1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Kadın bedenini teşhir edilenler hakkında suç duyurusu
Kadın bedenini teşhir edilenler hakkında suç duyurusu

Kadın bedenini teşhir edilenler hakkında suç duyurusu

Diyarbakır Barosu, Cizre'de ölü kadınların bedenlerinin teşhir edilmesine ilişkin sorumluların yargılanması için Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundu.

A+A-

Diyarbakır Barosu, Cizre'de öldürüldükten sonra çıplak bedeni teşhir edilen kadın için Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'na sorumlular hakkında suç duyurusunda bulundu. Baro, "Ölüye saygısızlık, halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve aşağılama, kişinin hatırasına hakaret'"gerekçeleriyle yetkililer hakkında kamu davası açılma talebinde bulundu.

Diyarbakır Barosu adına suç duyurusunda bulunan Başkan Vekili Avukat Ahmet Özmen, hayatını kaybetmiş henüz kimlikleri tespit edilememiş iki kadın cesedini sokak ortasında soyarak, çıplak bedenlerinin görüntülenerek teşhir edilmesi, cenazeye işkence ve saygısızlık yapan bu durumu fotoğraflayıp yayınlayan görevliler hakkında dilekçe verdi. 

Cumhuriyet Başsavcılığı'na yapılan başvuruda şu gerekçeler sunuldu:

"10 Şubat tarihinde Şırnak'ın Cizre İlçesinde öldürülen iki kadına ait cesedin sokak ortasında güvenlik görevlileri tarafından soyulup, fotoğraflanarak sosyal medya üzerinden/elektronik çıplak bedenleri teşhir edilmiştir. Cizre İlçesinde 14 Aralık 2015 tarihinden itibaren sokağa çıkma yasağı uygulandığından bahisle sivil ya da başkaca bir kişinin olay mahallinde bulunma ve resimleme ihtimali bulunmadığından aynı görevliler tarafından bu gayrı insani ve suç oluşturan muamele görüntülenmiştir. Bu görüntüler bizzat görevliler tarafından sosyal medya üzerinden/elektronik üzerinden kamuoyuna yayıldığı düşünülmektedir.

Türk Ceza Kanunu 130/2 maddesi, bir ölünün ceset veya kemiklerine tahkir edici fiillerde bulunan kişinin cezalandırılacağı, yine Türk Ceza Kanununun 216 maddesi halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama fiilini hapis cezasıyla cezalandırılması öngörülmüştür. Güvenlik görevlilerinin elektronik ortamda ulaşılabilen fotoğraflar suç işleme saiki ile çekilmiş, ölüye hakaret ve ölen kişinin kimliği üzerinden toplumun bir kesimi olan Kürt vatandaşların tahrik ve aşağılamanın amaçlandığından kuşku bulunmamaktadır."

'Sorumluların derhal cezalandırılması gerekmektedir'

Suç duyurusunda, suç ve şiddet eylemleriyle mücadelenin yasal hükümler çerçevesinde ve hukuka uygun yapılması gerektiğinin altını çizilerek, özellikle Kürt meselesi bağlamında 1990'lı yıllarda benzer uygulamaların toplumda derin yaralara sebebiyet verdiğini ve Kürt meselesinin çözümünü güçleştirdiği belirtildi. Siyasal iktidarın her fırsatta bu ülkede 1990'lı yıllarda yaşananların bir daha tekrar etmeyeceğini vurguladığı suç duyurusunda, "Bölgede son aylarda yaşanan hak ihlalleri 1990'lı yıllardaki uygulamaları aratmayacak boyutlara ulaşmıştır. Şüphelilerin, yapmış olduğu gayrı insani ve aşağılayıcı muamele ile Cizre halkına ve Kürtlere bir mesaj verilerek toplumun aşağılanarak tahrik edilmeye çalışıldığı açıkça anlaşılmaktadır. Benzer durumların bir daha yaşanmaması için şüpheliler hakkında derhal bir soruşturma başlatılarak veya başlatılan soruşturmanın hızla sürdürülerek sonuçlandırılması ve yasal hükümlerin etkili şekilde uygulanarak sorumluların cezalandırılması gerekmektedir" denildi.

Diyarbakırlı kadınlar, teşhir edilen kadın bedeninden utanmadıklarını, utanması gerekenin devlet olduğunu dile getirdi. Dicle Haber Ajansı’na (DİHA) konuşarak, kadınların zulme karşı mücadeleyi büyüteceğini vurgulayan Pembe Özgen (43), "Kürt kadınları mücadele ettiği ve devrime öncülük ettiği için korkuyorlar. Bu nedenle Kürt kadınları katlediyorlar. Ama bizi bu şekilde vazgeçiremezler. Daha fazla direneceğiz ve daha çok alanlarda olacağız. Onlar bizi katlettikçe biz daha çok mücadele edeceğiz" dedi.

'Teşhir onların ayıbı'

Kürt kadınlarının güçlü bir iradeye sahip olduğunu söyleyen Esma Duman, Rojava devrimine öncülük eden Kürt kadınlarının dünyaya bu iradeyi gösterdiğine işaret ederek, "Kürt kadını korkmaz, önüne koyduğu her şeyi yapar. Kürt kadınının büyük direnişinden korktukları için bu kadar Kürt kadınına saldırı var. O yüzden bedeni teşhir ediliyor. Bedenlerimizle bizi utandırmaya çalışıyorlar ama o onların ayıbıdır" diye konuştu.

'Bizden korksunlar'

"Utanması gereken birisi varsa o da Erdoğan'dır" diyen Duman, kadınların yapılan vahşet karşısında daha fazla güçleneceğini ve mücadelesinden asla vazgeçmeyeceğini söyledi. Duman, "Kürt kadınını kimse durduramaz. Kürt kadınının gücü bellidir, korksun bizden. Biz daha çok güçleneceğiz. Bütün kadınlar birlik olup Erdoğan'ın karşısında dursun. Çocuklarımız ölürken biz oturmamalıyız. Nasıl Kobanê'yi DAİŞ'ten temizlediysek, Sur'a da sahip çıkacağız. Sur'u da Cizre'yi de işgalcilerden temizleyeceğiz" ifadesinde bulundu.

 

'Boyun eğmeyeceğiz'

 

Zulüm eden devletten korkamadıklarını söyleyen Sultan Çelik, kadınlara "sokaklara çıkın" çağrısı yaparak, "Biz asla devletten korkmuyoruz. Bu kadınının değil devletin ayıbıdır. Türk devletini kınıyoruz. Biz kadınlar sonuna kadar direnecek. Devlet iyi bilsin ki kadının gücü azalmaz. Korkumuz yok biz hep sokaklardayız, tanklarının, toplarının ortasındayız. Boyun eğmeyeceğiz asla. Tüm kadınlar sokaklara çıksın, çalışmalarını arttırsın. Bugün bunu yapmasak ne zaman yapacağız?" dedi.

 

'Kürt kadını zulme karşı ayakta ve alanda olacak'

 

Devletin Kürt kadının devrime öncülük eden ruhundan,  mücadelesinden korktuğu için katlettiğini ve bedenini teşhir ettiğni ifade eden Ferda Sürme ise "Bize bu tür saldırılarla geri adım attıramazlar. Kürt kadını zulme karşı ayakta ve alanda olacak. Devlet bizim bedenimizi soyarak teşhir etti. Ama biz de onun bu vahşeti karşısında mücadeleyi yükselterek cevap vereceğiz. Mücadelemizle onun vahşetini teşhir edeceğiz" diye konuştu.

 

(Mahmut Oral)

Bu haber toplam 792 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT