1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. “İmamları öyle olunca cemaatleri de böyle oluyor bunların”
“İmamları öyle olunca cemaatleri de böyle oluyor bunların”

“İmamları öyle olunca cemaatleri de böyle oluyor bunların”

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eşgenel Başkanı Selahattin Demirtaş ile milletvekilleri, Hatip Dicle ve çeşitli kurumların Şırnak’ın Cizre ilçesinde gerçekleştirilmek istenen Newroz kutlamasına katılmaları engellendi.

A+A-

Valiliğin kararı gerekçe gösterilse de ilgili yazılı emir gösterilmeden girişlerinin engellenmesine tepki gösteren Demirtaş, Cizre’ye alınmamalarının hukuksuz olduğunu belirterek “Ülkenin Cumhurbaşkanı, 'Mahkeme kararlarını tanımam, saygıda duymam' diyor. Ülkenin İçişleri Bakanı, 'Anayasa askıdadır, uygulanmayabilir' diyor. Oradaki öyle yapınca buradakinin böyle yapması çok normal. İmamları öyle olunca cemaatleri de böyle oluyor bunların” dedi.
 
 
Şırnak’ın Cizre ilçesinde dün düzenlenecek olan Newroz kutlamalarına katılmak üzere Diyarbakır’dan yola çıkan HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ, HDP TBMM Grup Başkan Vekili Çağlar Demirel, DTK Eşbaşkanı Hatip Dicle ve Selma Irmak, DBP Eş Genel Başkanı Kamuran Yüksek, HDK Eşsözcüleri Gülistan Koçyiğit ve Ertuğrul Kürkçü, Mardin Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Ahmet Türk, KJA koordinasyon üyeleri, HDP milletvekillerinin de bulunduğu heyet, İdil ilçesine birkaç kilometre mesafede Karalar köyü yakınlarında jandarma tarafından durduruldu. Çevrede çok sayıda korucunun da güvenlik önlemi alırken görüldüğü karayolu üzerinde, HDP konvoyunun engellenmesi üzerine trafik akışı uzun bir süre durdu.
 
Demirtaş, güvenlik nedeniyle zırhlı makam aracından inmeyip, HDP milletvekilleri ile jandarma yetkilileri arasındaki, yolun açılması ile ilgili tartışmanın sonuç vermesini bekledi. Ancak jandarma yetkilileri heyetin geçişine Şırnak Valiliği’nin 16 Mart günü “Cizre’ye toplu girişlerin yasaklanması” ve “Cizre’de her türlü toplantı ve gösteri yürüyüşü etkinliğinin yasaklandığı” ile ilgili kararına dayanarak, izin vermedi. HDP’liler ilgili kararın kendilerine yazılı olarak gösterilmesini istese de bu karar bir türlü gösterilmedi. Bir buçuk saati aşkın bir süre devam eden tartışmalarda sonuç alınamayınca, jandarmalara takviye ekipler dahil oldu. Kimi jandarma personeli gaz maskelerini takıp, kalkanları kuşandığı sırada, grubun dağılmaması halinde müdahalede bulunulacağı anons edildi. Bunun üzerine grup, Diyarbakır’a geri dönmeye karar verdi.
 
İmamları öyle olunca cemaatleri de böyle olur
 
Burada kendilerini izleyen basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Demirtaş, Cizre’deki Newroz kutlamasının sonuncu etkinlik olacağını belirterek “Newroz programlarımızı bitirdik ve eşbaşkanlar, milletvekilleri olarak Cizre'ye bir ziyaret gerçekleştirmek istedik. Cizre'de 3 ayı aşkın süre devam eden sokağa çıkma yasakları ve tankla, topla gerçekleştirilen yıkım ve bunun nihayetinde ortaya çıkan acı, katliam tablosu sonrasında bir bir bayram kutlaması içerisindeyiz. Ama Cizre ile dayanışma, Newroz sonrasında Cizre'de halk ile buluşmak için bir ziyaret gerçekleştirecektik. Bulunduğumuz yerde saatlerdir heyetimiz bekletiliyor. Hiçbir yasal gerekçe, hiçbir yazılı belge sunulmuyor. Şırnak Valisi diye birinin sözlü talimatı, emriyle yapılıyor. Tabi ki bu durum anormal midir? Hayır. Ülkenin Cumhurbaşkanı, 'Mahkeme kararlarını tanımam, saygıda duymam' diyor. Ülkenin İçişleri Bakanı, 'Anayasa askıdadır, uygulanmayabilir' diyor. Oradaki öyle yapınca buradakinin böyle yapması çok normal. İmamları öyle olunca cemaatleri de böyle oluyor bunların” dedi.
 
 
Cizre’ye alınmamalarının temel nedeninin, ilçede ilen edilen sokağa çıkma yasakları sırasında işlenen insanlık suçlarının açığa çıkmasındaki endişe olduğunu dile getiren Demirtaş “Fakat şunu bilmeleri lazım. Yani burada Şırnak Valisi, Ankara'dan üçlü kararlar, üçlü imza ile buraya atanmış bir memurdur, bizde burada seçilmiş insanlarız. Bu atanmış memur buranın hükümdarı zannediyor kendini. Zaten kanun, yasa falan işlemiyor, fakat korktukları şöyle bir şey var; Cizre'de çok ağır bir savaş suçu, insanlık suçu işlendi. Şırnak Valisi, Cizre Kaymakamı, Bakanlık, Başbakan, Cumhurbaşkanı ve bu talimatı yerine getiren güvenlik güçleri bunların hepsi ağır bir insanlık suçu işlediler. Ve bu suçun ortaya çıkmasından da korkuyorlar. Panik halindeler. İnsanlık suçlarında zaman aşımı yoktur. Ulusal ve uluslararası düzeyde mutlaka bunun takibi olacak ve hukuk çerçevesinde bunun hesabı sorulacak. Bunu bildikleri için bizim bu yönlü heyetlerimizin Cizre'ye girişine sürekli engel olmaya çalışıyorlar” diye konuştu.
 
Orman kanunları
 
Girişlerinin engellendiği Cizre’de şu anda sokağa çıkma yasağının olmadığına işaret eden Demirtaş “Bakın, şu anda Cizre'de sokağa çıkma yasağı yok. Bu yolda seçilmiş milletvekillerinin, eş genel başkanların, belediye başkanlarının geçişinin önünde hiçbir güvenlik engeli yok, alınmış bir mahkeme kararı yok, alınmış bir valilik kararı yok. Yani seçildiğimiz, halkın bize oy verdiği bölgelere milletvekili olarak girmemiz ısrarlar her seferinde engelleniyor. Bununla ilgili harekete geçecek bir mahkeme, bir yargı mekanizması yok. Türkiye tam bir tabiri caizse orman kanunu ile yönetilen ülkeye dönüştü” ifadelerine yer verdi.
 
PKK uygulayan hükümet
 
Türkiye’de hükümetin artık PKK'yı beslediğini ifade eden Demirtaş “Hükümetimiz PKK'yı besleyen, PKK'yı destekleyen, aleni bir şekilde PKK uygulayan bir hükümete dönüştü. DAİŞ çetelerini, Ehrar El Şam'ı, Nusra'yı besleyip büyüten ve onu dünyanın her yerine salan, çetelerini siyaseti dizayn etmekte kullanan bir PKK hükümetine dönüştü. Burada uygulananda budur. Kınamaya bile tenezzül etmiyorum valiliğin ve kaymakamlığın aldığı kararı. Çünkü ortada kınamayı gerektirecek bir karar bile yok, yok hükmündedir” dedi.
 
Atanmışlar yok hükmünde
 
Kendilerini ilçeye almayan, engel çıkaran görevlilerin “atanmış” olduğunu oysa kendilerinin “seçilmiş” olduğunu da kaydeden Demirtaş “Şırnak Valisi ve onun zihniyetindeki her atanmış bizim için yok hükmündedir. Zora dayanarak, tanka, panzere, copa dayanarak, burada kalabiliyorlar sadece. Halk tarafından seçilmiş değiller, halk tarafından istenmiyorlar. Katliam, zulüm, işkence uyguluyorlar. Adeta sömürge valisi gibi sömürgeci anlayış ve zihniyetle Kürt'ü, Kürt'ün anavatanında teslim almaya çalışıyorlar. Bunun böyle olmayacağını, gerçekleşmeyeceğini, sömürgeci zihniyetin, sömürge valisi zihniyetinin bu topraklarda asla halkı teslim almayacaklarını bilmeleri lazım. Biz sadece üzülüyoruz bu tabloya bakınca, üzülüyoruz” dedi.
 
Topraklarımızı cehenneme çevirdiler
 
Yaşanan bunca olayı bu ülkenin hak etmediğini vurgulayan Demirtaş “Bu topraklar bunu hak etmiyor. Burada kardeşçe, barış içinde yaşamak mümkünken, faşizan bir anlayış ve zihniyetle halkı sindirmeye, korkutmaya çalışan otoriter bir anlayışla maalesef topraklarımızı cehenneme çevirdiler. Her birimiz birbirimize cennet yapmak vaadiyle bu topraklarda bir birimize barış elini uzatmaya çalışırken, bunun gibi yöneticiler maalesef ki buralarda sadece terör estiriyorlar. Evet, biz Şırnak'la, Cizre'yle, Silopi'yle, Yüksekova'yla, Nusaybin'le, Hezex'le, katliamın olduğu her yerde dayanışma içerisindeyiz. Zaten çok sayıda milletvekilimiz de günlerdir, haftalardır Cizre'de. Cizre'de yıkımın yeniden inşa edilmesi, halkın mağduriyetinin giderilmesi için DBP, HDK, DTK ile birlikte hummalı bir çalışma, kampanya yürütüyoruz. Sağ olsun DBP'nin belediyeleri çok önemli bir destek sunuyor. Sivil toplum örgütleri, işverenler, esnaflar, halkımız gönüllü bir dayanışma ile Cizre ve Silopi'nin yeninden inşası için büyük bir gayret ortaya koyuyor, fedakarlık ortaya koyuyor. Bugün belki ziyaretimiz engellenmiş olabilir, ama çok merak ediyorum, nereye kadar engelleyecekler” diye konuştu.
 
Bu topraklardan JİTEM gelip geçti
 
Demirtaş şöyle devam etti: “Bizi Cizre, Şırnak, Botan halkıyla buluşma noktasında güçleri nereye kadar yetecek, nereye kadar engelleyecekler. Unutmasınlar ki burada biz hancıyız, onlar yolcudur. Gelip geçicidirler. Çok valiler geldi geçti, çok bakanlar gelip geçti ama halk halen burada. Kontra-gerillalar, JİTEM ağababalarınız, işkencecileriniz bu topraklardan çok gelip geçti. İsimleri bile şimdi hatırlanmaz ama halk hala burada ve dimdik ayaktadır. Bu anlayış, bu zihniyet bu topraklarda asla yer etmeyecek ve biz bunun mücadelesini halkımızla birlikte vermeye devam edeceğiz”

 

(Mahmut Oral)

HABERE YORUM KAT