1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. 'Hüda-Par ve cemaat oylarımızı böldü'
'Hüda-Par ve cemaat oylarımızı böldü'

'Hüda-Par ve cemaat oylarımızı böldü'

30 Mart seçimlerinde AK Parti'den Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkan adayı olarak yarışan Galip Ensarioğlu, AK Parti'nin Diyarbakır'da oylarını artırdığını, bölgede Hüda-Par ve cemaat faktörünün etkili olduğunu söyledi.

A+A-

AK Parti Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkan adayı olarak seçimlere giren ve yüzde 35 oy olan Galip Ensarioğlu, düzenlediği kahvaltı toplantıda seçim süreci, çözüm süreci, cumhurbaşkanlığı seçimleri konularını değerlendirdi.

"ÇATIŞMA ORTAMI SONA ERDİ"

30 yıla aşkın bir süreden sonra ilk kez çatışmanın olmadığı bir ortamda huzurlu seçim süreci geçirdiklerini anlatan Galip Ensarioğlu, seçimlerde halkın iradesinin tecelli ettiğini ifade etti. Ensarioğlu, "Herkes gibi bizde seçimi kazanmak için seçime girdik. Ancak Diyarbakır'ın huzuru ve barış geleceği bizim için daha çok değerliydi.

"OYUMUZU ARTIRDIK"

Diyarbakır halkına, seçime giren siyasi parti adaylarına teşekkür ediyorum. Bu seçimlerde halkın iradesi tecelli etmiştir. Seçim sonuçlarını değerlendirirken oyumuzu 4 puan artırdık, başkanı oyunu 13 puan düşürdü, Hüda-Par ve cemaat faktörü, 90 yıllık cumhuriyetin bölgedeki uygulamalarının sonuçları, bir takım toplumsal travmalarla uğraşmak zorunda kaldık. Çünkü 90 yıllık devletin kötü yönetiminin müsebbibini halk her zaman iktidarları görür. Son yıllarda demokratikleşme, Kürt dili önündeki engellerin kaldırılması ve barış sürecini başlatan bir iktidar olmanın avantajlarını bu seçimde yaşasak da, 90 yıllık travma ve bunların yarattığı olumsuzlukların etkisi henüz geçmiş değil. Diyarbakır demokratikleşme, Kürt sorununun çözümü ve şiddetin son bulmasıyla birlikte aslında bir taraftan da normalleşiyor. Aynı şekilde Türkiye de normalleşiyor. Ancak seçim sonuçlarına baktığımız zaman henüz tam bir normalleşme süreci yaşandı diyemeyiz. Şimdi hepimizin seçimlerden daha önemli bir meselesi var. Bölgemizin en önemli meselesi olan çözüm sürecinin kalıcı bir barışa dönüşmesini sağlamalıyız. Halkın AK Parti ve BDP'den beklentisi çözüm sürecine sahip çıkmasıdır. Birlikte bunu başarmak zorundayız. Bu halka yapacağımız en büyük hizmet çözüm sürecini kalıcı bir hale getirmektir" dedi.

"CEMAAT BÖLGE OYLARI DAĞITTI"

Ensarioğlu, bölgedeki seçimlerde Gülen cemaatinin oyları dağıttığını söyleyerek, birçok olumsuzluğa rağmen oylarını artırdıklarını kaydetti. Ensarioğlu, "İnsanlar her zaman bir takım bahanelerin arkasına sığınırlar. Siyasette alınan en düşük oy çok başarılı bir şekilde gösterilebiliniyor. Ben bunu sevmiyorum. Başarı kazanmaktır. Hedefimiz Diyarbakır'da kazanmaktı. Oyumuzu yüzde 4 artırdık. Hüda-Par'ın aldığı 4,5 oy oranına rağmen oyumuz arttı. Cemaat de zarar verdi. Cemaat bölgede oylarını dağıttı. BDP'nin aldığı oy oranına baktığınız zaman tarihinin en düşük oyunu Diyarbakır gibi önemsedikleri bir yerde aldılar. Sandıklar açıldıktan 3 saat sonra ben Gültan Kışanak'ı arayıp tebriklerimi ilettim. Diyarbakır'ın geleceği için belediye ile işbirliği yapmaya hazır olduğumuzu ifade ettim" diye konuştu.

"KÜRT SORUNUNUN ÇÖZÜMÜ İÇİN HANGİ ARAÇLARIN KULLANILMASI GEREKİYORSA BUNLAR KULLANILMALI"

Bir gazetecinin seçimlerden sonra Kürt sorununun çözümü konusunda nasıl bir değişim yaşanacağı sorusu üzerine Ensarioğlu, Kürt sorununun çözümü önünde engel olan anayasada 2 maddenin olduğunu dile getirdi. Ensarioğlu şunları söyledi:"Dil ve kimlik önündeki bütün engeller kaldırıldı. Şimdi anayasal olarak yapılanmayanlar var. Yasal olarak yapılması gereken bütün adımları attık. Önümüzde iki engel kaldı. Bunlarda anayasa değişikliği gerektiriyor. Birincisi vatandaşlık tanımı, ikincisi ise anadilde eğitimi anayasada yasaklayan maddenin değiştirilmesidir. Bundan sonra PKK silahlı güçlerini ülke dışına çekmeli, silahı bırakma iradesini net bir şekilde ortaya koymalıdır. Diğer taraftan bu silahlı güçlerin cezaevindeki insanların durumlarının ne olacağına dair yasal düzenlemeler de yapılmalı. Türkiye demokratikleşiyor ve var olan sorunlarını konuşarak çözeceğiz. Kürt sorununun çözümü için hangi araçların kullanılması gerekiyorsa bunlar kullanılmalı. BDP, Öcalan'a özgürlük ve Kürdistan'a özgürlük seçim sürecini yürüttü. Her siyasi parti kendine özgü bir takım projeler sunabilir. Demokratik özerlik de Öcalan'ın dediği gibi vazgeçilmezimiz değildir

"BAŞBAKANIMIZ BİR DÖNEM DAHA DEVAM ETMELİ"

Bir basın mensubunun “Cumhurbaşkanlığı seçiminde Başbakan Erdoğan aday olacak mı?” sorusuna da yanıt veren Ensarioğlu, "Şuan Köşk'ün en büyük adayı Sayın Başbakanımızdır. Ancak ben, Sayın Başbakanımızın daha etkin bir şekilde Türkiye'nin başında olmasından yanayım. Tayyip beye yakışan çözüm sürecini yeni bir anayasa ile bütün hizmetlerini taçlandırmaktır. Akabinde daha güçlü bir başkanlık sistemiyle, bugünkü cumhurbaşkanlığı yapısıyla değil, kendisine daha güçlü bir başkanlık sistemi yakışır. O yüzden bir dönem daha kalmasından yanayım" şeklinde konuştu.

Bu haber toplam 8629 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT