1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Kadın irade olarak görülmüyor
Kadın irade olarak görülmüyor

Kadın irade olarak görülmüyor

Ortadoğu Kadın Konferansı'nda konuşan PYD Eş Başkanı Asiye Abdullah, Suriye'de yaşanan mevcut sürecin Ortadoğu'nun bugünkü durumunu gözler önüne serdiğini belirterek, “Muhalefetin, demokrasi ve değişim için olması gerekirken Suriye'de muhalifler erkek eli ile alınmış ve kadınlar irade olarak görülmüyor” dedi.

A+A-

Demokratik Özgür Kadın Hareketi'nin (DÖKH), ev sahipliğini yaptığı 1′inci Ortadoğu Kadın Konferansı, “Ortadoğu kadın hareketleri deneyimleri ve son siyasal değişimlerdeki rolü” konulu panel ile dün devam etti.

Panelde konuşan PYD Eşbaşkanı Asiye Abdullah, Suriye'de yaşanan mevcut sürecin Ortadoğu'nun bugünkü durumunu gözler önüne serdiğini belirterek, “Bu direniş kapitalistlere karşı yapılan bir savaştır” dedi. Suriye halkının Baas rejimine karşı uzun yıllar mücadele verdiğini kaydeden Abdullah, Baas rejiminin halk, din, dil ve inançlara karşı tekleştirme çabası içerisinde olduğunu kaydetti. Abdullah, “Bu yüzden Suriye'de devam eden eşitlik, özgürlük ve demokrasi devrimidir. Sorunların çözümü için demokratik barış yollarını tercih ediyoruz. PYD olarak demokratik bir Suriye'nin inşası için, devrimin başlangıcından bu yana devrime öncülük ediyoruz. Temsil ettiğimiz siyasi irade gereği şiddet ve ölüm taraftarı değiliz. Ancak insanlar yaşamlarını yitiriyor. Yurtlarından sürgün olmak durumunda kalıyorlar” şeklinde konuştu.

'Devrime öncülük yapacağız'

İki buçuk seneden bu yana yeni bir paradigma üzerine çalışmalar yürüttüklerini aktaran Abdullah, kurmak istedikleri sistemin ahlaksal bir toplum ve demokrasi eksenli ulus olduğunu belirterek, bu aşamada Suriyeli kadınlara büyük rollerin düştüğünü ifade etti. Suriye'de kadınların her anlamda kadınların önlerinin kapatılmaya çalışıldığını vurgulayan Abdullah, şöyle devam etti:

“Muhalefetin, demokrasi ve değişim için olması gerekirken Suriye'de muhalifler erkek eli ile alınmış ve kadınlar irade olarak görülmüyor. Olacak devrimde kadının rengiyle yer alması önemlidir. Kadının olamadığı yerde devrim olmaz. Bir diğer önemli konu Kürdistan'da kadınların ittifak içerisinde olmasıdır.” Kadınların demokratik anayasa üzerinde projelerinin olması gerektiğine de dikkat çeken Abdullah, söz konusu konferansın tarihi öneme sahip olduğunu vurguladı. Abdullah, konferansta alınacak kararların kadınların gelişiminde önemli katkılarının olacağını söyledi. Suriyeli kadınların hem ulusal devrimi ve hem de kadın devrimi yaptıklarını kaydeden Abdullah, “Kadın sorununu her zaman için birinci sorun olarak ele alacağız. Kadın özgürleşmeden sorunlar çözülmeyecektir. Suriye'deki kadınların ve etnik kimliklerin özgürleşmesi için Kürt kadınları olarak devrime öncülük yapacağız. Kadınlar devrimin tüm alanlarında kendilerini örgütlemişlerdir” dedi.

Tunuslu Ahlem Belhadj, kadınların tüm alanlarda diktatörlere karşı yerlerini aldıklarını belirterek, kadınlar olarak Tunus'ta devrime öncülük yaptıklarını ifade etti. Tunuslu kadınlar olarak 2 yılda çok büyük mücadeleler verdiklerini aktaran Belhadj, 2 yıl önce kurulan kurucu mecliste kadın haklarının anayasal güvenceye alınması noktasında çalışmalar yürüttüklerini kaydetti.

