
İşte Adam gibi adam Ziya Doğan (Röportaj)
28 Ekim 2009 11:10Diyarinsesi org spor editör ve yazarımız Yılmaz Börükoçin ile Haber Editörümüz Faruk Şimşek siz okuyucularımız için Ziya Doğan ile çok zevkli bir röportaj gerçekleştirdik.
ZİYA DOĞAN, o bir futbol emekçisi. Başarılı bir futbolculuk kariyerinin ardından teknik direktör unvanıyla Anadolu klüplerinde çalışıp, kısıtlı imkanlara rağmen çalıştığı klüplere önemli başarılar kazandıran İdealist bir Teknik Adam.
Şimdilerde Diyarbakırspor'un teknik direktörlüğünü yapıyor. Sadece 2 sözleşmeli oyuncusu bulunan Diyarbakırspor'u adeta yoktan var edip, yeni bir takım kurarak ligde geride kalan 10 hafta sonunda takımına kazandırdığı 12 puanla kentin ve Diyarbakırspor taraftarlarının saygınlığını kazanıyor.
Diyarinsesi org spor editör ve yazarımız Yılmaz Börükoçin ile Haber Editörümüz Faruk Şimşek siz okuyucularımız için Ziya Doğan ile çok zevkli bir röportaj gerçekleştirdik.
Y.Börükoçin: Yıllardır Türk futboluna futbolcu ve teknik adam olarak hizmet veriyorsunuz.Önemli klüplerde,önemli başarılara imza atarak takdir edilen bir isim oldunuz.Futbola nasıl başladınız? Futbolculuk geçmişinizden ve teknik adamlık kariyerinizden bize bahsedermisiniz?
Ziya Doğan:İstanbul genç karmasına okuldan aynı lisede okuduğum bir arkadaşımın sebep olması ile bir idmana çıktım.O zamana kadar da henüz bir lisansım yoktu.İstanbul amatör küme takımlarından olan Çapa spor klübünden Muzaffer abi dediğimiz bir yönetici o gün beni o idmanda seyretmiş ve beğenmiş,idmandan sonra bana hemen gel imza at dedi ve vefa stadının tribünlerinde o gün imzayı çapa klübüne atmış oldum.Ben çapanın oyuncusu oldum,idmanlara çıktım fakat hiç maç oynamadım çünkü ölü bir sezondu ve ben bu arada aynı zamanda İstanbul genç karması ile idmanlara devam ettim ve bir gün Beşiktaş ile özel bir maç yaptık o maçta Serpil Hamdi Tüzün beni gördü ve hemen o gün Beşiktaşa transfer oldum.fakat orada da resmi maç oynayamadım çünkü yaşımın küçük olması ve o günkü yönetmenliklere göre 18 yaşımı doldurmadığım için Beşiktaş takımına transferim mümkün olmuyordu , yaşımın dolması ve İstanbul dışında bir klüpte oynamam gerektiği için Beşiktaş beni Ankara Demirspora 6 aylığına kiralık sözleşme yaparak verdi.6 ay orada oynadıktan sonra Beşiktaşa döndüm 1,5 sene genç takımda oynadıktan sonra 1978-1979 sezonunun ikinci yarısından sonra Beşiktaş profesyonel A takımında oynamaya başladım.Aralıksız olarak genç takımla beraber 12 yıl Beşiktaşta oynayıp daha sonra Ankaragücü ne transfer oldum.2 yıl Kocaelispor,1 yılda Zeytinburnuspor da oynadıktan sonra Beşiktaşta jübile yaptım.Jübile yaptıktan hemen sonra Beşiktaş’tanda hocam olan Adnan Dinçer İstanbulsporu çalıştırıyordu , gel yardımcı antrenörüm ol dedi ve 8 yıl boyunca Adnan Dinçer’in yardımcılığını yapıp onun istifasından sonra İstanbulspor’dan bende istifa ettim ama o zaman ki İstanbulspor başkanı Cem Uzan seni bırakmayız dedi ve Adnan Dinçer hocamda devam etmemi isteyince Kadri Aytaç’ın yardımcısı olarak İstanbulspor’da yardımcı hocalığa devam ettim.İstanbulspor’da şampiyon olduk ve o zaman Dünyaca ünlü Hollandalı teknik adam Leo Benhaker İstanbulsporun başına geçince onun yardımcılığını yapıp sırasıyla Herbert Neumann,Saffet Susiç gibi teknik adamlar ile çalışıp daha sonra Uzan Grubunun bir başka takımı olan Adanaspor ligde zor durumdaydı,teknik direktör istifa etmişti ve İstanbulspor’da yardımcı hoca iken Uzanlar bana git bu takımın sana ihtiyacı var dedi bende ligin bitmesine son 5 hafta kala Adanaspora gittim 3 galibiyet 2 beraberlik alarak takımı ligde bıraktık.Yeni sezon ile birlikte İstanbulspor’da Teknik Direktör olarak başladım,ardından Beşiktaş’ta Nevio Scala’nın yardımcılığına getirildim.Beşiktaş’tan ligin bitmesine 8 hafta kala Nevio Scala’nın ayrılmasından sonra yönetici İbrahim Altınsay kalan haftalara benimle devam etmek istediklerini söyledi fakat ben Scala’ya haksızlık yapıldığı kanısında olduğum için görevi kabul etmeyip Beşiktaş’tan ayrıdım.
Sonra Malatyaspor’da görev yaptım ilk sezonda Malatyaspor ligde tutup bir sonraki sezon UEFA Kupasına katıldık,çok ucuz paralara çok başarılı olan güzel bir takım kurmuştum,hedefim Malatyasporu Şampiyonlar ligine çıkaracak bir kadro kumaktı fakat üzülerek gördümki Malatyaspor yöneticilerinde hedef yoktu ve bende hedefi olmayacak bir takımda görev almak istemeyeceğimi yöneticilere 4 hafta önceden söyleyerek kendilerine hoca aramalarını ilettim ve o sezonun devre arasında karşılıklı anlayışla Malatyaspor dan ayrıldım.sonra Trabzonspor’dan teklif gelince Trabzonspor ile anlaştım ve takımı o sezon şampiyonlar ligine katılmaya hak kazandı,şampiyonlar liginden elendikten sonra Trabzonspordaki görevimden ayrılıp Gençlerbirliği ile anlaştım Gençlerbirliği Başkanı İlhan Cavcav ‘’bu sezon takımı ligde tut,gelecek sezon şampiyon kadro kuracağım’’ dedi ve o sezon ligin altında bulunan gençlerbirliğini alıp ligi 5.sırada tamamladık.Yeni sezona başlarken bırakın takımı güçlendirmeyi takımdan 6 tane as futbolcu satılıp yerlerine o zaman Gençlerbirliği Oftaş spor’dan oyuncu alma yoluna gidildi ve 3 trilyon civarında bir bütçeyle takım kuruldu ve ben ordan’da yine 4.haftada ayrıldım.Malatyaspor başkanı Hikmet Tanrıverdi ısrar edince kıramayacağım bir insan olduğu için tekrar Malatyaspor,ardından tekrar Trabzonspora döndüm ve ligi 4.sırada bitirdik ve sonraki sezon ligin 9.haftasında oynadığımız bir Beşiktaş maçı sonrası görevi bıraktım ve 1,5-2 yıla yakın bir süre takım çalıştırmayı uygun görmedim.Sonrasında Diyarbakırspor’dan tklif alıncada memnuniyetle kabul edip tekrardan çalışmaya başladım.
Y.Börükoçin: 2 yıl gibi bir süre takım çalıştırmayı düşünmemenizin sebebi neydi?
ZiyaDoğan:Esasında takım çalıştırmayı istemememin nedeni dinlenmek istememdi.Arada birkaç takımdan teklif geldi fakat bazı takımlar ile anlaşamadık, bazı takımlarlada hedeflerinin olmaması nedeniyle anlaşmayı ben uygun bulmadım.
Y.Börükoçin:Diyarbakırspor ile anlaştıktan sonra çok sıkıntılı anlar yaşadınız.Kamp dönemi sıkıntılarla geçti ve lige tam anlamıyla hazır olarak giremediniz bu süreci bize biraz anlatırmısınız?
Ziya Doğan: Diyarbakırspordan teklif geldiği zaman oturup şartları konuştuk,bazı şeyleri masaya yatırıp gerekli sözleri yönetim kurulundan alınca Diyarbakırspordaki görevime başladım.Hemen akabinde takım kamptaydı ve bende hemen kampa katıldım.Kampta sadece 2 sözleşmeli oyuncumuz Barış Ataş ve Fevzi Tuncay dışında genç takımdan ve çeşitli 2 ve 3.liglerden denemeye alınıp kampa getirilen 25 kişilik bir takım buldum.sonrasında her güne birer, ikişer bildiğim ve tanıdığm bonservisi elinde olan oyuncuları kadromuza katarak kısa süreli bir kamp yapmaya çalıştık.Transfer ettiğimiz yabancı oyuncuları bile bonservisi elinde olan ve ucuz maliyeti olan oyunculardan seçtik.Ligin ilk maçı olan Ankaragücü maçına forvetsiz olarak ve tam hazır olmadan çıktık ve sahadan beraberlikle ayrılıp bir sonraki haftaya yine aramıza birkaç futbolcu daha transfer ederek Trabzonspor deplasmanından galip geldik.Ardından Fenerbahçe maçında sahamızda yaşadığımız olumsuz hadiseler ve mağlubiyetten sonra üstüne bir de 2 maç ceza aldık.Yinede bugün itibariyle sezon başı kampı görmeyen bir takım için başarılı bir dönem geçirdik diyebilirim.
Y.Börükoçin: Her şeye rağmen Diyarbakırspor ligde geride kalan 10 maçın sonunda 12 puanlı 3 takımdan biri olarak averajla 13.sırada yer alıyor, siz bu 12 puanı yeterli görüyormusunuz?
Ziya Doğan:Lig başlarken kimse Diyarbakırsporun 10 maçta 12 puan alacağını beklemiyordu.Bakın şu an 10 maç sonunda 12 puanımız var ve 15 puanlı Trabzonspor ile aramızda sadece 3 puan var.Tabi biz başarı çıtasını yukarılara çekince ve beklenenin ötesinde başarılı olup puanları toplayınca Diyarbakır’dada taraftarlarımız daha iyisini istemeye başladılar.
Y.Börükoçin: Hocam taraftarların ve kentin bu başarının daha yükseklere çekilmesini istemesi ve toplanan puanların daha fazlasını istemesinin tek nedeni sizsiniz.Sizin takımın başında bulunmanız Diyarbakırspor taraftarına müthiş bir güven aşılıyor ve kentte size karşı çok büyük güven duyuluyor.Ne demek istersiniz?
Ziya Doğan: Sağolsunlar,bu beni çok mutlu ediyor.Esasında bana karşı duyulan bu güven çalıştığım her takımda oluştu,çalıştığım her yerde halk bana çok güvendi.Diyarbakırspor Camiası ve Taraftarlarımızın bu güvenini burada olduğum sürece boşa çıkarmamak için çalışıyorum ve çalışmaya devam edeceğim.
Y.Börükoçin
- 10 haftalık lig mücadelesi geride kaldı.Geride kalan 10 haftanın genel bir analizini yaparmısınız?
- Ligde sürpriz takımı varmı?
- Şampiyonluk yarışını nasıl görüyorsunuz?
Ziya Doğan:Ligi değerlendimek için erken haftalarda bulunuyoruz.Ama yinede zevkli geçen bir lig yaşıyoruz.ligin Sürpriz diye bileceğim bir takımı olarak Bursasporu gösterebilirimiyi bir çıkış yakaladılar Ertuğrul hocayı tebrik ediyorum,inşallah devamını getirir.Bunun dışında Galatasaray başarılı,ama lig başından beri yere göğe sığdıramadıkları hocalarını şu anda eleştiriyorlar.Fenerbahçe’de Daum’u başarılı buluyorum,elindeki malzemeyi kullanmayı çok iyi biliyor,elindeki teknik kapasitesi yüksek oyuncuları koşturmayı çok iyi beceriyor.Beşiktaş geçen yılki oyun yapısını bozdu ama şu andaki durumları iyi,başlarında tecrübeli bir hocaları var ve iyiye gideceklerine eminim.Trabzonspor benim beklentilerime cevap vermiyor,ben bu sene Trabzonspordan epeyce umutluydum.Ellerinde iyi bir kadroları var,iyi bir potansiyelleri mevcut onlarında düzeleceklerine inanıyorum.
