11 Aralık 2016 Pazar
  • Diyarbakır2 °C
  • İstanbul12 °C
  • Ankara4 °C
  • Antalya16 °C
  • İzmir8 °C
  • IMKB
    0.00
    %
  • Altın
    129,876
    %0.20
  • Dolar
    3,4745
    %0.90
  • Euro
    3,6641
    %0.14

Günümüzde Diyarbakır Ekonomisi

Günümüzde Diyarbakır Ekonomisi

27 Temmuz 2008 Pazar 18:30

Diyarbakır’ın en önemli sektörü tekstil oldu Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası’nın (DTSO), kentteki sanayi tesislerinin envanterine yönelik yaptığı araştırmada, ilin sanayisinin en önemli sektörünün tekstil olduğu ortaya çıktı.

GÜNÜMÜZDE DİYARBAKIRDA EKONOMİ

Diyarbakır Ticaret ve Sanayi odası verileriyle 2006’daRAKAMLARLA DİYARBAKIR* Diyarbakır ve çevre illerde yılda 20 milyar kilovatsaat elektrik üretilmesine rağmen, bunun 1.5 milyar kilovatsaatlik kısmı tüketiliyor. Bölgenin sanayi yönünden gelişmesi ile birlikte enerji kullanımının da artacağı belirtiliyor.* Ekonomik faaliyetleri tarım ve yan sanayi ürünlerinde kendini gösterirken, ildeki esnaf sayısı 42 bin. Esnaf sayısının bu kadar az olmasının nedeni ise, terör nedeni ile şehrin yoğun göçe vermesi.* Esnafın yüzde 60'ı primlerini zamanında ödeyemeği için sağlık uygulamalarından yararlanamıyor. İldeki esnafın yüzde 60'ının Bağ-Kur'a borcu var.* Diyarbakır öğrenci kenti olmaya aday. Dicle Üniversitesi'nde 15 bin öğrenci geleceğe hazırlanıyor.* Diyarbakır ve çevresi turizmde de ilgi odağı haline dönüyor. Geçen yıl uluslararası organizasyonla İçkale'yi dünyaya tanıtan Diyarbakır'da 3 bin yatak kapasitesi var.* Türkiye'de üretilen enerjinin yüzde 25'i Diyarbakır ve çevresinde Keban, Karakaya, Atatürk, Dicle ve Kralkızı barajlarından elde ediliyor. Türkiye'de üretilen hidroelektrik enerjisinin yüzde 50'sini de yine bu barajlar karşılıyor.* Diyarbakır Mermerde Türkiye rezervinin yüzde 40'ına sahip.DİYARBAKIR KÜNYENüfus: 1.5 milyon (800 bin merkez)Kişi başına gelir: 1.350 Dolarİldeki işletme sayısı: 246Sanayi istihdamı: 9.000İşsiz sayısı (%): yüzde Çalışabilecek her üç kişiden ikisi işsiz.Deniz Kalendergil

 

2005 Diyarbakır valilik raporuna göre Özel söktör işletme sayısının 240, çalışan sayısının ise 7 bin 200, kamu sektörü sanayi işletme sayısının 5, çalışan sayısının 3 bin 200 olduğu öğrenildi.

Diyarbakır’ın en önemli sektörü tekstil olduDiyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası’nın (DTSO), kentteki sanayi tesislerinin envanterine yönelik yaptığı araştırmada, ilin sanayisinin en önemli sektörünün tekstil olduğu ortaya çıktı.Envanter çalışmasına göre, 61 firma ile yüzde 25.1’ inin tekstil, 43 firma ile yüzde 17.6’ sının gıda, 37 firma ile yüzde 15.2’ sinin madencilik, 30 firma ile 12.3’ ünün taş toprak, 25 firma ile yüzde 10.2’ sinin kimya plastik, 20 firma ile yüzde 8.2’ sinin metal eşya, 12 firma ile yüzde 4.9’ unun orman ağaç ve 15 firma ile yüzde 6.1’ inin diğer sektörlerde faaliyet gösterdiği bildirildi. Diyarbakır’da sanayi kuruluşları arasında tekstil sektöründe faaliyet gösteren kurumlar, yüzde 25’i oluştururken, istihdamın yarısına yakınını da bu işletmeler sağlıyor. Ancak kentteki tüm tesislerde istihdam edilen toplam sayı ise ihtiyacı karşılamaktan son derece uzak. Verilere göre 2004 yılı içinde faaliyet gösteren 243 sanayi kuruluşunda toplam 6 bin 990 kişi istihdam edildi. Kentte sanayi tesislerinde en fazla istihdamı 3 bin 224 kişiye tekstil alanı sağlarken bunu bin 310 kişi ile taş toprak, 875 kişi ile madencilik, 698 kişi ile gıda, 300 kişi ile metal eşya, 280 kişi ile kimya plastik, 109 kişi ile ağaç ve 194 kişi de diğer sektörler takip ediyor.Esnafın genel durumunu anlamak için Diyarbakır Esnafve sanatkarlar odası raporuna bakalım.Bu rapora göre Diyarbakır esnafının %65’i icralık,%60’ı sağlık hizmetinden yararlanamıyor.Bölgede vergiŞanlıurfa mükellef sayısında rekorda10 Kasım 2005 Perşembe(İHA) - Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde en fazla gelir vergisi mükellefi Şanlıurfa’da bulunuyor. Gelirler İdaresi Başkanlığı tarafından hazırlanan istatistik çalışmalara göre, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde en fazla faal durumdaki gelir vergisi mükellefi Şanlıurfa, Şırnak, Mardin, Malatya ve Diyarbakır’da bulunuyor. Bölgede Şanlıurfa’da 25 bin 165, Şırnak’ta 14 bin 551, Mardin’de 13 bin 555, Malatya’da 12 bin 373, Diyarbakır’da 12 bin 206, Erzurum’da 10 bin 742, Elazığ’da 8 bin 984, Van’da 8 bin 661, Adıyaman’da 6 bin 731 ve Batman’da 5 bin 613, Ağrı’da 4 bin 379, Iğdır’da 4 bin 253, Kars’ta 3 bin 990, Erzincan’da 3 bin 737, Bitlis’te 3 bin 75, Muş’ta 2 bin 743, Siirt’te bin 962, Bingöl’de bin 946, Hakkari’de bin 512, Ardahan’da bin 437 ve Tunceli’de bin 98 gelir vergisi mükellefi bulunuyor. Gelirler İdaresi Başkanlığı’nın Aralık 2004-Ekim 2005 dönemine ilişkin rakamlarına göre, Doğu’da en fazla mükellef sayısında artış Van’da yaşandı. Aralık 2004’de 7 bin 955 gelir vergisi mükellefi bulunan Van, bu rakam Ekim 2005 döneminde 8 bin 661’e yükseldi. En büyük düşüş ise Diyarbakır’da yaşandı. Diyarbakır’da Aralık 2004’de 13 bin 273 olan mükellef sayısı Ekim 2005’de bin 67 düşüşle 12 bin 206’ya indi. İkinci düşüş ise Mardin’de yaşandı. Mardin’de Aralık 2004’de 14 bin 398 olan mükellef sayısı Ekim 2005’de 13 bin 555’e düştü. Erzurum’da ise 11 bin 526 olan mükellef sayısı Ekim 2005’de 10 bin 742’ye indi. Aynı dönem içinde Iğdır’da mükellef sayısı 4 bin 469’dan 4 bin 253’e düşerken, Malatya’da ise 12 bin 577’den 12 bin 373’e düşüş oldu.

Diyarbakır valiliğin Şubat 2005 raporundaİşsizliğin en yoğun olarak yaşandığı iller sıralamasında i, Diyarbakır’ın içinde bulunduğu durum iç açıcı görünmüyor. Raporda Diyarbakır’ın işsizlik sıralamasında yüzde 14,2 ile 5. sırada yer aldığı çarpıcı gerçeği ortaya çıktı. Kamu ve özel sektörün yüzde 50 yüzde elli olarak istihdam yarattığı raporda yer aldı. İl’in toplam gelirinin 229 milyon YTL, giderinin ise 1 milyar 197 milyon YTL olduğu, gelirin gideri karşılama oranının ise yüzde 19 olduğu belirtilirken, yüzde 14’’nü ise özel sektör vergi gelirinin karşıladığı belirtiliyor.

İstihdamın sadece yüzde 4’ü sanayiVali Efkan Ala da Diyarbakır’ın metropol bir kent olmaya aday olduğunu belirterek, kentte en önemli sorunun işsizlik olduğunu ve istihdam yapısından kaynaklanan birtakım sorunların da bulunduğunu söyledi.Kentte sosyal güvenlik kuruluşlarına kayıtlı 100 bin çalışan olduğunu, toplamda bu sayının aileleriyle 400 bini bulduğunu ve 550 bin kişinin de yeşil karttan yararlandığını bildiren Ala, ‘’100 bin düşük bir orandır. İstihdamın sadece yüzde 4’ü sanayi sektöründedir. Bunun esnafa ya da diğer iş yapan insanlara olumsuz yansımaları oluyor. Bu oran yükseltilebilirse genel gelir sorununa anlamlı bir çözüm üretmek mümkün olabilir’’ dedi.dsöz 

 

 Diyarbakır’da 15 bin seyyar satıcı vardır.Pazar işportacılarını dahil ettiğimizde toplam 25 bin kişi söz konusudur.Bu rakam göç öncesi 3 bin civarındaydı. Diyarbakır Ticaret ve sanayi odası tarafından yapılan araştırmada her 5 kişiden 4’ü işssiz.Yerli iş adamlarının yeterli sermayeye sahip olmadıkları için teşvik’e başvuru yok.Bu durum istihdamı negatif etkiliyor.                2004 yılında Dr.Öncel’in  Diyarbakır’daki  çalışma sonuçlarına göre Ailelerin %27.9’unun herhangibir sosyal sağlık güvencesi yoktur.%16.3’ünün yeşil kart,%55.8’inin SSK-Bağkur-emekli sandığı güvencesi vardır

 

 24 BİN KAYITLI İŞSİZ VAR1İstihdam alanlarının yokluğu yüzünden işsizliğin her geçen gün arttığı Diyarbakır’da, resmi olarak 24 bin işsiz bulunurken, 2005 yılı içinde Türkiye İş Kurumu İl Müdürlüğü’ne 4 bin 508 işsizin başvurduğu, bunlardan 259’unun işe yerleştirildiği bildirildi.DİYARBAKIR- Kırsaldan kentte yaşanan yoğun göç nedeniyle nüfus patlamasının yaşandığı Diyarbakır’da, istihdam alanlarının yokluğu yüzünden gayri resmi kayıtlara göre 50, resmi kayıtlara göre ise 24 bin işsiz bulunuyor.24 bin kayıtlı işsizİstihdam alanlarının bir türlü yaratılamaması nedeniyle artan işsiz ordusuna her geçen birileri katılıyor. Türkiye İş-Kur İl Müdürlüğü’nden alınan bilgiye göre, başvuran 4 bin 508 işsizden 259’unun işe yerleştirildiği öğrenildi. Eski Hükümlü statüsünden ise 83 kişinin başvurduğu İş-Kur’da, toplam kayıtlarda ise erkek ve kadın olmak 4 bin 874 oldu.Yine İş-Kur tarafından 2005 yılı içeresinde normal 225, özürlü 26, eski hükümlü 8, olmak üzere toplam 259 kişinin işe yerleştirilirken, mevcut aktif kayıtların ise 9550 erkek, 3740 kadın olmak üzere 13 bin 290 olduğu belirtildi.dsöz

 

Ticaret veSanayi odası

 

Bugün Diyarbakır’da modern çarşılarda alış veriş yapılmaktadır2

 

 

3

 

4

 

5

 

6

 

7

 

Alış veriş merkezlerine örnekler8

 

11

 

        12

Diyarbakır'da iyi işler de varGüngör UrasDün sabah Diyarbakır'a geldim... Benim amacım, Diyarbakır'dan kötü haber toplamak değil... "Bu şehirde hiç mi iyi bir şey yok?" onu araştırmak.İşte size Diyarbakır'dan "iyi haberler":·  Diyarbakır'da 12 anaokulu, 1018 ilköğretim okulu (14'ü yatılı bölge okulu, 7'si pansiyonlu ilköğretim okulu), 55 ortaöğretim okulu (41'i genel lise, 14'ü mesleki ve teknik lise), özel kesimin işlettiği çok sayıda kolej var.·  1974 yılında kurulan Dicle Üniversitesi'ne bağlı 11 fakülte, dört yıl süreli 5 yüksekokul, bir konservatuvar ve iki yıl süreli 11 yüksekokulda 1500 öğretim üyesi 20 bin öğrenciyi okutuyor.·  Yataklı tedavi kurumu olarak 9 devlet hastanesi, Dicle Üniversitesi'nin Tıp Fakültesi Hastanesi, Askeri Hastane, 2 özel hastane, 6 özel poliklinik faaliyet gösteriyor.·  Diyarbakır genelinde 81 sağlık ocağı, 115 sağlıkevi, 4 verem savaş dispanseri, 4 ana çocuk sağlığı merkezi birinci basamak sağlık kuruluşu olarak hizmet veriyor.·  İçme suyu ön arıtmadan geçirilerek şehre veriliyor. Önümüzdeki elli yıl şehre yetecek su var. Atık su arıtılarak Dicle Nehri'ne akıtılıyor.GAP, iyilikler getiriyor·  Diyarbakır'da 6 baraj var. Bunların 4'ü hem sulama yapıyor hem enerji üretiyor. 2'si sadece sulama amaçlı baraj. 800 bin hektar tarım alanının 30 bin hektarı devlet sulamasından, 70 bin hektarı halk sulamasından yararlanıyor. Verimlilik ülke ortalamasının üzerinde. Sulama yapılan alanlarda endüstri bitkileri yetiştiriliyor.·  GAP kapsamında planlanan 13 projeden 6'sı Diyarbakır sınırlarında Dicle havzasında. Bu projeler 600 bin hektar arazinin daha sulanmasını hedef alıyor.·  Diyarbakır GAP'tan en fazla yararlanan ve yararlanacak olan şehirlerimizden biri. Projeler tamamlandığında Diyarbakır'ın tarım alanlarının yüzde 70'e yakınında sulu tarıma geçme imkânı ortaya çıkacak.·  Baraj ve sulama göletlerinde su ürünleri yetiştiriliyor. Su ürünleri önemli gelir kaynağı haline geliyor.·  Ülkede üretilen buğdayın yüzde 2.43'ü, arpanın yüzde 3.35'i, nohudun yüzde 5.23'ü, mercimeğin yüzde 18.54'ü, tütünün yüzde 1.54'ü, pamuğun yüzde 2.75'i, üzümün yüzde 3.44'ü, kavun karpuzun yüzde 7.22'si, domatesin yüzde 1.51'i Diyarbakır'da üretiliyor.·  Çoğu yerli ırktan 250 bin baş sığır, 1 milyon baş küçükbaş hayvan varlığı var. Arıcılık, kümes hayvanı yetiştiriciliği hızla gelişiyor. İpekböceği üretimi yeni bir uğraşı konusu.Tarımda gelişme var·  Gıda sektöründe 45, kimya plastik sektöründe 25, tekstil sektöründe 30, maden sektöründe 37, diğer sektörlerde 15 işletme üretim yapıyor.·  Altyapısı yüzde 93 oranında tamamlanan Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi'nde 52 fabrika üretime geçmiş, 25 fabrika inşa halinde, 11 fabrika ise proje aşamasında. Bu tesislerde yaklaşık 3 bin kişi istihdam ediliyor.·  Diyarbakır ilinde 7 küçük sanayi sitesi var. Sitelerde 1173 işyerinde 3500 kişi çalışıyor.·  Toprağın altında maden olarak mermer, krom, çimento hammaddesi, bakır, çinko, kurşun, linyit ve petrol var. Bunlardan sadece maden yatakları işletiliyor. 35 mermer ocağı yılda 100 bin metreküp dolayında mermer çıkarıyor. Mermerin yüzde 40 kadarı ihraç ediliyor.·  İl içinde zengin tarihi, kültürel ve arkeolojik eserler var. 15'i turizm işletme belgeli, 2'si yatırım, biri özel belgeli tesiste 2900 yatak mevcut.Bu bilgileri derlememe Günsiad'dan Celal Balık, Ticaret ve Sanayi Odası'ndan Abdürrezzak Erim yardım etti... Diyarbakır'da sorun öğrenmek isterseniz, şikâyet dinlemeye giderseniz kaynak ve bilgi çok. Göçü, işsizliği, fakirliği zaten gözünüzle görüyorsunuz... Ama bunların ardında iyi şeyler de var... Bunlar ise genelde bilinmiyor... İşte ben bunları öğrenmek istedim.

