İşte Herşeyiyle Şark Bülbülü CELAL GÜZELSES

İşte Herşeyiyle Şark Bülbülü CELAL GÜZELSES

24 Eylül 2008 15:01

Celal Güzelses(Bölümü düzenleyen Hayri Yoldaş)

  Hayatı :   Celâl GÜZELSES 1899 yılında Diyarbakır’da doğdu. Babası derviş Halil, AnnesiLütfiye Hanım’dır. Eşi Nevriye Hanım, Çocukları Erdem, Ahmet, Haluk, Ahmet Cevdetve ikide kızı vardır.    Babasının vefatından sonra mahalle mektebine başlar. 1. Dünya Savaşı sırasında rüştiyelerin kapanmasıyla öğrenimini tamamlayamaz 1913 ve 1921 yılları arasındaUlu camiî’ de müezzinlik görevi yapar. Daha sonra askere alınır. Lice’de askerlik görevini ifa ettikten sonra 29.06.1924’te Diyarbakır Valiliği Evrak Kalemi ‘Tevzi Memurlu-ğu’  nda göreve başlar. 11.01.1925 ‘ te katipliğe yükselir. 1929’da ‘Özel İdare Memur-luğu’ evrak memurluğuna atanır.    O yıllarda en gözde teknolojik akım gramafon ve taşplâk’lardır. 1930’ lu yıllarda Diyarbakır’da veteriner olarak görev yapan sinema ve tiyatro sanatçısı Altan KARIN-DAŞ’ın ağabeyi KARINDAŞ Mahmut, cıvar illerden şehre yerleşen ve genellikle seyyar satıcılıkla uğraşan kişileri yakından izleyerek ve satış anında konuştukları yöresel şive-yi (köy şivesini) inceleyerek bunları esprisel bir şekilde plâğa okur. Örneğin; Bizim şehirde ‘marul’ diye isimlendirdiğimiz bir yeşil sebzeyi köyden gelen satıcı vatandaşımız‘Has…Has’ diye satışını yaptığında, bu şive sanki tüm Diyarbakır’ın diliymiş gibi KARINDAŞ Mahmut’a malzeme olmuş ve kendi sesiyle plâklara esprisel bir şekilde okuyup bunları ilimize mal etmeye başlamıştı.   İstanbul’da bu plâklardan birini tesadüfi dinleyen, dönemin Bayındırlık Bakanı Fevzi PİRİNÇÇİOĞLU bu duruma oldukça tepki gösterir. Bu medeniyet beşiği ilin, bir şairler,ozanlar, edebiyatçılar ilinin böyle tanıtılmasına gönlü razı olmaz ve dinlediği o plâğı Oanda kırma noktasına gelir.   Ardından Celâl Bey’i İstanbul’a plâk okuması için davet eder. Celâl Bey Diyarbakır’dan İstanbul’a araç olmadığı için önce tenezzühle Mardin’e oradan da Suriye’den gelen trene binerek İstanbul’a varır ve Fevzi PİRİNÇÇİOĞLU ile buluşu. (Cahit Sıtkı TA-RANCI bir mektubunda dayısı Fevzi PİRİNÇÇİOĞLU’ nun Celal Bey’e plâk doldurmaaşamasındaki yardımlarından bahseder) Fevzi PİRİNÇÇİOĞLU, Celâl GÜZELSES’ in geldiğini bildirmek üzere Dolmabahçe Sarayı’na gider. Kapıyı çalıp girdiğinde kalabalık bir saz ve ses heyetiyle karşılaşır Fevzi PİRİNÇÇİOĞLU Atatürk’e; Paşam Diyarbakır’da dinlediğiniz o genci getirdim. ‘ Paşa; O’ halde hemen al buraya getir. ‘ der (Ata-türk  2. Ordu Müfettişliği görevinde iken Celâl Bey’i dinlemiştir. Olay şöyle gelişir;Lise çağlarında Celâl Bey arkadaşları ile Gazi Köşkü’nde (Sem’an Köşkü) şarkısöylerken bir askerin kendilerine doğru geldiğini görünce kaçmaya çalışırlar; ama asker usulca; ‘Telaşlanmayın, sadece şarkı söyleyen kimdi, ben ona bakmaya geldim,’der.Arkadaşları Celâl Bey’i gösterince asker Celâl Bey’e dönerek; ‘sesiniz Mustafa Kemal’e kadar geldi ve o sesin sahibini getir.’ diye beni gönderdi. Celâl Bey gider Ata-türk ile orda tanışır ve huzurunda türkü söyler. Atatürk Celâl Bey’in sesinden oldukça etkilenir.)