Y.Börükoçin: Hocam peki Diyarbakırspor’un şu anki durumunu göz önünde bulundurarak bu paralelde diğer takımların değerlendirmesini yaparmısınız? Diyarbakırsporu ligde hangi kategoriye koyuyorsunuz?
Ziya Doğan: Diyarbakırspor eğer bu kadar olumsuzluk yaşamasaydı,iki maç ceza almasaydı ve golcü oyuncumuz Tazemeta sakatlanıp takımdan uzak kalmasaydı Diyarbakırspor şu an ilk beşin içerisinde yer alacaktı ve kesinlikle yerimiz üst sıralar olacaktı.Bakın Gençlerbirliği maçımız kazanmamız gereken bir maçtı ve çıkıp iyi mücadele ederek maçı kazandık.Ama İstanbul Büyükşehir Belediyespor,Manisaspor ve Denizlispor maçları yüzde yüz kazanacağımız maçlardı fakat beceriksizlik vede şansızlık eseri sadece bu maçlardan 2 puan çıkartabildik.Eğer o maçları kazansaydık 19 puanla çok iyi bir durumda olacaktık ama yinede dışarıdan bizi takip eden çevrelerin bizi başarılı bulduğu gibi bende elde ettiğimiz 12 puanı yaşadığımız sorunları da göz önünde bulundurarak takımımı başarılı buluyorum.Çünkü lig başlamadan kime sorsanız ilk 7 veya 8 hafta bu takım sıfır puan çeker diyorlardı ama biz o haftaları hem ceza almamıza rağmen hem de maddi sorunları üst seviyede yaşamamıza rağmen az kayıpla atlattık.Yönetim kurulunun sorunları çözmedeki çabalarını hep takdir ettim,onların sorunları çözme adına gösterdkleri bu çabalar benimde onlara güvenmeme sebep oldu.Ama gelinen noktada açıkçası sorunlarımızın çözülmesini ve somut gelişmelerin yaşanmasınıda dört gözle bekliyorum.
Y.Börükoçin: Takıma verilen 2 maç ceza ve size Bursaspor maçında verilen 3 maç ceza takımı ne yönde etkiledi? Futbolcular bu cezalardan dolayı önemli ölçüde etkilendiler mi?
Ziya Doğan: Aslında bu yanlış bir düşünce.Benim ceza almam futbolcuyu etkilemez,etkilememeli.Tamam oyuna müdahale etmek istiyorsun edemiyorsun imkanlar tamamen kısıtlanıyor,Bende uzun yıllar futbol oynadım,futbolcu maça çıktığı vakit klübede kim olmuş ona bakmaz bile onun için benim ceza almam futbolcuları etkilememiştir diye düşünüyorum etkilemişse bile bu o futbolcuların profesyonelce düşünmediğini gösterir.Futbolcu her halükarda maçta aynı özveriyi klübeye bakmadan gösterebilmelidir.Ama takıma verilen ceza takımı etkiledi çünkü evimizde oynamamız gereken bir maçı seyircisiz,bir maçı ise cezamız nedeni ile Adana’da oynamak zorunda kaldık,ev sahibi olma avantajımızı yitirdiğimiz gibi taraftarımızdan da yoksun mücadele etmek zorunda bırakıldık.Ama şunu belirtmeden geçemeyeceğim,Futbol hayatımda bile üzülmediğim kadar üzüldüm ceza almama.Bin kere söyledim bin kez daha söylüyorum hakeme küfrettiğim iddia edildi,yanına bile yaklaşmadığım bir hakeme nasıl küfür edebilirim? Neyse artık oraya takılıp kalmak istemiyorum.Gençlerbirliği maçı ile cezam sona erdi ve artık önümüze bakacağız.
