1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. HDK F Tipi cezaevlerinin kapatılmasını istedi
HDK F Tipi cezaevlerinin kapatılmasını istedi

HDK F Tipi cezaevlerinin kapatılmasını istedi

HDK Eşsözcüleri Sabahat Tuncel ve Ertuğrul Kürkçü, 19 Aralık Cezaevi Katliamı vesilesiyle yayınladıkları bildiride, katliamdan sorumlu olanların yargılanması, ağır insan hakkı ihlali olan F Tipi cezaevlerinin acilen kapatılmasını istedi.

A+A-

Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eşsözcüleri Sebahat Tuncel ve Ertuğrul Kürkçü, 19 Aralık Cezaevi Katliamı'nın Yıldönümüne ilişkin yazılı açıklama yayınladı.

Açıklamada, 19 Aralık Cezaevi Katliamının yıldönümü dolayısıyla "F Tipi hapishanelerin kapatılması, hasta tutsakların serbest bırakılması, 19 Aralık Cezaevi Katliamı sorumlularının yargılanması talebinde bulundu.

Açıklamada ismine "Hayata Dönüş Operasyonu" denen saldırıdan toplam 28 devrimci tutsağın katledildiği hatırlatılarak, yüzlerce tutsağın yaralanarak tedavileri bile yapılmadan ülkenin değişik yerlerindeki F Tipi hapishanelerine sürgün edildiği hatırlatıldı. Bu katliamlardan dolayı saldırganların korunduğuna dikkat çekilerek, şu görüşlere yer verildi:


"AKP iktidarı öncesinde cezaevleri nüfusu 54.429 iken bugün bu sayı 164.461'e çıkmıştır. Cezaevlerindeki kapasiteyi aşan yerleştirmeler birçok soruna da kaynaklık etmektedir. Sadece içinde bulunduğumuz yılda cezaevlerinde intihar, işkence ve kötü muamele, kaza, ihmal, hastalık gibi nedenlerle en az 28 kişi yaşamını yitirmiştir. Tutuklu ve hükümlülerin tıbbî yardıma ulaşma konusunda önemli engellerle karşılaştığı ve gerekli tıbbî personelle, araç-gerecin cezaevlerinde bulunmaması nedeniyle 2015 yılında 300'ü ağır olmak üzere 756 mahpus cezaevlerinde tedavi edilmeyi beklemektedir.
 
'Öcalan'a tecrit Kürt sorununu engellemektir'


Hasta tutsakları çözüm sürecinin 'rehineleri' gibi kullanan AKP hükümeti, çözüm sürecinin tek taraflı bitirilmesinden sonra cezaevlerindeki hasta tutsaklar sorununu tamamen rafa kaldırmış, onları ölüme terk etmiştir. Bugün, hiçbir hukuki dayanak olmadan İmralı Cezaevi'nde Abdullah Öcalan'a uygulanan tecrit, bir yandan Kürt sorununun çözümünün önündeki en önemli engel, diğer yandan ağır insan hakkı ihlallerinden biri olarak sürmektedir."

HABERE YORUM KAT

İlgili Haberler