiye'nin gücünü daha hangi noktalara taşıyabileceğini onlarda biliyor, biz de biliyoruz. Onun için birileri Türkiye'nin ayağına pranga vurmaya devam ediyor."

Her türlü tezgah, tuzak, çeteler, gizli ve açık komplolara, suikast teşebbüslerine rağmen AK Parti'nin, Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında yoluna devam ettiğini ve her yeni seçimde daha iyi bir noktaya geldiklerini ifade eden Eker, şunları kaydetti:

"Türkiye'nin sisteminden kaynaklanan üç ciddi meselesi vardı. Sisteminin 80 yıl geliştirip beslediği sorunlardı. Ekonomik alanda, enflasyonla boğuşuyordu, vatandaşlarının büyük bir kısmını enflasyon canavarına yem veriyordu. Bugün biz bu canavarı yendik. Türkiye, son 5 yıl içerisinde dünyanın gelişmiş ülkeleri içerisinde debelendi ekonomik krize rağmen, ekonomisini büyütebilen Türkiye, milli gelirini, ihracatını artırabilen dünyanın ender ülkelerinden biri haline geldi. Türkiye'nin inanç ve özgürlüklerle ilgili meselesi. Bunun için Türkiye'nin demokratikleşmesi ve sivilleşmesi gerekiyordu. Bu alanda yine çok önemli mesafeler katedildi. İnsanlar kılık kıyafetlerinden dolayı dışlanıyordu en çok da kadınlarımız, kızlarımız bunun sıkıntısını yaşadı. Üniversite kapılarında utanç manzaraları seyrediyorduk, ikna odaları vardı bunları unutmadık. Bu konuda hala önümüzde mesafe var bunun için halen mücadelemiz sürüyor."

-Kürt sorunu

En önemli meselelerden birinin de Kürt sorunu olduğuna dikkati çeken Bakan Eker, cumhuriyet tarihi boyunca bir kapalı yara şeklinde Kürt meselesinin büyütüldüğünü, beslediğini, 60 yıl boyunca gizli gizli büyüyen bu yaranın son 30 yılda da kanamalı bir hale geldiğini kaydetti.

Bu sürede dökülen gözyaşlarının bütün annelerin gözyaşları olduğunu dile getiren Mehdi Eker, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Bunun en çok acısını Türkiye'nin doğusunda, batısında kadınlar çekti. Bu sorunun çözümü için de 2002'den itibaren adımlar attık, çözümler geliştirdik. Çünkü bu proje çözüm süreci AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın siyasi bütün gücünü ortaya koyduğu, taşın altına sadece elini değil gövdesini koyarak, kendini ortaya koyduğu bir projedir. Bu proje, AK Parti'nin kardeşlik projesi. Bizden önce de iktidarlar ve partiler vardı ama hiçbirinin programında barış içerisinde bu sorunu çözme ilke ve hedefi yoktu. Yeni sorunlar üretmeden bu sorunu çözeceğiz. Siyasi olarak da buna hazır olduğumuzu, bedel ödemek gerekiyorsa, bedel ödemeye de hazır olduğumuzu, tabiricaizse kefenimizi giyerek bunu ortaya koyduk. Onun için burada herkesten çok pay sahibi olan AK Parti'dir. Türkiye demokratikleşmesin, sivilleşmesin eski siyaset devam etsin istiyorlardı. Ama biz bütün antidemokratik çıkışlara, bildirilere karşı dik durduk ve gereken cevabı verdik. Milletimizin değerleri ile barışık bir partiyiz. Türkiye, aylardır silahların sustuğu yeni yüreklerin yanmadığı, yeni ocakların sönmediği bir ortam yaşıyor. Vatandaşlarımız umut türküleri söylüyor, herkes umutlu, bunun barış içerisinde çözülmesini istiyor."

-Gezi Parkı'ndaki olaylar

Bakan Mehdi Eker, sorunların çözümünü istemeyen istisnalar olduğuna değindi.

Onların dışındaki herkeste umut olduğunu anlatan Eker, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türkiye'nin barış sürecini, barış içerisinde başarıyla götürmesi, dünyadaki ekonomik krizlere rağmen ekonomisini ayakta tutabilmesi, IMF'ye olan borucunu bitirmesi belli ki birilerini rahatsız etti. Ne yaparız da Türkiye'ye bir fitne tohumu sokarız, huzursuz ederiz, başını ağrıtırız diye birileri harekete geçti belli. İnsanlarımızın farklı düşünceleri olabilir. Vandalizme yol açmadığı sürece, bunu dönüşmediği sürece, yıkıp yapmaya, zarar vermeye, tahrip etmeye, cana kastetmeye varmadığı sürece duygularını muhalif de olsa ifade etmeye dönük herhangi bir itirazımız yok. Ama eğer iş kaldırım taşlarını söküp kamu mallarını zarar vermeye gidiyorsa, eğer engelli vatandaşlarımıza gelirleri haczedilmiş büfelerin yakılıp yıkılmasına iş vardırılıyorsa, Türkiye'nin ekonomisine zarar vermeye gidiliyorsa, AK Parti il binalarını, ilçe binalarını birileri bazılarının alkışlı destekleri ve gözlerinin önünde yakıyorsa orada Türkiye'ye zarar verme gayesinden başka bir gaye olamaz. Son olaylar AK Parti üzerinden Türkiye'ye zarar vermedir başka bir şey değildir. Başkasının Türkiye'ye ekonomik olarak çökertmeye, zarar vermeye, kamu mallarını tahrip etmeye, ateşe vermeye eğer bu eylemlere iş dönüşüyorsa burada başka bir hesap var. Bu vandalizmdir, yağmadır, yakıp yıkmadır. Bunun hoş görülecek kabul edilecek hiçbir yönü yoktur. 75 milyon insan bütün bu olup bitenleri ibretle izliyor. Vakur, ağır başlı, sessiz, ibretle izliyor. Konuşacağı zaman olacak, vakti gelecek ve o zaman konuşacak."

HABERE YORUM KAT