                                              Fevzi PİRİNÇÇİOĞLU Celâl Bey’i alır ve Dolmabahçe Sarayı’nda Atatürk’ün huzurunaçıkarır. Atatürk Celâl Bey’i alıp yanına oturtur ve meşk anındaki heyete sorar;’İçinizde bana bir şark gazeli okuyabilen varmı?’ diye sorar ses çıkmaz Celâl Bey’e dönerek ‘sen oku’  der. Celâl Bey orda ‘Felek Gayet Dönek Dünya ise Celladı Müthiştir’ gazeliniokur, ardından Celâl Bey’e ; ‘şimdide bana bir İstanbul gazeli oku der’. der;Celâl Bey:Aldı Zihr-i Tiğıne’ gazelini okur ve güzel türkülerin sıralandığı uzun bir konser başlar.Konserin ardından Atatürk saz ve söz heyetine dönerek ben burada Celâl Bey’e sesiyle ilgili bir unvan vermek istiyorum. ‘Şark Bülbülü’  ve ‘Dicle Bülbülü’ diye iki şık ortayasürer, büyük bir çoğunluğun oyu da alınarak ‘Şark Bülbülü’ unvanında karar kılınır, veAtatürk Celâl Bey’e dönerek; ‘sen bundan böyle Şark Bülbülü’ sün git hemen plâklarını oku ve üzerine de öylece yazdır.’ der. Celâl GÜZELSES okuduğu birbirinden güzeleserlerle adeta karındaş Mahmut’a işte Diyarbakır kültürü budur dercesine ününü tümyurda duyurur. 1934 yılındaki soyadı kanunu’nda sesinin güzelliği vesilesiyle GÜZEL-SES soyadını haklı bir gururla almış ve ‘Şark Bülbülü’ Celâl GÜZELSES olmuştur. CelâlBey İstanbul’da kalması için ikna edilemez ve tekrar Diyarbakır’a döner. Ancak Plâk yapma nedeniyle İstanbul’a gidip gelmekteydi.

   SAHİBİNİN SESİ ŞİRKETİ’ NİN Celâl GÜZELSES’E GÖNDERMİŞ OLDUĞU MEKTUP

                                            SAHİBİNİN SESİ                               VAHRAM GESAR VE ORTAKLARI                          İstiklal Caddesi, 302, Beyoğlu-İstanbul

SAHİBİNİN SESİ                                                                       telegr:KEUPEKKELVİNATÖR                                                       -----------      Telefon:44934SPARTON                     SİCİLLİ TİCARET:12483ELEKTROLÜXİNSULİTESKANDİA                                                          İSTANBUL..19  Temmuz 1948                                                         Bay Celâl GÜZELSES                            Özel İdare Yazı İşleri Mümeyyizi                            Diyarbakır

                     Bugün elimize geçen tarihsiz mektubunuza karşılıktır.Plâklarınızı ekseriye İstanbul’da geçirdiğiniz mezuniyetiniz esnasında doldurmaktaolduğunuzu tabi hatırlarsınız.                      Son mektubunuzda bildirdiğimiz gibi bundan böyle her sene plakimla edileceğine göre  bu kere 2 plak için yalnız 400.-lira ilave etmenin bizim içinçok ağır olacağını takdir edersiniz. Her iki tarafın menfaatlerini göz önünde tutarakşu şekli daha münasip bulduk: Masraflar size ait olmak üzere beher iki yüzlü plak için vergi dahil (10) kuruş ve ileride tahakkuk edecek hakkı sanat hesaplarına mahsuben200.- lira avans verilmesi.                       İntihap edeceğiniz fevkalade eserlerinizle neticeden memnun olacağımıza emin olduğumuzu bildirir, İstanbul’da fazla vakit kaybetmemeniz için hareketinizin tel’le bildirileceğini ilave eder, cevabınıza intizaran, saygılarımızı sunarız.         

          Celâl Bey’in Mûsıki Çalışmaları.

