1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Hasta tutsaklar ölüyor seslerini duyun!
Hasta tutsaklar ölüyor seslerini duyun!

Hasta tutsaklar ölüyor seslerini duyun!

Balıkesir Bandırma M Tipi Kapalı Cezaevi'ndeki hasta tutsak Ferit Orak'a birçok hastalığına rağmen sevk edildiği Bandırma Devlet Hastanesi'nde "Mevcut rahatsızlığı mahkum hapis cezasının infazı için kesin bir tehlike teşkil etmez" şeklinde rapor verildi. ...

A+A-
Anne Besra Orak, "Oğlum ciğerlerindeki hasar nedeniyle rahat nefes alamıyor. Vücudu iltihap tutuyor. Hasta tutsaklar ölüyor, onların sesini duyun" dedi.
 
Diyarbakır'da 2008 yılında İmralı Cezaevi'nde PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın saçlarının kesilmesine tepki göstermek amacıyla düzenlenen yürüyüşün ardından bir anaokulunun bahçesindeki Türk bayrağını indirdiği iddia edilen Ferit Orak, gözaltına alınır. Emniyette ifadesi alınan Orak, serbest bırakıldıktan bir hafta sonra savcılığın itirazı üzerine Mersin'de yeniden gözaltına alınır. Bu kez çıkarıldığı mahkemece tutuklanan Orak, 3 ay Mersin E Tipi Kapalı Cezaevi'nde kaldıktan sonra Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevi'ne sürgün edilirken, aynı yıl içerisinde 15 Şubat PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın Türkiye'ye getirilişinin yıldönümü nedeniyle bedenini ateşe verir. Hastanede yapılan tedavinin ardından tekrar cezaevine gönderilen Orak'a 2 yıla yakın tutukluluk süresinin ardından çıkarıldığı mahkemece 17 yıl 6 ay hapis cezası verilir. Cezaevi koşullarından dolayı birçok hastalığa yakalanan Orak, infazının ertelenmesi için yetkili kurumlara yapılan başvuruların ardından Bandırma Devlet Hastanesi'ne sevk edilir. Orak ile ilgili Bandırma Devlet Hastanesi tarafından 16 Nisan 2013 tarihinde "Mevcut rahatsızlığı mahkum hapis cezasının infazı için kesin bir tehlike teşkil etmez" şeklinde rapor verilir. 
 
'Kimliğimiz birçok cezanın gerekçesidir'
 
Anne Besra Orak, çocuğunun cezaevine girmeden önce önemli bir hastalığının olmadığını belirterek, cezaevine girdikten sonra çocuğunda bel, boyun fıtığı, kireçleme, romatizma, menüsküs, reflü, gastrit, sinüzit, prostat, orta kulak iltihabı ve vücudunun tamamında "kıl kökü" enfeksiyonu olduğunu dile getirdi. Anne Orak, çocuğunun 5 yıla yakın bir süredir cezaevinde olduğunu belirterek, 2012 yılında PKK'li ve PAJK'lı tutsakların PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın özgürlük, sağlık ve güvenlik şartlarının düzeltilmesi, anadilde eğitim ve savunma hakkının sağlanması talebiyle yapılan açlık grevinden sonra çocuğunun Balıkesir Bandırma M Tipi Kapalı Cezaevi'ne sürgün edildiğini kaydetti. Mahkemede çocuğunun anadilinde savunma yapmak istediğini ancak Kürtçenin tutanaklara "Tanınmayan bir dil" olarak geçtiğini hatırlatan Anne Orak, "Kimliğimiz birçok cezanın gerekçesidir. Kürtlüğümüz üzerine oğlumu yargısızca yargılayıp hukuksuzca ceza verdiler" dedi.
 
'Oğlum hastaneye gidiyor geri gönderiyorlar'
 
Anne Orak, oğlunun hastalıklarının gün geçtikte ağırlaştığına dikkat çekerek şunları aktardı: "Oğlumun vücudunda ciddi anlamda bir hasar var. 3 yıl önce Diyarbakır zindanında bir eylem gerçekleştirdi. Ondan sonrada hastalıkları bir arada gelişti. Ciğerlerindeki hasar nedeni ile rahat nefes alamıyor. Vücudu iltihap tutuyor." Çocuğunun aldığı cezaların hukuksuz olduğunu ifade eden anne Orak, hastalıkları nedeniyle sağlığı kötüye giden çocuğunun bir an önce serbest bırakılmasını istedi. Anne Orak "Oğlum hastaneye gidiyor onu geri gönderiyorlar. Doktorlar oğluma 'senin bir hastalığın yok' diyorlar. Oğlumun tahlillerine bile gerek görmüyorlar. Hastaneye gidişleri onu bugüne kadar iyileştirmedi" dedi. 
 
'Zindanlar bu halkın evlatlarını hasta etti'
 
İHD Diyarbakır Şubesi'ne başvurarak yardım talebinde bulunduğunu söyleyen Anne Orak, çocuğunun infazının ertelenmesi için Adalet Bakanlığı'na başvuracağını, yanıt alamaz ise bu kez Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvuracağını belirtti. Cezaevindeki hasta tutsaklar için herkesin duyarlı olması gerektiğini kaydeden Anne Orak, "Biz tutsakların anneleri olarak elimizden ne gerekirse yapacağız. Gece gündüz zindanlardaki çocuklarımız için bir şeyler yapmamız gerekiyor. Oğlum şahsından bütün hasta tutsaklar serbest bırakılsın. Zindanlardaki yaşamı bize reva kıldılar. Zindanlar bu halkın evlatlarını hasta etti. Kürt halkına karşı çocuk, yaşlı demeden zindanlara tıkıp onları cansızlaştırana dek işkence ettiler. Kamuoyunda gündeme gelmeyen hasta tutsakların durumun Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Dayanışma Derneği (TUHAD-DER), İnsan Hakları Derneği (İHD) ve siyasi partilerin cezaevindeki hasta tutsaklar için daha fazla çalışması gerekiyor. Halkımız bu konuda biraz daha duyarlı olmalı. Dünya duyarlı olmalı. Bu hastalar biran önce bırakılmalıdır. İçim yanıyor" diye konuştu. 
 
Hasta tutsak ailelerine çağrı!
 
Hasta tutsakların ailelerini de alanlara çıkmaya çağıran Anne Orak, şunları aktardı: "Gerekirse açlık grevine girerim. Dünya ve devlet sesimizi duysun diye. Duygularımızı anlasınlar. Çocuklarımız ne durumda olduklarını görsünler. Onursuz bir yaşamı bize dayatıyorlar. 'Biz size ne dersek başınızı eğip kabul edeceksiniz. Ölürseniz de zindanlarda öleceksiniz. Siz Kürtsünüz her şeye layıksınız' deniliyor. Ama bizim çocuklarımız her şeyin en iyisine layıklar. Çocuklarımız onurlu bir yaşam için direniyorlar. Ben oğlumla gurur duyuyorum. Oğlum onuru ve halkı için bugün zindanlarda hastalıkları ile savaşıyor. Hasta tutsaklar ölüyor, onların sesini duyun."
Bu haber toplam 8239 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT