1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. 'Halkın camileri işgal altında!’
'Halkın camileri işgal altında!’

'Halkın camileri işgal altında!’

Diyarbakır Müftüsü Burhan İşliyen'in "Bölgede camiler kapanmaya başladı ve imamların can güvenlikleri olmadığı için camiye gidemiyorlar" şeklindeki sözlerine tepki gösteren DİK yöneticisi Fadıl Bedirhanoğlu, camilerin iktidarın resmi kurumu haline getirildiğini ve sarayın müftü ile din alimlerine yeni görevlendirmeler yaptığını belirterek, "Bu halk kendi camilerine de gidiyor fakat bu halkın camileri işgal altındadır. Yıllardır bu halkın camilerinde onların anlamadığı bir dilde onlara devlet dini dayatılıyor" dedi.

A+A-

Diyarbakır Müftüsü Burhan İşliyen, "Lice, Kulp ve özellikle Silvan'da zaman zaman camileri tamamen kapatmak durumunda kalıyoruz.

 

Cemaatimiz camilere gelemediği gibi görevli hocalarımız da can endişesi nedeniyle camileri açamıyor. Biz de idari tasarruf ve tedbir olarak sıkıntılı olan bölgelerde belli vakitlerde camilerimizi ibadete kapatmak mecburiyetinde kalıyoruz. Huzurlu bir ibadet için emniyete, huzura ve güvene ihtiyacımız var" şeklinde açıklama yapmıştı.

 

Müftünün yaptığı açıklama ile ilgili değerlendirmede bulunan Demokratik İslam Kongresi (DİK) Yöneticisi Fadıl Bedirhanoğlu, hayretler içerisinde kaldığını belirterek, "Cumhuriyet tarihinden beri bunca zulüm, katliam ve İslam dışı uygulamalar karşısında tamamen sessiz kalan bir camia ne oldu da bugünlerde seslerini yükseltmeye çalıştı? Bu doğrusu düşündürücüdür. Biz Halepçe, Roboski katliamı olduğu zaman, bölge üzerindeki zulümlerin devam ettiği ve zirveye çıktığı zamanlarda din alimlerinin ortaya çıkıp seslerini yükseltmesini bekliyordukki ilahi emir gereği de budur.

 

Zulme karşı sessiz kalmak zulümdür. Zulüm de Allah'ın ayetiyle lanetlenmiştir" dedi. 'Saray din alimleri ve müftülere yeni görevlendirmeler yüklemiştir'Dinin devletin tekeline girerek, resmi bir kurumu haline geldiğinin altını çizen Bedirhanoğlu, şöyle devam etti: "Bu başlı başına en büyük zulümdür. Din tamamen bağımsız olması gerekirken, tamamen iktidardan uzak kalması gerekirken iktidarın bir parçası haline getirilmiştir.

 

Camiler Allah'ın evi olması gerekirken iktidarların bir resmi kurumu haline getirilmiş, Allah'ın her millete verdiği gibi Kürt halkına verdiği halkları inkar edildiği halde şimdiye kadar hiçbir sesin çıktığı görülmemiştir.

 

Son zamanlarda da saray tarafından müftülere, din alimlerine yeni görevlendirmeler yüklenmiştir. Bunlar da sarayın emirlerini yerine getirmeye başlamışlardır." 'Din değil devlet görevlileridirler'Şimdiye kadar insanların camiye gitme konusunda engellendiğini görmediklerini söyleyen Bedirhanoğlu, "Kürt halkı pkklı olarak lanse edilmeye çalışılıyor.

 

Bir halkı pkklı olarak lanse etmek, en büyük zulümdür ve maalesef müftülerimiz de bu zulme karşı sessiz kalmaktadırlar. Onların halkımız nezdinde ne inandırıcılığı kalmış ne de halkımız onları din görevlisi olarak görmüyorlar. Onlar devlet görevlileridirler. Dini devletin dini haline getiren elemanlardır. Önce bu pozisyonlardan vazgeçsinler, gerçek bir din adamı olarak davransınlar o zaman biz anlarız ki bunlar gerçekten dini temsil ediyorlar, söyledikleri de gerçekten din gereğidir diyebilelim. Her şeye karşı sessiz kalıp sadece devletin istediği şekilde konuşurlarsa hiç kimse söylediklerini kabul etmez.

 

Söylediklerin doğru olarak kabul etmez. Bu halk kendi camilerine de gidiyor fakat bu halkın camileri işgal altındadır. Yıllardır bu halkın camilerinde onların anlamadığı bir dilde onlara devlet dini dayatılıyor" şeklinde konuştu.

HABERE YORUM KAT

İlgili Haberler