Y.Börükoçin
- Yönetim kurulu ile uyumunuz nasıl? Diyarbakırspor ile anlaşırken Yönetim Kurulu ile belirli bir bütçe konusunda uzlaştınız.Klübün şu an içinde bulunduğu ekonomik sorunlar size söz verilen ve üstünde uzlaştığınız bütçeden sapmaya neden oldu mu?
- Yaşanan maddi sıkıntılar takımı ne yönde etkiliyor? Bu sorunlar futbolcular ile aranızda bir sorun teşkil ediyormu? Ve sorunlar karşısında yerli oyuncular mı yoksa yabancı oyuncular mı daha çok etkileniyor?
Ziya Doğan:Yönetim kurulu ve başkanımız bana anlaştığım vakit belirli bir bütçe ortaya koydular bu bütçe sezon sonuna kadar tüm ödemeler dahil olmak üzere 10 Milyon Tl’lik bir bütçeydi.Şu ana kadar primleri saymaz isek 3 Milyon Tl para futbolculara ödenmiş durumdadır.Buna primleri katarsak bu miktar daha yüksek olacaktır.fakat bakın geçen dönemlerde Diyarbakırspora Büyükşehir Belediyesinden ve Valilikten önemli maddi destekler yaratılmış ve klübe aktarılmıştır ama bu sezon ne Valilikten ne de Büyükşehir Belediyesinden klübe aktarılmış bir maddi destek yok.Ben bunu sadece kendi şansızlığıma bağlıyorum,altını çizerek söylüyorum şansızım,benim şansızlığım bu.
Maddi sorunlar futbolcularla aramda bir sorun teşkil etmez.Futbolcu önce işine bakacak ama profesyonel oldukları için ve ekmeklerini bu işten kazandıkları için beklenti içindeler hep.Maddi sorunlar yerli oyunculardan çok yabancı oyuncuları daha çok etkiliyor.Yerli oyuncuya bazı şeyleri izahedebiliyorsun,sonuçta aynı ülkeden ve aynı kültürü paylaşıyorsunuz,durumu anlayabiliyorlar ama yabancı oyuncular hemen etkileniyorlar,bilmedikleri bir kentte gelmeleri,yabancı bir ortamda olmaları,çeşitli ülkelerden o ülkelerin kendine has kültürlerini alan kişiler oldukları için ne yapacaklarınıda açıkçası kestiremiyorsunuz,ödemeler aksayınca tedirgin oluyorlar ve bu sahaya yansıyabiliyor çünkü kafaya takıyorlar.ama bu sorunları fazla büyütmeyeceğiz,işimize konsantre olacağız.Bakın biraz önce röportaj arasında şahit oldunuz Başkanımız aradı ve bugün ödeme yapılacağının müjdesini verdi.Ben başkana ve yönetim kuruluna güveniyorum,diyaloglarımız çok iyi,çabalarınada saygı duyuyor ve onları takdir ediyorum,kısacası birbirimizi anlayabiliyoruz.
Y.Börükoçin:Hocam Diyarbakırı ve Diyarbakırdaki futbol potansiyelini nasıl buluyorsunuz?
Ziya Doğan:Kent çok güzel ve modern, yaşanabilir bir kent.Buralara hem futbolcu iken hemde teknik adam iken çok kez geldim.Açıkçası kenti günden güne gelişen bir seviyede gördüm ve bu kenti çok seviyorum burada olmaktan da çok mutluyum.Diyarbakır’daki futbol potansiyeli çok yüksek ama bu potansiyeli bu kentte yaşayanlar ve yetkililer ne kadar görebiliyorlar bu düşündürür.İki milyonluk bir kentin takımı sorun yaşayacağına daha ileride yer alacak,maddi sorunlarını ve tesisleşmesini halletmiş ligde söz sahibi olması gereken bir yerde olması gerekirdi.Umarım bu kentin ileri gelenleri bu kentin takımına sahip çıkarlar ve Diyarbakırspor hakkettiği yere gelir.Çünkü bu kentte bu potansiyel çok fazlasıyla var.
Y.Börükoçin:Dört büyükler dşındaki Anadolu Klüpleri ekonomik sıkıntılar ile boğuşuyor.Klüplerin gelir giderleri arasında uçurumlar oluşturulup klüpler borç batağına sürükleniyor.Sizce klüpler bu sıkıntılarını nasıl aşabilirler?
Ziya Doğan:Bu sıkıntılar ancak ayağını yorganına göre uzatarak aşılabilir.Klülerin yönetimleri klüpleri bütçeleri oranında idare edecekler ve bütçelerini aşıp klüplerini borç batağına sürükletmeyecekler.Gelirler bir profesyonel takımı rahatlıkla idare edebilecek seviyede,ama bu gelirleri ekonomik olarak kullanmak işin sırrı aslında.Düşünebiliyormusunuz 18 milyon Tl. bir klübün bir sezondaki geliri.Bakın eğerki Diyarbakırsporun bu borçları olmasaydı biz bu yıl çok çok rahat bir lig geçirecektik ve kimseye ihtiyaç duymayacaktık.Anadolu klüplerinde her gelen yönetim yanlış transferler ile astronomik transfer ücretlerini futbolculara ödeyerek klübü borç altına sokuyorlar.Bu tarz idarecilik anlayışının kalkması gerekiyor yoksa klüpler biter.Bakın Diyarbakırspor yine borcu az olan klüpler içerisinde.Kocaelispora bakın,Malatya spora bakın şu an neredeler? Diyarbakırspor bu yıl borçlarını temizledikten sonra önümüzdeki yıllarda kimseye ihtiyacı olmayan klüpler arasınagirecektir, göreceksiniz.Buradan geçen yıl klüp başkanlığımızı yapan Abdurrahman Yakut’ada teşekkür ediyorum.Başkanımız Çetin Sümer’in bilgisi dahilinde sayın Abdurrahman Yakut ile bir görüşmem oldu ve bu görüşmeden sonra bir jest yaparak klüp üstündeki temliklerin bir kısmını kaldırarak bir kısım nakit parayı klübümüze vererek futbolculara içerideki primlerine karşılık bir ödeme yapılmasını sağladı.Ben şuna inanıyorum Diyarbakırda her şey dialog ile çözülür ,karşılıklı görüş alış verişleri Diyarbakırsporu ileri götürür,geçen sezon beraber bu takımı şampiyon yapmış şimdiki başkanımızın da içinde olduğu bir yönetim, her ne kadar bu yıl farklı bir yönetim kurulu ile yola çıkılmış isede ben her zaman bu kişilerin dialog içinde olmasını Diyarbakırspor yararına faydalı görüyorum. tekrardan Abdurrahman Yakut’a teşekkür ediyorum.
Y.Börükoçin: Anadolu'dan bir takım şampiyon çıkabilir mi?
Ziya Doğan: çıkarr,iddia ediyorum çıkar. Ben çalıştığım hiçbir takımda buna Trabzon da dahil 10 Milyonluk net bir bütçe bulamadım.
Y.Börükoçin: Bulsaydınız şampiyon bir takım çıkarabilirmiydiniz?
Ziya Doğan: Onu konuşmayalım benim her çalıştığım klüpte az parayla çok iyi işler yaptığımı her kes biliyor,daha fazlasınıda yaparım.
Y.Börükoçin: Düşme hattında lig sonunda baraj puan kaç olur?
Ziya Doğan: Başta söyleyim ben Diyarbakırsporu ligden düşecek ekipler içinde görmüyorum ve Diyarbakırsporu o kategoriye koymuyorum.Ligden düşme barajı 38-40 arası puan olur.
