1. HABERLER

  2. BÖLGE

  3. Halk ekmek ve yiyecek için çarşıya aktı
Halk ekmek ve yiyecek için çarşıya aktı

Halk ekmek ve yiyecek için çarşıya aktı

Mardin'in Nusaybin ilçesinde 13 Kasım günü 15 mahallede ilan edilen sokağa çıkma yasağı, Valiliğin dün aldığı bir kararla 11 mahallede gevşetildi.

A+A-

Nusaybin'de çatışmaların çok yoğun yaşandığı Abdulkadirpaşa, Yeni Turan, Yenişehir ve Fırat mahalleleri dışında kalan mahallelerde, akşam saat 16.00’da kadar sokağa çıkma yasağı kaldırıldı.

 

Yasağın kalkmasında birlikte ilke halkı, günler süren hapislikten kısmen kurtulmuş oldu. Kimileri ekmek ve yiyecek almak için çarşıya aktı. İlçede dün bir kişi daha öldürüldü. Böylece yasağın sürdüğü süre içinde ölenlerin sayısı 8’i buldu.
 
Mardin'in Nusaybin ilçesinde sokağa çıkma yasağı dün valiliğin aldığı bir kararla kısmen gevşetildi. Valilik, çok yoğun çatışmaların yaşandığı ve halen de çok sayıda hendeğin bulunduğu Abdulkadirpaşa, Yeni Turan, Yenişehir ve Fırat mahalleleri dışındaki 11 mahallede sokağa çıkma yasağını gündüz kaldırdı. Ancak bu haber ilçe halkını biraz olsun rahatlatırken, yeni bir ölüm haberi daha geldi. 55 yaşındaki Şerif Alpar adındaki bir kişi daha Abdulkadir Paşa mahallesinde bir patlayıcını infilak etmesi sonucunda olay yerinde yaşamını yitirdi. Böylece yasağın sürdüğü 9 gün boyunca ilçede yaşamını yitirenlerin sayısı da 8'e yükseldi.
 
Çocuklar günlerdir görmedikleri sokaklarda oyun oynadı
 
Biz de Nusaybin'de yasak uygulanan mahallelerin 11'inde gündüz yurttaşların ihtiyaçlarını gidermesi için serbestlik kararı verilmesi üzerine ilçeye girdik. Mahalleli henüz yasağın gevşetildiğinden habersiz. Evlerinin bahçe kapısından meraklı gözlerle bakan Nusaybinliler, birer ikişer sokağa çıkıyor. Önce çocuklar, günler süren hapislikten kurtulmanın sevinciyle sokaklarda oynamaya başlıyor. Sonra erkekler çarşının yolunu tutuyor, kısa zamanı değerlendirip, evlerine ekmek, un, yiyecek alacaklar. Elektrikler mahallelerin çoğunda yok. Bir fırının jeneratörü çalışıyor. Oradan gelen elektrik akımından yararlanmak için sıraya girenler var. Kimi cep telefonlarını şarj ediyor, kimi de şarjlı lambalarını dolduruyor. Fırının diğer tarafında ise hamur ustaları, teknede hamur yapmakla uğraşıyor.
 
“Su ve elektrikler kesik ekmek yapamadık”
 
Fırın sahibi 43 yaşındaki Ömer Erbaş, yasak sırasında suların ve elektriğin kesildiğini bu yüzden de ekmek yapamadıklarını belirtiyor. Yasak kalktığı halde bile elektriklerin kesik olduğunu kaydeden Erbaş, yasağın kalkmasını duyar duymaz fırını açtığını belirterek “Hemen dükkanı açtım, ilk önce jeneratörü çalıştırdım, Görüyorsunuz işte insanları mağdur, o yüzden onlara yardım ediyorum. Ustalar da içeride hamur hazırlıyorlar. Bir ön önce ekmek çıkarıp insanlara vermeyi istiyoruz. Çünkü çok mağdur oldu insanlar bu yasakla” diyor.
 
Sokaklar biraz sonra daha da kalabalıklaşıyor. Yer yer zırhlı polis araçları hızla yanımızdan gelip geçiyor. Nevruz kutlamalarının yapıldığı alanda belirli aralıklarla çok sayıda polis zırhlısı var. Zırhlılar yasağın ve çatışmaların çok yoğun yaşandığı Abdulkadir Paşa ve Fırat mahallelerini görüyor. O mahalleler halen de yasaklı. Zaman zaman silah seslerini duyuyoruz. Biz o polis zırhlılarını çekerken, aslında birazdan bizi durduklarında, bizden şikayetçi olduklarını anlayacağız.
 
