1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. Kadınlar, Türkiye'nin geleceğini tartışıyor
Kadınlar, Türkiye'nin geleceğini tartışıyor

Kadınlar, Türkiye'nin geleceğini tartışıyor

Hazar Eğitim Kültür ve Dayanışma Derneği'nin Diyarbakır'da düzenlediği, Ortak Geleceğin İnşasında Buluşan Kadınlar konulu toplantı başladı.

A+A-

Hazar Eğitim Kültür ve Dayanışma Derneği'nin Diyarbakır'da düzenlediği, 'Ortak geleceğin inşasında buluşan kadınlar' konulu toplantı başladı. Toplantının açılışına katılan CHP Genel Başkan Yardımcısı SezginTanrıkulu, Türkiye'de eğer bir barış inşa edilecekse bunun kadınlar aracılığıyla olabileceğine inandığını söyledi. BDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan da, Başbakan Erdoğan'ın, "2014'te 3 sandık ve anayasa Cumhurbaşkanlığı seçiminden sonra olabilir" sözlerini hatırlatarak, "Bunu duyduğumdan beri tüylerim diken diken oldu. Değil Cumhurbaşkanlığı seçimi, Ramazan Bayramı'ndan sonrasına bile bırakalamayacak kadar acil sorunlarımız var. Herkesi ikna etmek zorunda değiliz" dedi.

Türkiye'nin farklı kentlerinden yaklaşık 300 kadın, çözüm süreciyle birlikte Türkiye'nin ortak geleceğini tartışmak üzere Diyarbakır'a geldi. Hazar Eğitim Kültür ve Dayanışma Derneği'nin Green Park Otel'de düzenlediği ve 3 gün sürecek toplanının ilk gününe AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Zeynep Karahan Uslu, CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, BDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan, sanatçı Seher Dilovan ile Türkiye'nin çeşitli kentlerinden gelen yaklaşık 300 kadın katıldı. Bazı kadınların, küçük çocuklarını da getirdiği görüldü.

'30 YILDA 40 BİN CAN, 350 MİLYAR DOLAR KAYIP'

Hazar Eğitim Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Ayla Kerimoğlu, Türkiye'nin önemli bir süreçtiğini belirterek, "Yıllar süren çatışma ve şiddet ortamı 40 bin insanımızın kaybına yol açmıştır. Ayrıca yapılan resmi açıklamalara göre çatışma ortamının ekonomik maliyeti 350 milyar dolar olarak ifade edilmektedir. Gencecik yaşında toprağa verdiğimiz evletlarımız da, bu uğurda heba edilen milyar dolarlar da Türkiye'nin olduğu kadar her birimizin de kaybıdır" dedi.

TANRIKULU: BARIŞ ANCAK KADIN MÜCADELESİYLE GELEBİLİR

CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu da, barışın ancak kadın mücadelesiyle mümkün olabileceğine inandığını ifade ederek, şöyle konuştu:

"25 yıl önce Diyarbakır Barosu'nda kadın hakları konusunda mevzuatı anlatacak bir kadın avukat bulamadığımız için bir erkek olarak, kadın hakları konusundaki mevzuatı ben anlatmıştım. Şimdi görüyoruz ki Türkiye ve Diyarbakır'da kadın mücadelesini çok ileriye taşıyan bir ortam var. Ortak barış inşa edilecekse, bu ancak kadın dayanışması ve mücadelesiyle olabileceğini en iyi bilenlerdenim. Eğer Türkiye'de bir barış inşa edilecekse bu kadınlarar aracılığıyla olabileceğine inanıyorum. Üstte yapılan siyasetin dışında altta başka arayış ve siyaset var."

BDP'Lİ TAN: ANAYASA ERTELENMEMELİ, YOKSA TÜRKİYE GİRDABA GİRER

BDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan, Kürtçe olarak başladığı konuşmasına Türkçe devam etti. Türkiye'de, "barış, kardeşlik, ve birlikte yaşam ile birbirimizi sevelim" kelimelerinin içinin boşaltıldığını ileri süren Tan, şunları söyledi:

"Türkiye bir yol ayırımında. Başörtüsü, Cemevi, Kürtçe anadilinde eğitim, Heybeliada Ruhban Okulu açılamadı, yurt dışında onbinlerce kardeşimiz Türkiye'ye gelemedi. Köy, şehir ve kasaba isimlerimiz iade edilmedi, binlerce kardeşimiz cezaevinde, bir sürü sorun var hiç biri çözülmedi. Bundan önce Cumhurbaşkanı farklı zihniyette, askeri vesayet devam ediyor, bürokrasinin vesayeti devam ediyor, yargıda sorunlar var, dış destek yok diye argümanlar önümüzde duruyordu. Bugün bunların hiç biri yok. Demokrasi için hiç bir mazeretimiz yok. '2014'te 3 sandık ve anayasa refarandumu Cumhurbaşkanlığı seçiminden sonra' sözlerini duyalı beri tüylerim diken diken.

Ben dün akşam ABD'den geldim. Oradan takip ettiğim kadarıyla, bunu değil Cumhurbaşkanlığı seçiminden sonrasına bırakmak, Ramazan Bayramı'ndan sonrasına bırakacak kadar lüksümüz yok. Bu kadar acil sorunlarımız var. Herkesi ikna etmek zorunda da değiliz. O yüzden şunu Allah'tan temeni ediyorum; inşallah biran önce doğru düzgün, demokratik bir anayasa yaparız, bu yaz yaparız, gerekirse referanduma gideriz. Ama bunu ertelemeye kalkarsak, oyalamaya kalkarsak, süreci çürütmeye kalkarsak, veya bireysel siyasi ikbalimizi, hedeflerimizi Türkiye'nin hakkı, hukuku, demokrasinin önüne koyarsak, inan çok yazık edeceğiz ve hızla Türkiye, Alah korusun, Allah korusun, Allah korusun, 3 kez söylüyorum. Ortadoğu'daki sorunlarını çözememiş ülkelerin girdabına girmiş olacak."

"Bugün bu acıyı sonlandırmak için buradayız. Herkes ucundan tutacak, katkı sunmak için burdayız. Bugün burada olan insanlar, yaraları yeniden kanatmak için değil, yaraları sarmak, merhem olmak için burdadır. Birileri bu ülkede hep savaşların fatihi olmak istedi ama biz barışın fatihi olmak için buradayız. Gönül yollarımızın tıkanmasına neden olan o ortak haleti ruhiyeyi açabilmek. Bu inanç artık bir güvene dönüştü. Türkiye geleceğine güveniyor, bu işi artık çözeceğine güveniyor."

'BİZ BULAŞMAZSAK, ELLERİNE YÜZLERİNE BULAŞTIRIRLAR'

KAMER sorumlusu Nebahat Akkoç'un, "Biz bu işin içine bütün gücümüzle bulaşmazsak, daha önceki bizsiz yaptıkları işlerde olduğu gibi ellerine yüzlerine bulaştırırlar. Dolayısıyla önümüzdeki bir iki yılı biz buna ayıralım" demesi, salonda gülüşmelere neden oldu.

HABERE YORUM KAT