1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. Hatip Dicle’den önemli uyarı
Hatip Dicle’den önemli uyarı

Hatip Dicle’den önemli uyarı

Silopi'de yaşanan polis terörünü değerlendiren DTK Eşbaşkanı ve İmralı Heyeti üyesi Hatip Dicle, "Silopi'de yaşanılanlar, Zergelê'de bilinçli bir şekilde gerçekleştirilen katliamdan farksızdır.

A+A-

 Eğer bu tür katliamlar hemen kesilmezse, bütün Kürdistan halkının Botan halkını yalnız bırakmamak için aynı pozisyonu alacağı ve sürdürülen tekrar müzakerelere dönüş sürecinin de ağır yara alacağı konusunda devleti ciddi bir şekilde uyarmak istiyoruz" dedi. 

3 kişinin yaşamını yitirdiği, çok kişinin de yaralandığı Silopi katliamını değerlendiren Demokratik Toplum Kongresi Eşbaşkanı ve İmralı Heyeti üyesi Hatip Dicle, Silopi'de yaşananların sıradan bir olay olarak yorumlanamayacağını belirtti. Silopi için "AKP hükümetinin son haftalarda devreye koyduğu savaş konseptinin bir parçasıdır" diyen Dicle ve DTK üyeleri Mülkiye Birtane, Feleknas Uca ile Ayhan Bilgen, katliamı DİHA'ye değerlendirdi. 

Silopi şahsında bütün Kürt halkının tehdit edilmek istendiğini vurgulayan Dicle, "Silopi'de silahlarla mahalleye giren polisler, gözaltı yapmalarına izin vermeyen sivil halka bilinçli bir şekilde saldırmıştır. Bu nedenle Silopi'de yaşanılanlar, Zergelê'de bilinçli bir şekilde gerçekleştirilen katliamdan farksızdır" dedi. 

Devlet ve hükümete uyarı 

"Eğer bu tür katliamlar hemen kesilmezse, bütün Kürdistan halkının Botan halkını yalnız bırakmamak için aynı pozisyonu alacağı ve sürdürülen tekrar müzakerelere dönüş sürecinin de ağır yara alacağı konusunda devleti ciddi bir şekilde uyarmak istiyoruz" diyen Dicle, şöyle devam etti:

"Devlete ve hükümete, müzakere sürecine tekrardan dönülmesi için çaba sarf edenlere şans tanıyın diyoruz. Aksi takdirde bu savaşın yakıcı durumları Ortadoğu'da Irak'ı ve Suriye'yi değil Türkiye'yi de bünyesine almaya mevcuttur. Devlet, bu tehlikeyi önlemeye çalışanlara bir fırsat tanıyarak Silopi'deki gibi katliamlardan uzak durmalıdır ve onları samimi bir şekilde bu konuda uyarıyoruz." 

Saldırılara karşı öz savunma 

Silopi'de gerçekleştirilen katliamın yıllardır Kürdistan'da gerçekleştirilen savaşın bir devamı olarak niteleyen DTK Dil Komisyonu Üyesi Mülkiye Birtane, "Kürt halkı yıllardır özgür ve demokratik bir yaşam için mücadele ediyor. Devlet de iktidarcı zihniyetini devam ettirebilmek için halklara saldırıyor. Silopi'de yaşananlarda bu halkanın bir devamıdır" dedi. 

Devletin katletme amacı güderek gerçekleştirdiği saldırılara karşı halkın öz savunmasını almasından daha meşru bir durumun olmadığını belirten Birtane, "Doğada bulunan bütün canlılar, kendilerini olası bir saldırıya karşı savunur.

Kürtler de devletin bu saldırılarına karşı kendilerini savunmalıdır. Bunun yanı sıra dünya kamuoyu da polislerin halka dönük ağır silahlarla gerçekleştirdiği saldırılara sessiz kalmaması gerekir" dedi. Türkiye'nin dünya kamuoyunun yaşanan saldırılar karşısındaki sessizliğinden cesaret aldığını söyleyen Birtane, bu saldırılara karşı Kürdistan'da yaşayan tüm halkların örgütlülüğünü sağlaması gerektiğini belirtti.

'1990'lı yılların yeni versiyonu tekrardan sahnede'

HDP Diyarbakır Milletvekili Feleknas Uca, AKP hükümetinin 7 Haziran seçimlerinden önce HDP'nin başarısının önüne geçmek için birçok provokasyon gerçekleştirdiğini ve buna rağmen HDP'nin başarısının önüne geçemeyince de topyekûn bir savaş başlattıklarını belirterek, AKP hükümetinin doğa katliamından sonra insan katliamlarına başladığını söyledi. Polislerce terör estirilen Silopi'de incelemelerde de bulunan Uca, polislerin son bir haftadır ilçeye polis sevkiyatı gerçekleştirerek katliam girişiminin hazırlıklarını yaptığının altını çizdi. 

Başkan olamayan Erdoğan'ın hıncını sivilleri katlederek almaya çalıştığını belirten Uca, "1990'lı yıllardaki sistemin aynısının tekrardan yürürlüğe konuldu. 1990'lı yıllarda meydana çıkan faşist güçlerin bir versiyonu tekrardan sahneye çıktı. Bu güçler yurttaşlarda korku yaratmaya, baskı ve şiddetle onları susturmaya çalışıyor. Ama hiçbir güç bu halkı haklı mücadelesinden geri alamaz" dedi.

'İnisiyatif geliştirilmezse her ölümden hükümet sorumlu olacaktır' 

Son dönemlerde yaşanılan saldırıların ve katliamları çözme işinin hükümete ait olduğunu söyleyen HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Ayhan Bilgen, şunları kaydetti: "İster iktidara rağmen bu durumla karşı karşıya kalalım, ister direk onların sistematik planları doğrultusunda bu saldırılara maruz kalalım, herkesin yaşam hakkını korumak hükümetin sorumluluğundadır. Dolayısıyla hükümet bu çatışmalı süreçten çıkılması için bir inisiyatif belirlemelidir. Hükümet böyle bir inisiyatif geliştirmediği sürece her ölümün her sivilin sorumlusu hükümet olacaktır." 

Türkiye toplumunun 1990'lı yıllardaki gibi manipülasyonları kabul etmeyeceğini ve Kürt halkının da 1990'lı yıllardaki gibi korku eşiğinde yaşamadığını belirten Bilgen, "Toplumun büyük bir kesimi bu gerilim ve kaosun erken seçimle ilgili olduğunu biliyor. Aynı şekilde Kürtlerde baskı ve korkuyla yönlendirilmeyecek bir noktadadır. Bu oyunu boşa çıkaracak bir irade ortaya konulursa, o kadar çözümü hızlandıracak, barışı güvence altına alacak gelişmeler yaşanabilir" diye konuştu. 

HABERE YORUM KAT

İlgili Haberler