1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. ‘Halk seçti, halk alır’
‘Halk seçti, halk alır’

‘Halk seçti, halk alır’

Diyarbakır Kent Konseyi, Büyükşehir Belediyesi ile ilgili çıkan haberlerin asılsız ve iftira olduğu açıklamasında bulundu.

A+A-

Kent Konseyi, kayyum ataması ile ilgili tartışmalara da tepki gösterdi. Diyarbakır Kent Konseyi, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi üzerindeki baskı ve belediyelere kayyum ataması tartışmaları ile ilgili açıklama yaptı.

 

Kent Konseyi Sekreteri Cihan Aydın, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ile ilgili medyada çıkan haberlerin asılsız olduğunu belirterek, kayyum ataması tartışmaları ile ilgili de “Halk tarafından seçilenler, yine halk tarafından görevden alınır” dedi. Sur’da kentsel dönüşüm ile ilgili Aydın, “Sur İlçesi’nde haftalardır yaşamını yitiren insanların cenazesi daha yerdeyken, kentsel dönüşüm gibi bir tartışmayı gündeme getirmek en hafif tabirle ayıptır” dedi.


Diyarbakır Kent Konseyi, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi üzerindeki baskı ve belediyelere kayyum ataması tartışmaları ile ilgili basın açıklaması yaptı. Büyükşehir Belediyesi önünde yapılan açıklamaya Kent Konseyi bileşeni çok sayıda kurum temsilcileri katıldı.

Açıklamayı yapan Kent Konseyi Sekreteri Cihan Aydın, yaşanan gelişmelere dikkat çekerek, “Son dönemlerde ilimizde ve bölgenin çeşitli il ve ilçelerinde yaşanan ve büyük acılara yol açan olayları kaygıyla izlemekteyiz. Nüfusları yüz binleri bulan ilçe merkezleri 45 günü aşan sürelerle ablukaya alınmış, yüz binlerce kişi ise ağır kış koşullarında hiçbir tedbir almadan barınma ve beslenme koşulları sağlanmadan yerlerinden edilmiştir. Bunun yanı sıra memleketin çeşitli yerlerinde yaşam hakkına yönelik ihlaller nerdeyse rutin bir uygulama haline gelmiştir. Yaşamını yitiren özellikle sivil insanların yargısız infaza kurban gittiği, bu konuda hiçbir adli sürecin işlemediğini kaygıyla izlemekteyiz. Çatışma bölgelerinde yaşamını yitiren insanların cenazeleri günlerce sokakta kalmakta, yakınları mezarlıkların da sokağa çıkma yasağı kapsamında olması nedeniyle cenazelerinin defnedememektedir” dedi.
 
‘Barış talebini dile getirenlerle dayanışma içinde olacağız’


Aydın, “Bu trajediye karşı hükümetin güvenlik odaklı söylem ve uygulamalarının dışında demokratik yol ve yöntemlerle görüş beyan eden herkes vatan hainliği ile suçlanmakta, haklarında soruşturma açılmakta, gözaltına alınmakta ve tutuklanma tehdidiyle karşı karşıya kalmaktadır. Nitekim daha birkaç saat önce “Barış” talepli bir bildirinin altına imza koyan 19 akademisyen gözaltına alınmıştır. Diyarbakır Kent Konseyi olarak “barış talebini” dile getiren toplumun bütün kesimleri ile dayanışma ve destek içerisinde olacağımızı belirtir, ifade özgürlüğüne yönelik bu tür uygulamaları kınadığımızı bir kez daha kamuoyu ile paylaşmak isteriz” şeklinde konuştu.
 
‘Büyükşehir Belediyesi ile ilgili haberler asılsızdır’


Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ile ilgili medyada çıkan haberlere dikkat çeken Aydın şunları söyledi:

“Havuz medya ve merkez medya organları, başta Diyarbakır olmak üzere bölgedeki yerel yönetimlere yönelik iftira niteliğinde sözde haberleri bir yalan rüzgarı eşliğinde yayın yapmayı alışkanlık haline getirmiştir. Şunu belirtmek isteriz ki Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ve dört merkez ilçe belediyesinin yıllık bütçeleri ve harcamadan mülkiye müfettişleri ve Sayıştay müfettişlerinin yanı sıra Diyarbakır Kent Konseyi Bütçe Komisyonu tarafından da incelenmektedir. Hesap uzmanları tarafından yapılan bu denetim sonucunda oluşturulan rapor, daha sonra Kent Konseyi’nin 275 bileşeninin de katılımıyla kamuoyuyla paylaşılmaktadır.

Bütçe Komisyonumuzun hazırladığı raporda yerel yönetimlere yönelik görüş, öneri ve eleştiriler de ortaya konulmaktadır. Bütçe Komisyonumuz tarafından hazırlanan bu rapordan da anlaşılacağı üzere tek merkezden ve masa başında üretilen yalan ve iftira niteliğindeki haberlerin kesinlikle doğruyu yansıtmadığını kamuoyuyla paylaşmak isteriz.”
 
‘Halk tarafından seçilenler, yine halk tarafından görevden alınır’


Aydın şöyle devam etti:

“Hiçbir bilgi ve belgeye dayanmadan tamamen yalan ve karalama niteliğindeki bu haberleri gerekçe göstererek DBP’li belediyelere kayyum atanacağı yönündeki kimi haberleri de dehşetle izlemekteyiz. Ne hukuk devleti ne hukukun üstünlüğü, ne demokratik değerlerle bağdaşan bu uygulamanın asparagas haber olduğunu umut ediyoruz. Aksi durumda zaten sakağa çıkma yasakları gibi temel hak ve özgürlükleri hiçe sayarak askıya alınan hukuk devleti, böyle bir uygulama ile tüm kurum ve araçlarıyla şeklen ve resmen de ortadan kaldırılacaktır. “Halk tarafından seçilenler, yine halk tarafından görevden alınır” ilkesi, hukuk devletinin ve hukukun üstünlüğü en temel ve vazgeçilmez unsurlardan birisidir. Dolaylı yada doğrudan bu temel prensibi ortadan kaldıracak hiçbir yol ve yöntem hukuki değildir, ahlaki değildir.
 
‘Sur’da kentsel dönüşüm tartışmaları ayıptır’


Yaşanan çatışmalara dikkat çeken Aydın, “Yine memleketin her yerine sirayet eden çatışma ortamı nedeniyle yitirdiğimiz yüzlerce insanın acısının yanı sıra tarihi ve kültürel değerlerin de bu çatışma ortamından büyük zarar görmeleri acımızı katmerleştirmektedir. Sur İlçesi’nde haftalardır yaşamını yitiren insanların cenazesi daha yerdeyken, kentsel dönüşüm gibi bir tartışmayı gündeme getirmek en hafif tabirle ayıptır. Her gün onlarca insanımızın yaşamına mal olan bu kaotik durumdan çıkmanın demokratik yol ve yöntemlerini aramak ve hayata geçirmek yerine, bu tür rant ve insansızlaştırma projelerini gündeme getirmekten ve uygulamaktan vazgeçilmelidir” dedi.
 
‘Yarın daha geç olmadan silahlar derhal susmalı’


Kürt meselesini sosyal, siyasal, kültürel, ekonomik ve psikolojik bağlamından kopararak, sadece bir güvenlik meselesi olarak ele almanın, Türkiye halkları açısından geçmişte olduğu gibi bugün de çok ağır sonuçlar doğuracağını ifade eden Aydın, “Yaşanan can kayıpları, tahrip edilen tarihi ve kültürel değerler, artan askeri harcamalar nedeni ile ülkenin içine girdiği ekonomik kriz, giderek artan toplumsal kutuplaşma ile birlikte nefret söylemlerindeki artış, güvenlik politikalarının sonuçlarından bazılardır. Bir bütün olarak yaratacağı sonuç ise ortak yaşam kültürünün gittikçe zayıflaması ve ortadan kalkmaya yüz tutmasıdır. Diyarbakır’da bulunan dernek, sendika, vakıf, meslek örgütleri, muhtarlar, iş örgütlerinden 275’i aşkın kurumun üyesi olduğu Kent Konseyi olarak, yarın daha geç olmadan silahlar derhal susmalı, barış ve müzakere masasına geri dönülmelidir” dedi.

HABERE YORUM KAT

İlgili Haberler