Y.Börükoçin: Uzun yıllar Beşiktaşta futbol oynadınız,Beşiktaş’ta çalışmak gibi bir hedefiniz varmı? Ziya Doğan:Yani bu soruyu bana çok soruyorlar.Bazıları var bu işi çok kovalıyorlar ama ben hiç kovalamadım.Beşiktaş taraftarının bana olan sevgisini ben çok iyi biliyorum.hiç bir zamanda bu işi kovalamayacağım.Görüyoruz daha yeni hoca olmuş teknik adamlar hedefim Fenerbahçe,hedefim Beşiktaş,hedefim Galatasaray’ı çalıştırmak diyor.ben bu tarza karşıyım.Zaman zaman Beşiktaş’tan teklif aldığım oldu ama o şartlarda Etik olmadığına inandığım bir davranış olacağı için o teklifleri hep reddettim.Etik değerleri hep uyguladım ve bu bazı çevrelere rahatsızlık verdi ama ben asla etik değerlerimden taviz vermedim ve kaybettim ama kaybetsem bile gönüllerde kazandım diye düşünüyorum.Kendime saygım var,hedeim ise hangi takımda çalışırsam çalışayım o takımı düşünüp o takım için en iyisini yapmaya çalışırım.Futbolculuğumda attığım gollerle gündeme geldim,Teknik adamlıkta ise başarılarım ile gündemdeydim,hedefim bu çizgimi devam ettirmek.
Y.Börükoçin:
- Hocam son sorum Milli Takım ile ilgili. Biliorsunuz Milli Takım 2010 Dünya kupasına katılma hakkını kaybetti. Hatayı nerede görüyorsunuz? Fatih Terim’in istifa etmesi doğrumuydu? Milli takımın başına yerli hoca mı, yoksa yabancı bir hoca mı gelmeli?
Ziya Doğan: Yabancı hocalar ile en çok çalışan biriyim.Hem futbolculuk hayatımda hemde Antrenörlük hayatımda bir çok yabancı hoca ile çalıştım.Yabancı hocaların bana eklediği çok şey yok aksine benim onlara eklediğim çok şey oldu.her biri ile hala dostum ve bunları kendileride söyledi.Onların hepsine saygılıyım,onların yardımcılıklarını yaptım.Türk antrenörlerinin önlerini açarlarsa,arkalarında dururlarsa , ilkeli ve sahadaki başarıları ile anılan teknik adamları lobi ile iş bulmaya çalışan teknik adamlara tercih ederlerse Türkiye’de çok var o tür yerli teknik adamlar.Dışarıdan yabancı teknik direktör getirmeye gerek yok.Türk Teknik Adamlar,yabancı teknik adamlardan on gömlek üstün ve avantajlı, hem kültür olarak hem anlayış olarak.
Avrupalı hocalar belirli birkaç prensip ile çalışıyor ve tutturmuş gidiyorlar.Ama biz yerli hocalar bin türlü sorunla uğraşıyoruz ve bu sorunları kıvrak zekamızla çözebiliyoruz.Avrupalı hocada bu varmı? Onun için yerli hocaların önünü açmalıyız,gönlüm yerli hocadan yana.
Fatih Terim’in istifa etmesi neler yaşadığını tam olarak bilmediğim için çok fazla yorum yapamam.Fatih Terim bu ülkede Avrupa şampiyonu apoletini halen taşıyan tek hocadır.Fatih Terim’den Türkiye çok yaralandı.Tecrübeleri milli takıma çok yarar getirdi.Yapması gereken çok şey vardı,Onu’da ben kendisiyle özel olarak konuşacağım.Ama gerçekten yapacağı daha çok şey olduğuna inanıyorum.Yapılanma adına daha yapacak çok şeyi vardı.
Milli takımın Dünya kupasına katılamaması tabi ki bir Başarsızlıktır ve şansızlıktır.Grubun kolay olması ve beklentilerin yüksek olması takım üzerinde baskı kurdu.Ama bu dünyanın sonu değil, ileriye bakıp geçmişle yaşamamalıyız.
Y.Börükoçin. Hocam bu röportaj imkanını bana verip, zamanınızı ayırdığınız için size Diyarinsesi.org Ailesi adına teşekkür ederim.
Ziya Doğan: Çok zevkli ve keyif aldığım bir söyleşi oldu,ben teşekkür ederim.


SON HAFTANIN SKORU



Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Yazılım: CM Bilişim - Görsel Tasarım: Capitol Medya


































