Hukuk çiğnendi

Hukuk çiğnendi

STK'lar Şırnak’ın Cizre ilçesinde süren sokağa çıkma yasağı ve ölümler ile ilgili son zamanların en ayrıntılı raporunu açıkladı.

A+A-

 Aralarında İnsan Hakları Derneği (İHD), Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV), Gündem Çocuk Derneği, Sağlık Emekçileri Sendikası (SES) ve Diyarbakır Barosu’nun da olduğu sivil toplum kuruluşları Cizre'de sokağa çıkma yasağı esnasında yapılan hukuksuz uygulamalara ilişkin gözlem raporunu açıkladı.

 

Türkiye'nin Cizre'de ulusal ve uluslararası hukuku çiğnediği ve ağır insan hakkı ihlalleri işlediği belirtilen raporda, yaşanan olaylar sonrasında hakikati ortaya çıkartacak, suçu ve suçluları cezalandıracak, adalet duygusunu tatmin edecek mekanizmaların oluşturulması istendi.

İnsan Hakları Derneği (İHD), Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV), Gündem Çocuk Derneği, Sağlık Emekçileri Sendikası (SES) ve Diyarbakır Barosu, Şırnak'ın Cizre ilçesinde 14 Aralık 2015- 02 Mart 2016 tarihleri arasında gerçekleştirilen saldırılara ilişkin gözlem raporu açıkladı. Raporda, ulusal ve uluslararası hukukun çiğnendiği, ağır insan hakları ve insancıl hukuk ihlallerinin yaşandığı, kanıtların kaybedildiği ve zaman sınırlaması bulunan durumlarda dahi araştırma ve incelemenin temel kuralları, uygulamaları ve bilimsel yöntemlerinden vazgeçilmemesi ilkesine riayet edilmediği kaydedildi.

 

'Türkiye Minesto Protokolü'ne uymadı'

Raporda Türkiye'deki mevzuat ve uygulamaların ölümle ilgili araştırma ve incelemelerin "Minnesota Otopsi Protokolü"ne göre yürütülmesi gerektiği belirtilerek, ancak Cizre'de sokağa çıkma yasakları ile başlayan dönem ve sonrasında "Minnesota Otopsi Protokolü'ne" uyulmadığı ve bu konudaki başvuruların cevapsız kaldığı belirtildi.

'Bütün deliller toplanmalı'

Ayrıca AİHM'nin Jordan kararında 2 vurguladığı temel çerçeve olan "Soruşturma makamları resen harekete geçmeli, bağımsız soruşturmacı olmalı, olayla ilgili tüm belge, bilgi, mektup, raporlar usulüne uygun toplanmalı, hemen harekete geçilmeli ve makul bir hızla soruşturma ilerlemeli, bu süreç soruşturma ve kovuşturma süreci olarak kamusal denetime açık olmalı. ilkelerinin uygulanmadığı gözlenmiştir"

'Hakikati ortaya çıkaracak mekanizmalar oluşturulmalı'

Rapor da yine Cizre'de toplumsal yaşanan travmalar sonrasında adalet duygusunu güçlendirecek, yaraların sarılması ve onarımını sağlayacak, samimi ve sahici adımların atılması gerektiği ifade edildi. Toplumun, yaşanan olaylar sonrasında hakikati ortaya çıkartacak, suçu ve suçluları cezalandıracak, adalet duygusunu tatmin edecek mekanizmaların oluşturulması istendi.

'Toplumsal barış için...'

Rapor da, hakikatlerin ortaya çıkarılması, adaletin tesisi ve mağdur yakınlarının manevi tatmini, toplumun yeniden bir araya gelmesini ve toplumsal yaşamın yeniden inşa edilmesine neden olacağı belirtilerek, şunlara yer verildi: "Devletin etkin bir soruşturma ve araştırma yapabilmesinin ön koşulu ölen-öldürülen kişilerin yakınlarını ve bağımsız uzmanları da sürece dahil etmesidir"

'Gerçeğin açığa çıkması elzemdir'

Raporun gözlem ve sonuç bölümünde ise şöyle tespitlere yer veriliyor:

“Toplumsal mutabakatın sağlanmadığı, yasal düzenlemelerin ve güvencelerin var olmadığı durumlarda adaletin gerçekleşmesi olanaksızdır. Süreçte; ulusal ve/veya uluslararası hukukun çiğnendiği, ağır insan hakları ve insancıl hukuk ihlallerinin yaşandığı,  kanıtların kaybedildiği ve zaman sınırlaması bulunan durumlarda dahi araştırma ve incelemenin temel kuralları, uygulamaları ve bilimsel yöntemlerinden vazgeçilmemesi ilkesine riayet edilmemiştir.

 

 Sokağa çıkma yasağı vasıtasıyla, dış dünya ile olan ilişkisi kesilen alanlarda her bir ölümün nasıl gerçekleştiğini ortaya çıkarmak, öldürücü gücü kullanmanın “son çare” olup olmadığını tespit etmek ve sorumluları tayin etmek için etkili ve bağımsız bir soruşturma yürütülmesi gerekmektedir.  İnsan hakları ihlalleri, işkence, siyasi cinayetler gibi ölümlerle ilgili kuşku olan durumlarda incelemelerin tümüyle objektif, bilimsel, uzmanların ve tarafların katılımına açık bir biçimde yürütülmesi esastır. Bu tür iddiaların varlığında ölümün araştırılması için izlenecek yol BM’in temel bir belgesi olan “Minnesota Otopsi Protokolü”ne göre yürütülmesi zorunludur. Türkiye’deki mevzuat ve uygulamalar da ölümle ilgili araştırmalar ve incelemelerin “Minnesota Otopsi Protokolü”ne göre yürütülmesini gerektirmektedir. Ancak Cizre’de sokağa çıkma yasakları ile başlayan dönem ve sonrasında “Minnesota Otopsi Protokolü”ne uyulmadığı ve bu konudaki başvuruların cevapsız kaldığı bilinmektedir.  

 

Ayrıca AİHM’nin Jordan kararında2 vurguladığı temel çerçeve olan “...soruşturma makamları resen harekete geçmeli, bağımsız soruşturmacı olmalı, olayla ilgili tüm belge, bilgi, mektup, raporlar usulüne uygun toplanmalı, hemen harekete geçilmeli ve makul bir hızla soruşturma ilerlemeli, bu süreç soruşturma ve kovuşturma süreci olarak kamusal denetime açık olmalı...” ilkelerinin uygulanmadığı gözlenmiştir.  Toplumlar yaşanan travmalar sonrasında; adalet duygusunu güçlendirecek, yaraların sarılmasını ve onarımını sağlayacak, samimi ve sahici adımlara ve duygulara ihtiyaç duyarlar. Toplumun, yaşanan olaylar sonrasında hakikati ortaya çıkartacak, suçu ve suçluları cezalandıracak, adalet duygusunu tatmin edecek mekanizmalara ihtiyacı vardır. Adalet duygusunu güçlendiren; yalnızca yargı süreçleri değil, süreçte yaşananlar, kurulan ve kullanılan dil, yaşanan travmaların ve acının farkındalık, samimiyet, sahicilik ve de en önemlisi hakikate ulaşma çabasının varlığıdır. Hakikatlerin ortaya çıkması, adaletin tesisi ve mağdur yakınlarının manevi tatmini, toplumun yeniden bir araya gelmesini ve toplumsal yaşamın yeniden inşa edilmesini mümkün kılar.

 

Devletin etkin bir soruşturma ve araştırma yapabilmesinin ön koşulu ölen/öldürülen kişilerin yakınlarını ve bağımsız uzmanları da sürece dahil etmesidir. Onarım süreci bilimsel, objektif, bağımsız uzmanların katılımına ve denetimine açık araştırma ve incelemelerle başlar. Bu gözlem raporuna konu olan mahalleler ve bodrumların bağımsız ve etkili soruşturma ilkeleri yerine getirilene kadar olay yeri olarak muhafaza altına alınması gerçeğin ortaya çıkarılması açısından elzemdir”

 

(Mahmut Oral)

Etiketler : ,

HABERE YORUM KAT