               22 Haziran 1943 22 yılında şimdiki altıncılar çarşısı’nda Diyar-bakır Halk Mûsıki Cemiyeti’ni kurarak başına geçti ve mûsıki çalışmalarına musıkiseverleri etrafına toplayarak başladı. ‘Şehir Halk Konserleri’  ‘Cıvar İllere Konser’ve Dicle Talebe Yurdu yararına ‘Ankara Konserleri’  gibi etkinliklere başladı. Her konseri büyük bir ilgi ve izdihamlarla izlendi. Ankara ve İstanbul’da radyo proğramlarına konuk edildi, Diyarbakır mûsıkîsinden örnekler sergiledi.         1930 yılına kadar aynı zamanda Halkevi Mûsıki Şefliği’ ni de büyük bir başarı ile yürüttü. 12 Haziran 1939 Pazartesi günü verdiği Halk Müziği konserine o zamanın nüfusu göz önünde bulundurulursa 1159 izleyici toplamasıyla adeta bir rekora imza attı, gittikçe izleyicileri artıyor ve Celâl GÜZELSES sevgisi tüm yurda yayılıyordu. Sivas, Elazığ, Malatya, Şanlıurfa illerinde plakları adeta kapışılıyordu. Sınır komşularımız Suriye ve Irak’ta bir plâğı 1 ile 5 altına alıcı buluyordu ve tabiri caizse yok satıyordu, böylece Celâl GÜZELSES’in ünü yurt dışına taşmaya başlamıştı. Iraklı sanatçıHasan CEZRAVİ, Celâl Bey’i görmek için Diyarbakır’a gelir ve üç gün meşk ederler daha sonra Celâl Bey’i konser vermesi için Irak’a davet eder. Celal GÜZELSES Suriye veIrak konserlerine yalnız katılmıştır ve Halep treniyle direk İstanbul’a gidişini anlatır.          Dicle Talebe Yurdu yararına yaptığı Ankara konseri son konseri olmuştur.Celâl GÜZELSES terli şekilde sıcak vucutla çıktığı konserden Ankara’nın soğuk ve serthavasına dayanamaz orda feci şekilde üşütür. Zamanın ulaşım şartları da ekleninceDiyarbakır’a hayli bitap düşmüş olarak döner. Doktorların uğraşı çare olmaz çünkühastalık ilerlemiş ve ateş sonucu menenjite çevirmiştir. Üstadın keman sanatçısıHüsnü İPEKÇİ’ nin yurt dışından getirttiği ilaçlarda tesir etmez ve Şark Bülbülü 1 Şubat’ı 2 Şubat’a bağlayan gece 1959 tarihinde Diyarbakır’daki evinde hakkın rahmetine kavuşur. Cenazesi Müezzinlik yaptığı Ulu Camiî’ den defnedileceği Mardinkapı mezar-lığına, bir insan seli eşliğinde saatlerce omuzlarda taşınarak götürülür. Mezarı Diyarbakır Mardinkapı mezarlığı girişinin sol tarafındadır.

 EKTİM EVLEK EVLEK        Yöre :                                                                Kimden Alındığı:      Diyarbakır                                                          Celal GÜZELSES                                                                                                                                                                                                       

 

                    Oğul....Gül ektim evlek evlek                     Ah ......Dadandı kara leylek                                            Yazı beraber ettik                                 Kışa ayırdı felek                                 Aman garibem, aman garibem (aman)6                                      (Taksim)                   Oğul......Gül ektim gül bitti mi                  Ah oğul..yare haber gittimi                                 Duydum ki yar evlenmiş                                 Başı göğe yettimi                                 Aman garibem aman garibem(aman)6

 

                          NOT:Plağa okuyamadığı 40 eserden biri                                           

 

Not: Bu bilgiler, www.bilinmeyendiyarbekir.com Sitesinden Özel izinle alınıp kullanılmıştır.

Okunma Sayısı : 6597
DİĞER HABER BAŞLIKLARI

PUAN DURUMU

1.Medipol Başakşehir1293030
2.Beşiktaş1284028
Detaylı Puan Tablosu>>
Copyright ©2007 Diyarın Sesi. Tüm hakları saklıdır.
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Yazılım: CM Bilişim - Görsel Tasarım: Capitol Medya
<-- end Facebook video code--> <--end kaynak-->
Yukarı Çık