1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. İnsanlık müzesi için ilk adım atıldı
İnsanlık müzesi için ilk adım atıldı

İnsanlık müzesi için ilk adım atıldı

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, 12 Eylül askeri darbesinde işkence merkezi olarak kullanılan, romanlara, belgesellere, filmlere konu olan Diyarbakır Cezaevi'nin müze olması için çalışmaların yürütüleceği “Diyarbakır Cezaevi Koordinasyon Merkezi”ni törenle hizmete açtı. Açılışa, 5 No'lu Cezaevi'nde kalan işkence mağdurları da katıldı.

A+A-
Açılışta, “Mekan hafızadır, hafızamızı yok etmelerine izin vermeyeceğiz.” denildi.Diyarbakır 5 No'lu Cezaevi Müze Koordinasyon Merkezi ve Dörtlerin Gecesi Sergisi açılışına, Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanları Gültan Kışanak ile Fırat Anlı, HDP İl Eş Başkanı, STK temsilcileri, belediye meclis üyeleri, Diyarbakır 5 No'lu Cezaevi'nde kalanlar, cezaevinde kalıpta yaşamlarını yitirenlerin yakınları ve HDP Diyarbakır milletvekili adayları katıldı.
 
Açılışta ilk konuşmayı Arife Yıldırım yaptı. Kardeşi Mazlum Doğan'ın Diyarbakır Cezaevi'nde yaşamını yitirdiğini belirten Yıldırım, Doğan'ın yaşamını anlattıktan sonra, “Mazlum Doğan üç kibritle eylem koydu, dörtler destek oldu. Diyarbakır Cezaevi'nin müze olabilmesi için barış sürecinin gerçekten yürümesi gerekir. Diyarbakır Cezaevi'ni müze olarak vermezlerse eğer halkımız güçlüdür, işgal eder alır. Onların mirasına halkımızın sahip çıkacağına inanıyorum.“ dedi.
 
8 yıldır hakikatlerin peşinde mücadele ettiklerini belirten 78'ler Derneği ve Diyarbakır Cezaevi Gerçeği ile Yüzleşme ve Adalet Komisyonu Üyesi Turgut Tarhanlı ise, hakikatin izini sürmek için çalışmalarına devam ettiklerini ve bu girişimin kökeninde yok olmaya karşı var olma mücadelesinin yattığını söyledi. “Diyarbakır Cezaevi Müze Olsun” çalışmasına başlarken, cezaevinde yatanlardan o dönemi anlatmalarını istediklerinde, 'Diyarbakır Cezaevi anlatılmaz yaşanır' cevabı aldıklarını aktaran 78'liler Vakfı Başkanı Celalettin Can da,  “Biz araştırdık dünyada uygulanan 100 tane işkence şekli var. Bu 100 işkence şeklinin 70 tanesi Diyarbakır Cezaevinde uygulanmış. 80- 84 yılları arasında 30 bin kişi kalmış bu cezaevinde, o yüzden tarihle yüzleşmek için Diyarbakır Cezaevi'nin müzeye dönüşmesi gerekmektedir.” diye konuştu.
 
 
Cezaevinden sağ çıkanlar duygularını paylaştı
 
 
Can'ın ardından konuşan 78'ler Derneği ve Diyarbakır Cezaevi Gerçeği ile Yüzleşme ve Adalet Komisyonu Üyesi Murat Paker, o dönem yaşanan vahşetin psikolojik etkilerine değinerek, şunları söyledi: “Türkiye katliamı bol bir ülke. Yüzleşilmesi gereken çok fazla kara sayfası var. Şimdiye kadar resmi bir yüzleşme çalışmaları olmadı. Türkiye'de döne döne hafıza temizliği yapmamız gerekiyor. Hafıza kirliliğinin elden geçirilmesi, temizlenmesi gerek. Burası bir insan hakları müzesi olacak.”
 
1980 darbesinin bugün Cumhurbaşkanı tarafından devam ettirildiğine dikkat çeken akademisyen Baskın Oran da, “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın manevi babası olan Kenan Evren'in amaçlarını kısaca özetledi. Oran,” Birincisi Türkiye'den demokrasiyi ortadan kaldırmak. Bunu 1982 Anayasası ile yaptı. İkincisi etnik ve dini kardeşliği ortadan kaldırmak istedi. Bunu Türk- İslam senteziyle yaptı. Üçüncüsü Türkiye'den Kürtleri ortadan kaldırmak istedi. Bunu da Diyarbakır 5 No'lu Cezaevi ile uygulamak istedi. Bu uygulamalar bugün de devam ettiriliyor. “dedi.
 
Bu topraklarda trajik olayların yaşandığını, ancak çabucak unutulduğunu vurgulayan Eşber Yağmurdereli de, yaşananların hafızalarda kalıcı olması için mekanların yok olmaması gerektiğini söyledi. Türkiye'de birçok cezaevinin müzeye dönüştürüldüğünü ifade eden Yağmurdereli, Diyarbakır Cezaevi'nin tarihle ve trajediyle yüzleşebilmek için oldukça önemli bir çalışma olduğunu sözlerine ekledi.
 
Resmi arşivlerin çok önemli olmadığını, resmi ideolojilerin propagandasını yaptığını vurgulayan yazar İsmail Beşikçi, “Resmi arşivlerde gerçeklerle ilgili hiçbir kaynak, veri bulunmuyor. Bunun için hafızların canlı tutulması ve gerçeklere ulaşabilmek adına cezaevinin müze yapılması aynı zamanda toplumsal hafızayı canlı tutacak. Ayrıca ileri dönemlerde yapılacak araştırmalara da ışık tutacak. Yine bu merkez sözlü tarih çalışmasını da gündemine almalıdır.” diye konuştu.
 
