1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. HDP: Deklarasyon Barışa bir fırsat daha vermek amacıyla hazırlandı
HDP: Deklarasyon Barışa bir fırsat daha vermek amacıyla hazırlandı

HDP: Deklarasyon Barışa bir fırsat daha vermek amacıyla hazırlandı

HDP Merkez Yürütme Kurulu (MYK), Demokratik Toplum Kongresi'nde (DTK) açıklanan bildiriye ilişkin, "Bu deklarasyon barışa bir fırsat daha vermek amacıyla hazırlanmıştır.

A+A-

HDP Merkez Yürütme Kurulu (MYK), Demokratik Toplum Kongresi'nde (DTK) açıklanan bildiriye ilişkin, "Bu deklarasyon barışa bir fırsat daha vermek amacıyla hazırlanmıştır. Türkiye'de demokratik siyaset alanına yaptığımız bu çağrının, eş genel başkanlarımız, milletvekillerimiz ve bileşen kurumlarımızın yöneticileri hakkında soruşturma açılmasıyla gündemden düşürülmeye çalışılması asla kabul edilemez bir tutumdur" değerlendirmesini yaptı.


HDP MYK'dan yapılan yazılı açıklamada, geçen hafta sonu Diyarbakır'da düzenlenen DTK Olağanüstü Konferansında okunan "Siyasi Çözüm Deklarasyonu"nun demokratik siyaset alanına bir çağrı olduğu bildirildi.
Söz konusu deklarasyonda, sorunların diyalog ve müzakere yoluyla çözülmesi gerektiği anlayışından hareket edildiği savunulan açıklamada, "Bu deklarasyon barışa bir fırsat daha vermek amacıyla hazırlanmıştır. Türkiye'de demokratik siyaset alanına yaptığımız bu çağrının, eş genel başkanlarımız, milletvekillerimiz ve bileşen kurumlarımızın yöneticileri hakkında soruşturma açılmasıyla gündemden düşürmeye çalışılması asla kabul edilemez bir tutumdur. Cumhurbaşkanı, Başbakan, bazı bakanlar, siyasi parti sözcüleri ve cumhurbaşkanlığı sözcüsünün HDP'yi hedef gösteren mesajları ve ihanet suçlamalarıyla demokratik siyaseti değil, çatışmayı, savaşı, ölümleri istedikleri bir kez açığa çıkmıştır. Bizler, soruşturmalar ve baskılar yoluyla engellenmeye çalışılan bu tartışmadan ve önerilerden vazgeçecek değiliz" ifadesine yer verildi.


Açıklamada, HDP'yi etkisizleştirme, hedef haline getirme çabalarına ve adımlarına asla boyun eğilmeyeceği belirtilerek, şöyle devam edildi:


"HDP, eş başkanları, vekilleri, yöneticileri, bileşen kurumları ve seçmenleri ile birlikte demokrasi ve barış için bir şanstır. Bunu etkisizleştirmek ve bertaraf etmek isteyenler savaşı, çatışmayı, ölümleri sürdürmek isteyenlerdir. Kürt halkının kendi kendini yönetme talebi, demokratik statü talebi son derece meşru, evrensel ve demokratik bir haktır." 
Diyarbakır'da yapılan tartışmalar ve alınan kararların, Türkiye'yi dışlayan ve ilişkileri koparan bir yaklaşıma sahip olmadığı öne sürülen açıklamada, şunlar kaydedildi:


"Bizler, yeni bir anayasa ve Türkiye'nin yeni idari yapısı tartışmasını, siyasi iktidarın ve onun emriyle hareket eden yargı mensuplarının çizdiği sınırlar içinde yapmak zorunda değiliz. Şu çok açık ki sivil ve demokratik siyaset alanını zayıflatarak, meşru ve demokratik tartışmaları engelleyerek Türkiye'de demokratik, eşitlikçi ve özgürlükçü bir anayasa yapılamaz. Başkanlık sistemi tartışmasını yapmak ne kadar meşru ise özerkliği, yerinden ve yerelden yönetim anlayışını, öz yönetim yöntemini tartışmak da o kadar meşrudur. Merkezden yerele yetki devrini bölücülük suçlamasıyla cevaplayanlar, çağdaş demokrasilerden nasiplerini almamışlardır. Özerklik, yani eski dildeki muhtariyet, bir fantezi değil, tarihsel ve güncel bir gerçekliktir. Müzakereye açık bir özerklik teklifini tartışmadan reddeden bir anlayışın, Türkiye'de demokrasiyi bir adım bile ileri götürme imkanı da, niyeti de yoktur”

Bu haber toplam 3792 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT

İlgili Haberler