 

DİYARBAKIR

Müsiad

Diyarbakır, şaşaalı günlerinde, yolların kavşağındaki bir tarih, kültür, diyalog, iş ve aş merkezi olarak Şark’ın parlayan yıldızıydı. Şimdi ise Diyarbakır işsizlikle beraber elektrik kaçağının% 70’leri aştığı bir şehirdir. AB kapısına dayanmış Türkiye’nin yolunun yine bu şehirden geçtiği ifadesi ise çok manidardır. Bu anlamda Diyarbakır, sadece Türkiye’nin kalkınma sorununa işaret etmez. Aynı zamanda zenginliklerini, sorun ve geri kalma vesilesi haline getiren zihniyetle hesaplaşma gereğine, bir zihniyet devrimine işaret eder.

·        Diyarbakır’ın iktisadi kalkınması, şu aşamada tarım ağırlıklı olarak ele alınmalıdır.·        Transit ticaret, şehrin önemli bir geçim kaynağı olarak desteklenmelidir.·        Bölgenin ve ilin ekonomisine ciddî katkılar sağlayan sınır kapısı geçişlerinin hızlandırılması maksadıyla, bu geçiş yerlerinin dünya standartlarında teknolojiyle donatılmaları gerekmektedir. 2004 yılında katedilen mesafe neticelendirilmelidir.·        Şehrin, Gaziantep gibi bölgede daha gelişmiş sanayi şehirleriyle belli bir üretim modeli bağlamında entegrasyona gitmesi gerekmektedir.·        GAP projesinin şehre yansıması, istenen düzeyde gerçekleşmemiştir. Türkiye ortalaması olarak sulanabilir arazi % 50 oranında olduğu halde, bölgede  bu oran % 5’lerde kalmaktadır. Barajlar bölgesi olması hasebiyle bu oranın yükseltilebilmesi için sulama kanallarının yapılması gerekmektedir.·        Sulama kanallarının özelleştirilmesi, verimlilik ve adalet açısından önemli bir projedir. Ayrıca çiftçinin sulama konusunda eğitilmesi, erozyon ve tuzlanmaya karşı son derece önemlidir.·        Tarımda, hasat mevsiminde bölgede yaygın olarak kullanılan “jüt” çuvallar, pamuk hasatında kaliteyi olumsuz yönde etkilemektedir. Pamuk lifine karışan jüt parçacıkları, iplik yapımında neps gibi geri dönüşümsüz hatalara yol açmaktadır. Bu nedenle toplamada jüt çuvallar yerine, pamuklu torbalar kullanılmalıdır.·        Bölge coğrafyasına uygun, ikinci ürün alma çalışmalarının yapılması ve uygun ürünün tespit edilmesi de diğer bir zorunluluktur.·        Madencilikle ilgili de ciddî  rezervlere sahip olan bölgenin, ülke ekonomisine ve istihdama katkı sağlayabilmesi için, özel programlar geliştirilerek sektörün veriminin artırılması sağlanmalıdır.·        Turizmde, mevcut tarihî  eserlerin ve inanç turizmi çerçevesinde değerlendirilen mekan ve kurumların ihya edilmesi gerekmektedir.

·        Bölgede hidrolik enerjinin yanında, hızla ucuz ve yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmek gerekmektedir. Bu doğrultuda güneş enerjisinin acilen gündeme alınması uygun olacaktır. Bölgede ve ilde, yılın 300 günü güneşli geçmekte ve bu durum da düşük maliyetli enerji üretimi imkânı sunmaktadır. Buna rağmen, güneş enerjisinden yeterli oranda yararlanılamadığından, daha pahalı enerji kullanılmaktadır. Fakir ve işsizliğin % 60-70’lere dayandığı bölgede bu durum, kaçak kullanımları teşvik etmektedir.·        Elektrik şebekelerinin olmayışı, zaman ve sürekliliği de etkilediği için, bu durumun rekabet ortamındaki piyasada maliyetleri artırması, dış dünyadaki rekabet şansını zayıflatmaktadır.

 

13

 

14

 

Yeni açılan 3. sanayi bölgesi de Diyarbakır ekonomisine güç katacaktır

DİYARBAKIR HASAN PAŞA HANIA.  TARİHLENMEDiyarbakır da günümüze kadar ulamış üç handan biri olan Hasan Paşa Hanı,n Diyarbakır Ulu Camisinin karşısında ve Gazi caddesi üzerinde yer alınmaktadır. Osmanlılar zamanında Diyarbakır'da valilik yapmış olan sokulunun oğlu vezir zade Hasan paşa tarafından 1572-1575 yılları arasında yaptırılmıştır. Hasan paşa Diyarbakır'da ilk olarak kuyumcular için bir çarşı yaptırılmıştır. Daha sonra ketenciler adıyla bilinen ancak günümüze kadar ulaşamamış haplar,iki nişli gerdanlıklar, avizeler,hançerJer v.b parçalar,ketenciler çarşısındaki dükkanlarda satılırdı. Hasan paşa,bu iki çarşıya ticaret için gelenlerin gecelemeleri için bir handa yaptırılmıştır. Hasan paşa Hanımeliler Hanın'dan sonra Diyarbakır'daki ikinci büyük handır.B.  PLAN MİMARÎ VE TEKNİK ÖZELLİKDiyarbakır'ın ticaret merkezide yer alan Hasan paşa Hanı,bugün çeşitli amaçlar için kullanılmakta,bu yüzden çalışma olanakları güçleşmektedir. Buna rağmen az çok kimliğini koruya bilen hanın en dikkati çeken yerlerinin başında batı cephesi gelmektedir.Altta beşik tonozlu dükkanların, ortada yapının ikinci katını da taşıyan iki süslü pencereyle dışarıya açılan orta kısım, yapının genel çizgilerini tamamla maktadır,Deliller Hanının yalın ikinci kat penceresine karşılık, burada köşelerinde başlıklı sütuncuklar,üzerinde boşaltma kemerleri veya köşelere rastlayanlardaki gibi mukarnaslı dolguları olan pencereleri, ikinci katı kuvvetle ortaya koymaktadır,İki renkli taş sıraların yatay olarak cephelerde kullanılması, yapıyı olduğundan uzun göstermektedir. Yine iki renkli olarak yapılmış ana kapı ve pencere kemerlerinde ise yatay çizgi kesilmektedir. Yapıyı yukarıda taş konsollar üzerine oturan bir silme geride han odalarının kubbeleri görülmektedirÜzerinde kare çerçeve içinde kufi yazılı süsü bulunan yapının, batı kapısı dışarı taşkınlık yapmamakta, adeta bir eyvan gibi içeri doğru derinleşmektedir. Basık kemerli bir kapıdan geçildikten sonra tekrar beşik tonozlu bir kısım gelmekte, havluya bu kısım bütünüyle açılmaktadır.  Girişin solunda ve tam karşısındaki merdivenlerden yukarı kata çıkışlar vardır.Avlunun ortasında bezemesiz başlıklarla oturan altı sütunlu, üstü kubbeli bir şadırvan yer almaktadır.  1612 yılında şehrimizi gören Polonyalı Simeon, Seyahatnamesinde bu han için şunları yazar: " Şehre girdikten sonra Hasan Paşa Hanı'na indim. Muazzam kargir bir bina olan Han'ın 500 beygiri barındırabilen yer altında iki büyük ahırı, çok güzel bir havuzu üç kat üzerinde bir çok kargir odaları vardı. Han'a bitişik olup, Bursa'daki Gelincik ve Edirne'deki Alipaşa Hanları gibi kemerli, güzel kuyumcu hanında emsali yalnız İstanbul'da bulunan çok usta kuyumcular, zernişancılar, bıçakçılar, papuççular, çizmeciler ve diğer zeneat erbabı çalışırlar."Evliya Çelebi ise, " Kale misal Hasan Paşa hanı gayet metin ve müstahkem " diye över.Hafif sivri kemerli,sütunlara dayanan iki katlı revakların avluya bakan yüzleri, tamamen iki renkli taş sıralarıyla zenginleştirilmiştir.  Burada batı girişinin tam karşı kısmı, Deliller Hanı'ndaki gibi dolu yüzeyler olarak düşünülmemiş. İkinci kata birer eyvanımsı kısımla, yanlanna birer pencere konarak derinlik sağlanmıştır.Alt kat odaları sivri kemerlerle avluya açılmaktadır.Han odalarının duvarlarında      birer      kemerle      bağlanmış      olan      revakların      üstü      çapraz tonozludur.Ayrıca revakların köşeye rastlayan kısımları birer sütun üzerine oturtulmamıştır.Alt  kısımları   boşlukta,iki   yarım   sütunla   biçimlenen   ,ayak  izlenimi taşıyan bir sistem uygulanmıştır.Bu handa dikkati çeken bir diğer özellikte,iki katın revaklarında yer alan sütunlarının birbiri üzerine oturmasına rağmen ,ikinci katta avluya doğru taşan konsolların bulunuşudur.Bugün yer yer çökmüş olmasına rağmen,bu taşkın kısımların önlerinde demir parmaklıkların olduğu,bunların bağlantı yerlerinde taş ayakların bulundukları anlaşılmaktadır.Böylece sütunların önünden yapıyı dolanmak mümkün olmaktaydı.Revakların gerisinde yer odalar,revaklara düz taştan hatıllı pencereleri vardır.ayrıca dışardan süslü biçimler gösteren birer pencereleri vardır. Bunları üst örtüleri anforalarla hafifletilmiş pandantifli kubbedir, gu tür anfora kullanılması, Anadolu'daki eski bir gelenektir,çeşitli çağlardan kalan yapılarda karşımıza çıkmaktadır.Hasan Paşa Hanı,bugün kuzey ve batı cepheleri dışında,çarşı ve diğer yapılarla kaplıdır.Bu yüzden bütün kimliğiyle ortaya çıkma maktadır.  Batı cephesinde Deliller Hanı gibi Mardin Kapısı yönünde dükkanlarla uzamakta, bitişiğindeki çarşıya girişi bulunmaktadır.Batı kapısı dışında,diğer yazıtlı kapısı çarşı içinde kal maktadır. Buradaki kapılar özellikle doğu kapısı,siyah-beyaz taş süslemesinin dışında iri mukarnaslı bordürleri,geometrik bezemeli rozetler altında mukarnaslı yan nişleri,üstleri süslü ince köşe sütuncuklarıyla,Osmanlı anıtsal kapılarının XVI. yüzyılda ki ilginç örneklerinden biridir.B- KİTABELER

 

Hasan    Paşa    Hanı'ndaki    ilk   kitabe,hanın    güney    kapısı    üzerindedir:Şehinşah-ı şerir-i saltanat Sultan Murad ol kim Adaletle yedi iklimi tuttu serteser adı Zamanında o şah-i nikfercamın Hasan Paşa Buyurdu bu makam-ı dilküşanın oldu bünyadı Dedim bu afitab-ı izz-i devlet burcuna tarih İlahi kıl mübarek bu ribat-ı şadabadi( H 982 )(Doç.Dr.Vecihi Özkaya.,Yrd.Doç.Dr.Gürol Barın.Azad Arslanlı.Diyarbakır Hasan Paşa Hanı.D.Ü.Arkeoloji.Lisans tezi.2001

