1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Hasta mahkumlar serbest bırakılsın!
Hasta mahkumlar serbest bırakılsın!

Hasta mahkumlar serbest bırakılsın!

MAZLUMDER Diyarbakır Şubesi, tutuklu bulunan Sur Belediye eski başkanı Abdullah Demirbaş'ın serbest bırakılması talebiyle ailesinin katılımıyla düzenlediği basın toplantısında Demirbaş’ın serbest bırakılması çağrısı yapıldı.

A+A-

Açıklamayı yapan Şube Başkanı Ali İhsan Gültekin, “Geç gelen adalet öldürür, hasta Mahkumlar Serbest bırakılsın!” dedi.
 
MAZLUMDER Diyarbakır Şubesi, tutuklu bulunan Sur Belediye eski başkanı Abdullah Demirbaş'ın serbest bırakılması talebiyle ailesinin katılımıyla basın toplantısı düzenledi.

Şube binasında düzenlenen ve Yönetim Kurul üyelerinin de bulunduğu basın toplantısında açıklamayı yapan Şube Başkanı Ali İhsan Gültekin, Türkiye’de sayıları 650 dolayında olarak bilinen hasta tutsakların sayısı her geçen gün artmakta ve bu konu hakkında Adalet Bakanlığının apaçık bir insan hakkı ihlali olan bu duruma göz yumduğuna işaret ederek, “Adaletin insan hakları karşısında sağır kesildiğinin apaçık kanıtlarından biri Diyarbakir Sur İlçesi Eski Belediye Başkanı olan Abdullah Demirbaş’ın;  en sonuncusu 09.07.2013 tarihli ve Türkiye’nin çeşitli üniversite hastanelerinde aralarında bulunduğu sayısı 30 bulan aynı yöndeki Sağlık raporlarına karşın hala içeride tutulmasıdır” dedi.
 
Demirbaş’ın hayati tehlikesi var


Demirbaş’a 2002’de tedavi edilmezse ölüm tehlikesi olan ‘hewrediter derin ven trombozu’ (kalıtımsal kan pıhtılaşması) teşhisi konulduğunu hatırlatan Gültekin, şunları söyledi: “2009’da bölgedeki birçok siyasetçi ile birlikte tutuklanan Demirbaş, ulusal ve uluslararası sivil ve siyasi kuruluşların desteğiyle yürütülen bir kampanya çerçevesinde 10 Mayıs 2010 tarihinde dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından, hastalığı düzenli ve sürekli bir tedavi gerektirdiği için özel bir izinle tahliye edilmişti.

Abdullah Demirbaş’ın vücudu, kalıtımsal kan pıhtılaşması hastalığı sebebiyle aşırı düzeyde demir içermekte ve bu da kan pıhtılaşmasına (tromboz) neden olmaktadır. Kan dolaşımı sağlanamadığında izleri vücudunda özellikle de kollarında ve bacaklarında görülebiliyor. Oluşan pıhtının bacak toplardamarını tıkaması sonucu bacakta şişlik, ağrı ve yürüyememe şikâyeti oluşurken, pıhtının bulunduğu yerden kopup akciğere gitmesi ile akciğer embolisi olarak isimlendirilen nefes darlığı, öksürük ve göğüs ağrısı ile karakterize olan ve bazen ölümcül olabilen bir durum gelişebiliyor. Tutuklu bulunduğu süre boyunca defalarca hastaneye kaldırılıp yatırılan Demirbaş için 09.07.2013 tarihli son raporda ‘…Pıhtı oluşumuna yatkınlık oluşturan genetik durum ve geçirilmiş tromboembolisi nedeniyle hayati tehlike oluşturan yüksek risk grubundadır.’ denilmektedir”
 
Sağlığa erişim hakkının hiçbir sebeple ertelenemez


Mazlum-Der Şube Başkanı Gültekin, “Yürütülen suçlamalar ile ilgili avukatları, sağlık problemlerinden dolayı tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılması için başvuruda bulunmasına karşın; kaçma ve delilleri karartma şüphesi nedeniyle bu başvurusu reddedildi. Yargı süreçlerinde tutuksuz yargılamanın herkes için esas olması gerekliliğiyle sağlığa erişim hakkının hiçbir sebeple ertelenemez ve engellenemez bir hak olduğunu hatırlatarak Abdullah Demirbaş ve bütün hasta tutuklular için; orantılılık ilkesi ve diğer ilkeler gereğince, hapishane koşullarında tedavisi mümkün olmayan tutuklu ve hükümlülerin bu durumlarına rağmen tutukluluk hallerinin devam ettirilmesinin yaşam hakkını tehlikeye atan bir durum olduğunu düşünüyoruz” dedi.


Gültekin şöyle konuştu: “Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık ve Adalet Bakanlığı makamından, sorumlulukları gereği inisiyatif alarak; hapishane koşullarında tedavisi mümkün olmayan ve durumu giderek kötüleşen Abdullah Demirbaş ve diğer hasta mahkumların serbest bırakılmaları için gerekli süreci işletmelerini talep ediyoruz” dedi.

 

HABERE YORUM KAT

İlgili Haberler