Meydanın yayındaki Devrim mahallesinin sokaklarına giriyoruz. Çocuklar yerlerdeki boş kovanları topluyor. Öbek öbek toplanmış insanlar bin binanın üzerine bakıyorlar. Orada Keskin nişancı var. Silahının namlusunu bile görmek mümkün. Fotoğrafını çektikten sonra sokaktaki insanlarla neler yaşadığını konuşuyoruz. Sekiz gün boyunca evlerinden dışarı çıkamadıklarını anlatan Selahattin Biçen adlı bir yurttaş “Evde ekmek yoktu, yiyecek yoktu. Çocuklarımız korkuyordu üstelik de açtılar. Küçük çocuğumuz da vardı ona biraz süt verdik ama sonra o da bitince çocuğu doyurmakta zorlandık. Biraz bisküvi vardı. Onu da diğerlerinden gizleyerek verdi annesi, belki onların da canı ister diye. Onları sakinleştirmek için hikayeler anlatıyorduk. Ama patlamaları duydukça korkuları daha da artıyordu. Yeter artık bu yasak son bulsun” diyor.
 
Yakup Ağırman adındaki bir başka yurttaş ise çok tepkili bir tonla konuşuyor: “Yasağı başlatırken yaptıkları ilk şey elektriğimizi kestiler. Çocuklar perişan oldu soğuktan ve açlıktan. Sonra da tankla, topla saldırmaya başladılar saldırmaya. Ne yaptık ki biz onlara böyle büyük bir saldırı yaptılar. Kürtleri öldürüyorlar. Başka da bir anaçları yok onların. Öldürmediklerini de süründürüyorlar yasaklarla, mağdur ediyorlar. Çocuklar sütsüz, büyüksek yemeksiz kaldı günlerce. Filistin'den beter olduk burada. İşte keskin nişancı orada, başını uzatanı vurmak için bekliyor. Abdurrahman Basın adlı 44 yaşındaki diğer bir yurttaş ise “Kürtler böyle öldürülerek bitmez, vallahi de bitmez billahi de bitmez” diyor.
 
 
“Saraydaki kral, sultan sanıyor kendini ölüm fermanı veriyor” diyerek tepkisini dile getiren Nurşan Demir adındaki 34 yaşındaki genç kadın ise şöyle konuşuyor:
 
“Binlerce polisle, askerle girdiler sokaklarımıza. Tanklarla toplarla ateş açtılar. Artık yeter ölümler olmasın. Bizler evler, arabalar, paralar istemiyoruz. Sadece barış istiyoruz. Bize barış yeter. Ey Erdoğan artık yetmez mi anaların yüreklerini yaktığın. Artık yetmez bu kadar öldürdüğün, Nereye kadar öldüreceksin. Kürtler artık böyle evleri basılarak öldürülmek istemiyor. Eğer böyle öldürülmeye devam ederlerse bizler de yönümüzü dağa çevirip, savaşarak öleceğiz”
 
Mahalleden çıkıp çarşıdaki durumun ne olduğunu öğrenmek istediğimizde birden zırhlı bir panzer önümüzü kesiyor. Özel harekatçılar silahlarını doğrultup, beklememizi istiyor. 

Biraz sonra çok sayıda sivil polis gelip kimliklerimizi istiyor. İçlerinden biri “Neden bizim araçlarımızı çektiniz. Bizi hedef gösteriyorsunuz” diye çıkışıyor. GBT kontrolü yapılıyor ayrılmak istiyoruz ama fotoğraflarımızı silmek istiyorlar. Bazı görüntülerimiz silindikten sonra ancak ayrılmamıza izin veriyorlar. Çarşı merkezi çok kalabalık. İnsanlar bulabildiği yiyeceği alıyor. Taze sebze ve meyveler daha kamyonun üzerindeyken kapışılıyor. Fırınlarda ekmek çıkmaya başlamış, insanlar beşer, onar ekmek alıp evlerine yöneliyor. 

HDP Milletvekilleri Prof. Mithat Bahçeci, Gülser Yıldırım, Erol Dora ve Ali Atalan'ın açlık grevleri sürüyor. Onlar da yasağın kalkması nedeniyle ilçe merkezine geliyorlar. Mittani Parkı'nda bir grup partili ile toplandıktan sonra, HDP'nin çarşı merkezindeki parti binasına kadar yürüyüş düzenliyorlar.

HABERE YORUM KAT

İlgili Haberler