'Sorunlar devam ediyor'

Iraklı Ala Kemal Alî, konuşmasına YNK'yi 36. yılı dolayısıyla kutladığını ve mücadeleye devam etmeleri gerektiğini belirterek başladı. Kadınların ciddi anlamda 1980′li yıllardan bu yana örgütlenerek mücadele yürüttüğünü vurgulayan Alî, çalışan kadınların sorunlarına ilişkin konuşmak istediğini belirtti. Çalışan kadınların çok ciddi sorunlar yaşadığını ve kadın işsiz oranının yüksek olduğunu belirten Alî, “Bunun için önemli çalışmalar yapılmalı. Bunları nasıl çözebileceğimize yönelik tartışmalar yürüterek çözümler üretmemiz gerekiyor” dedi.

Tüm çalışan kadınların benzeri sıkıntılar yaşadıklarına dikkat çeken Alî, kadınların sendikalar üzerinden çalışmalar yürütmeye başladığını, ancak iş yasasında ciddi sıkıntılar yaşadıklarını belirterek, kadınların Ortadoğu ülkelerinde genelde sözleşmeli olarak çalıştırıldıklarını ifade etti. “Kadınların birçok hakkının ellerinden alındığını görüyoruz. Özellikle uluslararası sözleşmelerde elde edilmiş haklarının. Belki Kürdistan bölgesinde olumlu anlamda bazı çalışmaların sürdürüldüğünü söyleyebiliriz. Ancak genel itibariyle sorunlar devam ediyor” diyen Alî, kadınların genelde özel sektörde çalıştıklarını ve hep alt kademelerde çalıştırıldığını, yönetici olamadıklarını belirterek, bu anlamda koşulların iyileştirilmesi ve reformların yapılması gerektiğine dikkat çekti.

'Kadınlar savaşlarda acılar yaşamışlardır'

Filistinli Amal Wahdani, kadın mücadelesinde yaşamlarını yitiren tüm kadınları anarak, kadınların savaşlarda çok acılar yaşadığını anımsattı. Wahdani, “terörle mücadele” adı altında emperyalistlerin Afganistan ve Irak topraklarına girerek, halka acılar yaşattıklarını ifade etti. Yönetimi ve doğal kaynakları ele geçirmek amacıyla yapılan işgallerde acıların yaşandığına dikkat çeken Wahdani, Amerika'nın bölgeyi kontrol altına almak istediğini söyledi. 7 milyon Filistinlinin mülteci olarak başka ülkelerde yaşadığına vurgu yapan Wahdani, Filistinlilerin kendi topraklarına dönmeleri gerektiğini kaydetti. Wahdani, “Halen birçok Filistinli, İsrail hapishanelerindedir. Arap Baharı işgal altındaki Filistin sahillerine gelmemiştir. Henüz ulaşamamıştır” şeklinde konuştu.

'Kadınların çabaları desteklenmeli'

Ürdünlü Amneh Alfalah ise, Ortadoğu'da hassas bir sürecin yaşandığı bu dönemde, Ortadoğulu kadınları bir araya getiren konferansın önemine dikkat çekti. Sakine Cansız ve devrimci kadınların özgürlük için yaşamlarını yitirdiğini ve kendilerini selamladıklarını belirten Alfalah, “Sakine Cansız ve arkadaşları sadece bir halkın bağımsızlığı için değil onuru için de savaştılar. Biz de onlar için bir araya geliyoruz. Leyla Xalid ve diğer devrimci kadınlarla gurur duyuyoruz. Mücadelelerini sürdüreceğiz” dedi. Kadınlar olarak öncelikli sorunlarını tartışmaları gerektiğine dikkat çeken Alfalah, kadın örgütlerinin sosyal alanlardan izole bir şekilde ele alınmasının doğru olmadığını belirterek, tarihi perspektifi içerisinde ele alınması gerektiğine işaret etti. Alfalah, konferans sonunda mutlaka bir mekanizmanın oluşturulması gerektiğine dikkat çekerek, “Konuşulanlar mutlaka pratiğe dökülmeli. Bu konferansta şehitlerin ve bölgedeki tüm kadınların çabalarının birleştirilmesi ve desteklenmesi gerekir. Bu çok önemli. Ortak bir çalışma yapmalıyız. Tüm bölgenin en önemli konusu kadının özgürlüğü ve onurunun geri verilmesidir” dedi.

HABERE YORUM KAT