1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. İş güvenliğinin toplumun mutluluğu ile ilgisi var
İş güvenliğinin toplumun mutluluğu ile ilgisi var

İş güvenliğinin toplumun mutluluğu ile ilgisi var

Diyarbakır Halk Sağlığı Müdürü Dr. Fatih Mehmet Aslan, 4-10 Mayıs İş Sağlığı ve Güvenliği Haftası nedeniyle yaptığı açıklamada, iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması ile toplumun mutluluğu arasında bir ilişki bulunduğunu vurguladı.

A+A-
Diyarbakır Halk Sağlığı Müdürü Dr. Fatih Mehmet Aslan, 4-10 Mayıs İş Sağlığı ve Güvenliği Haftası nedeniyle yazılı bir açıklama yaptı.
 
 
Güvenli çevre tanımının, aileden başlayarak, yaşam alanı, çalışma ortamı ve diğer sosyal çevrenin, güvenli ve insan odaklı olarak düzenlenmesini içerdiğini dile getiren Dr. Aslan “Bu, hayatımızın her safhasında eğitimle mümkündür. Sağlıklı ve güvenli davranma 'kültürel bir davranış modeli' olup; bu davranış, aileden başlayarak, işyerinde,büroda, her tür çalışma alanında ve toplumun her kesiminde örnek davranışlarla özendirilme, yönlendirilmeyi gerektirir. İş Sağlığı ve Güvenliği Kültürü hayatımızın özellikle çalışma hayatımızın bir parçasıdır” dedi.
 
 
 
Çalışma şartlarının, çalışan kişinin bedensel ve ruhsal sağlığını doğrudan veya dolaylı olarak etkileyebildiğini, bu yüzden de iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması ile toplumun mutluluğu arasında bir ilişki bulunduğunu vurgulayan Dr. Aslan “Çalışma hayatında mutlu olan birey dolayısı ile ailesini, çevresini ve işverenini mutlu edecektir fakat ülkemizde istatistiklere baktığımızda, her 7 dakikada 1 iş kazası meydana gelmekte, her 5.5 saatte 1 çalışan sakat kalmakta, her 10.8 saatte 1 çalışan ölmekte olduğunu görmekteyiz” diye konuştu.
 
 
Açıklamasında konuya ilişkin çeşitli verilere ve İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'na da değinen Dr. Aslan “Yapılan araştırmalarda iş kazalarının yüzde 50'nin kolaylıkla önlenebilecek kazalar olduğu,yüzde 48'nin sistemli bir çalışma ile önlenebileceği,yüzde 2'nin ise önlenemeyeceği ortaya çıkmıştır. Bu da bizlere iş kazalarının yüzde 98'nin önlenebileceği gerçeğini ortaya koymaktadır.
 
 
Bu nedenle geçmişten günümüze kadar çıkarılan kanunlar bu konularda yetersiz kaldığından, hem çalışanların daha sağlıklı ortamda çalışmalarını sağlamak, hem de beden ve ruh sağlıklarını korumak için, İş Sağlığı ve Güvenliği konusunda gerekli önlemlerin alınması bir zorunluluk olmuş,30 Haziran 2012 tarihinde 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu çıkarılmıştır. Bu kanunla; kamu ve özel sektör ayrımı gözetmeksizin tüm çalışanlar iş sağlığı ve güvenliği kapsamına alınmış, işyerlerinde işyeri hekimi, iş güvenliği uzmanı ve diğer sağlık personelinim çalıştırılması zorunlu hale gelmiş, risk değerlendirilmesi zorunlu hale gelmiş, acil durum eylem planı hazırlanması zorunlu hale gelmiş, çalışana tehlike durumunda, çalışmaktan kaçınma hakkı getirilmiştir” dedi.
 
 
Çalışan sağlığı ve iş güvenliği açısından temel amacın, insanların sağlıklı bir yaşantı sürmesi için uygun ortamın sağlanması olduğunu da kaydeden Dr. Aslan “Ülkemizde İş Sağlığı ve Güvenliği konusunda farkındalık yaratmak, toplumu bilinçlendirmek amacıyla, 4-10 Mayıs tarihleri arasında 'İş Sağlığı ve Güvenliği Haftası 'kutlanmaktadır. Bu haftanın amacı, tüm çalışan ve işverenlerin 'İş Sağlığı ve Güvenliği Kültürü'  edinmeleri, işyerlerinde bu kültürü uygulamaya dönüştürmelerini sağlamaktır. Böylece yüksek oranlarla yaşamaya devam ettiğimiz iş kazalarından ve meslek hastalıklarında kurtulabiliriz.
 
 
Unutmayalım ki işyerlerinin iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin önlemleri almaları, gerekli önlemleri almaması nedeni ile meydana gelebilecek iş kazaları, meslek hastalıkları ve hastalıklarının sonuçlarını telafi etmekten daha kolay, daha ucuz ve daha insancıldır. 4-10 Mayıs tarihleri arasında İş Sağlığı ve Güvenliği Haftası olarak kutlanan bu günlerde, haftanın önemi itibarıyla hep beraber kazasız, sağlıklı ve güvenli bir iş yaşamını paylaşmak, temel dileğimizdir” dedi.
 
(Özgür Haber)

HABERE YORUM KAT