 
 
Anlı: Mekan hafızadır, yok edilmesine müsaade etmeyeceğiz
 
 
Konuklarını Kürtçe selamlayan ve konuşmasına Türkçe devam eden Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Fırat Anlı ise Diyarbakır Cezaevi vahşetinin sadece birkaç devrimciye yapılmadığını, tüm halka yönelik yapıldığına dikkat çekti.  
 
 
Anlı, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bugün eğer bizler kent adına bazı şeyleri ifade edebiliyorsak zindan sürecinde yaşamını yitirenlerin sayesindedir. Eğer bugün Kobanê'de bir direniş geleneği yaratıldıysa bu 5 No'lu koğuşun direnişinin devamıdır. Eğer bizler bu ülkede karanlık bir dünya yaratmak isteyen DAİŞ'e karşı direnme noktasında referans arıyorsak yine o dönemde direniş bayrağını yere düşürmeyenler sayesindedir. Bugün biraz aydınlandıysak bedenlerini ateşe veren 'Dörtlerin' sayesindedir. Biraz olsun soluk alabiliyorsak son soluğunu bu halk için verenlerin sayesindedir. Hepsini minnetle anıyorum. Mekan hafızadır, hafızamızı yok etmelerine izin vermeyeceğiz. Sadece 5 No'lu değil Saraykapı'da JİTEM'in karanlık yüzünün ortaya çıkarılması ve halkın hafıza merkezine dönüşmesi için üzerimize ne düşüyorsa yapacağız. “
 
 
Kışanak: Evren yaptıklarıyla yüzleşmeden ve hesap vermeden gitti
 
 
“Hafızamızı topluma aktaracağız. Yaralarımızı iyileştirmek için konuşacağız. “ diyen Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Gültan Kışanak ise vahşet dönemini yaşayanların kendilerini daha iyi ifade etmeleri için müze çalışmasına başladıklarını ifade etti.
 
 
Hakikat ve Adalet Komisyonu'nun Diyarbakır Cezaevi ile ilgili çok önemli çalışmalar yaptığının altını çizen Kışanak, halkın onuru ve insanlık için Dörtlerin 33. Koğuşta canını ortaya koyduğunu aktardı. Kışanak, “Bugün aradan tam 33 yıl geçti. Daha fazla beklememiz gerekmiyor. Artık bir an önce Diyarbakır Cezaevi'ni gerçek sahiplerine, orada o vahşeti yaşayan ve insanlık adına direnenlere bırakmamız gerekiyor.” dedi. Belediyenin bu çalışmaya sadece aracılık yaptığını belirten Kışanak, herkesin o karanlık dönemle yüzleşmesi gerektiğinin altını çizdi.
 
 
Vahşeti yaşayanların yaralarını sarmaya, o dönemi yaşamayanların da bugüne kadar bizi nasıl kandırıp yönettiler sorusunu kendilerine yöneltmeleri gerektiğini söyleyen Kışanak, şöyle konuştu: “Bu vahşeti yaşatanların da belki ola ki insanlar bu toplumsal yüzleşme yaşanır. Bu hakikatler ortaya çıkar. Bir daha asla diyebileceğimiz bir ortam oluşursa onlar da yaptıklarının utancıyla bu dünyadan göçüp gitmekten belki kurtulabilirler. Birisi bu utançla gitti. Kenan Evren yaptıklarıyla yüzleşmeden, bunun hesabını vermeden onun yükü ile gitti. Biz aslında istiyoruz ki bu yüzleşme yaşansın onlar da bu yüklerinden kurtulsunlar.“
 
Diyarbakır Cezaevi'nde yaşananları toplayacakları bilgi, belge ve dokümanları biriktirip insanlık müzesinde sergileyeceklerini kaydeden Kışanak, “Kadınlar koğuşu en az konuşulan, en az yazılıp çizilen kısmıydı bu vesileyle buradan bir çağrı yapmak istiyorum.
 
 
Özellikle 1980-84 yılları arasındaki dört yıl sürecinde Diyarbakır Cezaevi kadınlar koğuşunda kalan kadın arkadaşlarımızı Eylül ayında buraya davet ediyoruz. Burada kadınlar koğuşundaki arkadaşlarımızla buluşup, onları dinlemek, yaşadıklarını da toplumsallaştırmak biraz dertleşmek istiyoruz. Eylül ayında Diyarbakır Cezaevi kadın koğuşunun da burada yüzleşme sürecini başlatmış olacağız. Onlar olmasaydı belki de yaşamın bir anlamı olmayacaktı. 'Direnmek yaşamaktır' sözü boşuna söylenmedi. Bir mücadelenin bir direnişin ortaya çıkardığı unutulmaz ve derin felsefik anlamı olan bir sözdür.“ Kışanak'ın ardından Kemal Pir'in yeğeni olan ve Diyarbakır HDP Milletvekili Adayı Ziya Pir'de kısa bir konuşma yaptı.
 
Yapılan konuşmaların ardından Diyarbakır 5 No'lu Cezaevi Müze Koordinasyon Merkezi ve Dörtlerin Gecesi Sergisi açılış kurdelesini Kışanak ile Anlı, Diyarbakır 5 Nolu Cezaevinde kalanların yakınlarıyla birlikte kesti. Sergide 5 Nolu Cezaevi'nde kalanların oluşturduğu koro şarkı söyledi. Koronun şarkılarına Eş Başkan Kışanak'ta eşlik etti ve duygulu anlar yaşandı. Koordinasyon merkezinde, halkın görüşlerini yazabileceği alanlar da oluşturuldu.
 
 
 
(Diyarinsesi.org BB)
Bu haber toplam 8568 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT