1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. İHD ve TİHV’den çarpıcı Cizre raporu: ‘Devlet infaz etti’
İHD ve TİHV’den çarpıcı Cizre raporu: ‘Devlet infaz etti’

İHD ve TİHV’den çarpıcı Cizre raporu: ‘Devlet infaz etti’

Diyarbakır Barosu’nun ardından İHD Diyarbakır Şubesi ile TİHV Diyarbakır Temsilciliği de Cizre’de 4 sivilin katledilmesi olayı ile ilgili hazırladıkları raporu açıklayarak, “Siviller, güvenlik güçleri tarafından hedef alınarak katledildi” dedi.

A+A-

Raporda, güvenlik güçlerinin saldırının PKK tarafından yapıldığına dair tutanak tutmak istendiği de belirtildi. Hangi ilde operasyon yapılırsa orada katliam yaşandığını belirten İHD Diyarbakır Şube Başkanı Raci Bilici, “Kaygılıyız” dedi. Bilici, bir an önce çatışmaların karşılıklı durması, diyalog ve müzakereye geçilmesi çağrısı yaptı.


İHD Diyarbakır Şubesi ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Diyarbakır Temsilciliği, Şırnak'ın Cizre ilçesinde 27 Ağustos tarihinde meydana gelen ve 2’si çocuk 4 sivilin katledildiği olayla ilgili hazırladığı raporu açıkladı. İlçede yapılan incelemelerin ardından hazırlanan rapor, İHD Diyarbakır Şubesi’nde düzenlenen basın toplantısı ile açıklandı. Raporun okunmasından önce konuşan İHD Diyarbakır Şube Başkanı Raci Bilici, sivil ölümler ve hak ihlallerinin arttığını belirterek, yaşananların kaygı verici olduğunu söyledi. Şiddetin hiçbir çözüm getirmeyeceğini ifade eden Bilici, devlet ve PKK’nin karşılıklı silahları susturması ve sorunu diyalog ve müzakere ile çözmesi çağrısı yaptı. Bilici, Cizre’de sivillerin devlet güçleri tarafından hedef alınarak katledildiğini söyledi.
 
‘4 yurttaş, güvenlik güçleri tarafından yargısız infaz edildi’


Ardından raporu okuyan TİHV Diyarbakır Temsilcisi Barış Yavuz, görgü tanıkları olaya ilişkin beyanlarında; kendilerine açılan ateşin seri atışlar yapan silahlardan atılmadığını, tek ve aralıklı atışlar yapan silahlardan atıldığını, bu nedenle de yaşamını yitiren sivil yurttaşların çatışmadan sonra ve çevrede bulunan binalara konuşlanmış keskin nişancılar tarafından vurulduklarını tahmin ettiklerini söylediklerini kaydetti.

Yavuz, “Bu beyanlara göre; yaşamını yitiren 4 sivil yurttaşın, güvenlik güçleri tarafından yargısızca infaz edildikleri şüphesi heyetimizde kuvvetli bir şüphe oluşturmuştur. Yaşamını yitiren yurttaşların yaralandıkları sırada yanlarında bulunan görgü tanıkları, yaralanan yurttaşları hastaneye sevk etmek istediklerini, buna karşın güvenlik güçleri tarafından açılan ateşin sürdürüldüğünü ve bu nedenle müdahale edemediklerini ifade etmişlerdir. Güvenlik güçleri tarafından engelleyici bir tutum gösterildiğini, yaralı yurttaşların saatlerce olay yerinde bekletildiklerini ve bu nedenle yaralı yurttaşların olay yerinde yaşamını yitirdiklerini ifade etmişlerdir” dedi.
 
‘PKK yaptı’ diye tutanak tutulmak istendi’


Araçları taranan yurttaşlara güvenlik güçleri tarafından, saldırının PKK militanları tarafından gerçekleştiğine dair tutanak imzalatılmak istendiği görgü tanıklarının beyanları ile tespit ettiklerini kaydeden Yavuz, “Heyetimiz, sivil yurttaşların tehdit içeren durum ve olaylar karşısında, anayasal bir hak olarak güvenlik güçleri tarafından korunmadığını, aksine hedef gözetilerek infaz edildiği, ardından da delilleri karartmaya yönelik bir yaklaşım içerisinde olduğu kanaatine ulaşmıştır” dedi.
 
Yavuz yanıt aradıkları soruları şöyle sıraladı:


 “Yaşamını yitiren sağlık personeli Eyüp Ergen isimli yurttaşın, vurulduğu sırada içersinde bulunduğu araç, gece 22.00 sıralarından kim tarafından ve neden yakılmıştır? Burada amaçlanan olası bir soruşturma olayına ilişkin delilleri ortadan kaldırmak mıdır? Yaşamı yitiren sivil yurttaşların yanında bulunan ve saldırıya maruz kalan yurttaşlara, güvenlik güçleri tarafından saldırının PKK militanları tarafından gerçekleştirildiğine yönelik tutanak hazırlatıp, imzalatılmak istenmesinin nedeni nedir? Hukuki değerlerle bağdaşır hiçbir yanı olmadığı anlaşılan bu uygulama ile ilgili yurttaşların beyanı alınmış mıdır? Alınmış ise söz konusu güvenlik güçlerine mensup kişiler hakkında bir soruşturma açılmış mıdır?”


Raporun öneri kısmında ise şunlar yer aldı:
 
Etkin bir soruşturma talebi


 “Heyetimizin 12 Ağustos 2015 tarihinde ‘Şırnak Silopi Olayları’ ile 26 Ağustos 2015 tarihinde ‘Silvan Olayları Raporu’ başlıkları ile yayınladığı raporlarda belirtildiği üzere, sivilleri hedef alan ve yaşam hakkı ihlali başta olmak üzere ağır insan hakları ihlaline neden olan saldırıları kınamaktadır. Olayların bütün boyutları ile açığa çıkartılması amacıyla etkin bir soruşturma başlatılmasını talep etmektedir.


Heyetimizce yapılan tespit ve incelemeler sırasında kendileri ile görüşme sanıkları görgü tanıklarının, ateş edildiği belirtilen yer ile sağlık personeli Eyüp Ergen’nin yaşamını yitirdiği yer arasındaki mesafe 700 metre olarak heyetimizce tespit edilmiştir. Bu nedenle 700 metrede etkili olabilecek silahların devlet envanterinde bulunan kayıtlar arasında bulunup bulunmadığına yönelik kamuoyu ile paylaşılması heyetimizce önerilmektedir. Bu halde etkin bir soruşturmanın önemli bir deliline ulaşılması sağlanabilecektir.


26 Ağustos 2015 tarihinde açıkladığımız ‘Silvan Olayları Raporu’nda da ayrıntılı bir şekilde irdelediğimiz üzere devlet tarafından korunması gereken yurttaşların yaşam hakkı korunmamış ve en ağır hak ihlalinin bir kez daha yaşanmasının önüne geçilememiştir. Burada bir kez daha devlete ulusal ve uluslararası belgelerle tanımlanmış olan yaşam hakkının korunmasına ilişkin pozitif ve negatif yükümlülüklerini hatırlatıyoruz. Bu yükümlülüklerini yerine getirmediği bu tarz olaylarda soruşturmalarının takipçisi ve tarafı olacağımızı önemle belirtiyoruz.
 
Heyetimizce yapılan incelemeler sırasında da GSM operatörlerinin ağları üzerinden internete ulaşım kesintileri yapılmıştır. Herhangi bir yargı kararı olmaksızın kişilerin anayasanın 22. maddesi ile korunan haberleşme hürriyeti ile 26. maddesindeki düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti keyfi olarak sınırlandırılmıştır. Bu sınırlandırma aynı zamanda Cizre dışındaki diğer yurttaşların haber veya fikir almak ile vermek haklarını da ihlal edilmiştir. İnternete erişilememesi bu hakkın kasten engellendiğini ortaya çıkarmaktadır. Bu şekilde sınırlandırmaya sebebiyet veren kişi ya da kurumlar hakkında adli ve idari soruşturmaların başlatılması gerekmektedir.
 
12 Ağustos 2015 tarihinde ‘Şırnak Silopi Olayları Raporu’nun sonuç ve öneriler başlığı altında yer verilen, 28 Ağustos 2015 tarihli gerçekleşmesi olası operasyonların yeni hak ihlallerine yol açacağı yönündeki endişelerimizde, maalesef bir kez daha haklı olduğumuzu ortaya çıkarmıştır. Bu endişe ve kaygılarımız her geçen gün artarak devam etmektedir.
 
Heyetimiz bir kez daha genel olarak çatışmalı süreç ile birlikte yaşam hakkı başta olmak üzere artan hak ihlallerine dikkat çekmektedir. Bu sebeple seçim hükümetini güvenlik politikalarından bir an önce vazgeçmeye ve yeniden çatışmazsızlığın sağlanıp, taraflara diyalog ve müzakereye dönülmesi çağrısını yinelemektedir.”

HABERE YORUM KAT

İlgili Haberler