1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. İHD'den iç güvenlik paketi değerlendirmesi
İHD'den iç güvenlik paketi değerlendirmesi

İHD'den iç güvenlik paketi değerlendirmesi

DİYARBAKIR- İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi, kamuoyunda 'İç güvenlik Paketi' olarak bilinen yasa tasarısına tepki gösterdi.

A+A-
Toplumsal olaylarda güvenliği sağlamak amacıyla hazırladığı ve kamuoyu tarafından 'İç güvenlik paketi' olarak değerlendirilen yasa tasarısı, İHD Diyarbakır Şube Başkanlığı tarafından tepkiyle karşılandı.
 
Dernek binasında düzenlenen basın açıklamasını okuyan İHD Diyarbakır Şube Yöneticisi Gamze Yalçın, iç güvenlik paketi olarak adlandırılan 'Polis Vazifesi ve Salahiyetleri Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmündeki Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Yasa Tasarısı'nın Türkiye Büyük Millet Meclis Genel Kurul'a gönderildiğini ancak tasarının görüşülmesinin bir hafta süreyle ertelendiğini ifade ederek, tasarının bireysel hak ve özgürlükler bakımında büyük bir tehlike oluşturduğunu anlattı.
 
Yalçın, tasarının kanunlaşması halinde hukuk devleti yerine polis devleti uygulamalarının hayata geçeceğini ve akabinde birçok insan hakları ihlalinin yaşanacağını söyledi. Yalçın, "Tasarı ile 2559 Sayılı Polis Vazife ve Salahiyetleri Kanunu, 2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu, 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunu, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, 5442 Sayılı İl İdaresi Kanunu ve daha birçok kanunda yapılacak olan değişikliklerle, yetkileri artırmak suretiyle kolluk birimlerine adeta hakim ve savcıların yetkileri devredilmek istenmektedir" dedi.
 
"YASA TASARISI POLİS DEVLETİ UYGULAMASINI ÇAĞRIŞTIRIYOR"
 
Yasa tasarısının polis devleti uygulamalarını çağrıştırdığını söyleyen Yalçın, "Tasarının kolluk amirlerine önleyici gözaltı yetkisi tanıdığını, en küçük bir olayda kolluğa silah kullanma yetkisi verildiğini, vali ve kaymakamlara kolluğu kovuşturma ve soruşturma ayrımı yapılmadan doğrudan emir yetkisi tanıdığını, ev, iş yeri, araba arama yapma yetkisini direk kolluğa devrettiğini, tutuklama nedenleri arasına gösterilere katılmayı bir hüküm olarak getirdiğini, gösterilerde yüzünü kısmen veya tamamen kapatanları ağır cezalar ile cezalandırmayı öngördüğünü ve bireysel hak ve özgürlük bakımından ağır ihlalleri beraberinde getirecek olan bir tasarı olduğunu bir kez daha belirtmek istiyor ve şu çağrıda bulunuyoruz.
 
Tasarının kabul edilmesi halinde ifade hürriyeti, kişi güvenliği, yaşam hakkı, işkence yasağı ile birlikte birçok alanda insan hakları ihlalleri yaşanabileceği tehlikesi ile karşı karşıyayız.
 
Biz insan hakları savunucuları olarak, polis devleti uygulamaları ile güvenlik sorununun çözülemeyeceğini ifade etmek istiyoruz. Güvenlik sorunu ancak ve ancak hukuk devleti ilkesinin üstünlüğüne dayalı demokratik ve sivil bir anayasa ile demokratikleşme yönünde atılacak adımlarla çözülebilir. Bu temelde, TBMM Genel Kurulu'na gelen bu tasarının kabul edilmemesi çağrısında bulunuyoruz" diye konuştu. 
 
(ÜN-YRT-AŞ-Y)

HABERE YORUM KAT