1. HABERLER

  2. SAĞLIK

  3. İğne deliğinden kalp tedavisi
İğne deliğinden kalp tedavisi

İğne deliğinden kalp tedavisi

Kalp hastalıklarının tedavisi artık tek bir iğne deliğinden yapılabiliyor. Kardiyolog Prof. Dr. Sinan Dağdelen, hastanın bir yerini kesmeden, kanatmadan kasık veya kol damarlarından girilerek, ameliyatsız tedavilerin yapılabildiğini söyledi.

A+A-

Kalp hastalıklarının görülme sıklığı son yıllarda hızla artıyor, öyle ki ölüm nedenleri arasında kalbe bağlı nedenler hala birinci sırada.

Ancak tıpta ve teknolojide yaşanan gelişmeler sayesinde tedavi yöntemleri değişiyor ve kalpten ölüm oranları da giderek azalıyor. 12-18 Nisan Dünya Kalp Haftası öncesi kalp sağlığına dikkat çeken Kardiyolog Prof. Dr. Sinan Dağdelen, son yıllarda gelişen yöntemler sayesinde artık tek bir iğne deliğinden kalp hastalıklarının tedavisinin mümkün olduğunu söyledi. Prof. Dr. Dağdelen, hastanın bir yerini kesmeden, biçmeden, kanatmadan kasık damarlarından veya kol damarlarından girmek suretiyle ameliyatsız tedavi yapılabildiğini vurguladı.

'3 milyon koroner kalp hastası var'

Türkiye'de yaklaşık 3 milyon koroner kalp hastası olduğunu ve her 7 kişiden 1'i de kalp krizi riskiyle karşı olduğunu belirten Prof. Dağdelen, kalp hastalıklarının ani ölüm nedenleri arasında da başı çektiğini, sinsi bir şekilde can alabildiğini, bu nedenle kalbin ürkütücü ve korkutucu bir organ olarak algılandığını belirtti. Buna karşın son yıllarda tıpta ve teknolojideki gelişmeler sayesinde tedavi yöntemlerinin de hızla geliştiğinin müjdesini veren Prof. Dağdelen, invaziv yani ameliyatsız tedavi yöntemlerinin yaygınlaştığını söyledi.

Bu şekilde kalp kapakçıkları, kalp damarları, akciğer damarları ve kalpteki deliklerle ilgili tedavi yöntemlerinin hızla geliştiğini, aynı zamanda pil tedavisi ile bazı hastalıkların tedavi edilebildiğini, kalpteki bazı anormallikleri ise ısıtarak ve yakarak tedavi etmenin de mümkün olduğunu belirten Dağdelen şöyle konuştu:

“Damarlarda bazı bölgelerdeki aşırı adrenalini kontrol etmek için, kalbi ve tansiyonu rahatlatmak için yaptığımız tedavi yöntemleri var. Bunların hepsini invaziv tedavi yöntemleri dediğimiz kanatmadan ve kesmeden, ameliyat etmeden kateterizasyon sayesinde tek bir iğne deliğinden yapmak mümkün.”

'Geç kalınmış hastadan korkuyoruz'

“Geçmişte hastane içi kalp krizinden ölümler yüzde 15 seviyelerinde iken bugün yüzde 2 seviyelerine kadar geriledi” diyen Dağdelen, “Bir kalp krizi hastası ne kadar teşhis edilir, ne kadar erken hastaneye ulaştırır ve ne kadar erken doğru kateter ile ilgili tedaviye başlanırsa o hastanın ölüm oranı o kadar düşürülüyor” dedi.  Prof. Dr. Dağdelen “Artık biz hasta insandan korkmuyoruz; teşhis edilmemiş ve geç kalınmış insandan korkuyoruz” diye konuştu.

Kalbimizi vuran faktörler

Prof. Dr. Sinan Dağdelen kalbimizi vuran faktörleri ise şöyle sıraladı:

Tuzlu, şekerli ve aşırı yağlı gıda tüketimi, lezzeti artırıcı aromalar ve birçok katkı maddesi içeren hazır gıdalar, egzersiz yapmamak, hareketsiz yaşam tarzı, fazla kilo, sağlıksız beslenmek, kalple ilgili sinyalleri dikkate almamak.

Aşırı stresin de kalp üzerinde son derece olumsuz etkisi olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Dağdelen, “Stres demek adrenalin demek. Adrenalin demek ise damar ve organ hasarı demektir. Bir vücutta bazal olarak yükselen adrenalin seviyesi ne kadar fazlaysa o kişinin organlarının ve damarlarının ve kalbinin maruz kaldığı stres de o derece fazladır” diyerek, aşırı stresin, organların daha erken yaşlanmasına ve pek çok hastalığa davetiye çıkardığının altını çizdi.

HABERE YORUM KAT