Bugünkü Ticaret ve sanayi odası

Günümüzde Diyarbakır ekonomisinde bir de halk ekonomisi var

Günümüzde Diyarbakır ekonomisinin temel direklerinden birisi de Pazar yerleridir

 

 

 

 

Diyarbakırda  3 sanayi sitesi ,1 organize sanayi bölgesi vardır.İkinci organize sanayi bölgesi ve organize hayvancılık bölgesi de devreye girmek üzeredir

Günümüz Diyarbakır ekonomisinde diğer şehirlerden farklılık arzeden bir husus Diyarbakır’da spesifik peynir pazarlarının olmasıdır.Yöreye özgü Karacadağ peyniri ve örüklü peynir dikkat çekicidir.

Peynir pazarlarının biri suriçindedir

 

Diğer bir peynir pazarını ise bağlar semtinde görüyoruz


Diyarbakır’a özgü örüklü peynir

Birinci sanayi sitesi

Mermer sanayi Diyarbakır’ın favori sektörlerindendir.

Bugünkü Ticaret ve sanayi odası

 

Tekstil Diyarbakırda diğer önemli bir sanayi alanıdır.Tekstil fabrikaları sanayinin belkemiğidir

Tekstil kenti Diyarbakır’da çırçır fabrikaları da önemli bir alt yapı teşkil eder

Günümüzde SanayiGıda sanayi de Diyarbakırda ayrı bir sektör grubu

Günümüz Diyarbakır ekonomisinde diğer şehirlerden farklılık arzeden bir husus Diyarbakır’da spesifik peynir pazarlarının olmasıdır.Yöreye özgü Karacadağ peyniri ve örüklü peynir dikkat çekicidir.

Peynir pazarlarının biri suriçindedir

Diğer bir peynir pazarını ise bağlar semtinde görüyoruz

Diyarbakır’a özgü örüklü peynir

Diyarbakır

Diyarbakırda 4 plastik,8 kiremit-tuğla,3 çeltik,10 çırçır,6 un ,7 tarım,motor,ısınma sanayi tesisi vardur.Sanayi sitesinde ağaç,metal,motor üretim ve tamiri yapılmaktadır

·  Gıda sektöründe 45, kimya plastik sektöründe 25, tekstil sektöründe 30, maden sektöründe 37, diğer sektörlerde 15 işletme üretim yapıyor.·  Altyapısı yüzde 93 oranında tamamlanan Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi'nde 52 fabrika üretime geçmiş, 25 fabrika inşa halinde, 11 fabrika ise proje aşamasında. Bu tesislerde yaklaşık 3 bin kişi istihdam ediliyor.·  Diyarbakır ilinde 7 küçük sanayi sitesi var. Sitelerde 1173 işyerinde 3500 kişi çalışıyor.

Diyarbakır ticaretinde hayvan,süt ürünleri,mercimek,tahıl,tekstil ,karpuz,kavun,pirinç,çimento,tuğla ve yem ön plandadır.OSB verileriyle Diyarbakırda 91 firmaya 136 parsel tahsis edilmiş,53 firma üretime girmiştir.Şu an fabrikalarda 2000 kişi istihdam edilmekte,OSB tamamlanınca 15.000 kişinin istihdam edileceği ifade edilmektedir.Şu an OSB artıkları ileride büyük sorun oluşturacağından Çevre Bakanlığı Çevre fonunca yatırım yapılmalıdır.Bu durum arsa fiyatlarını etkileyecek,bölgede yatırım yapmak isteyen sanayiciyi de teşvik etmiş olacaktır.Sanayici için çok önemli nakliye sorunu için yakından geçen demiryolunun Organize Sanayi bölge bağlantısı kurulmalıdır..Devamlı elektrik kesintisi ve düşük voltaj düzeltimelidir.Bu durum sanayii olumsuz  etkilemektedir.Yatırımcıda işletme sermaye yetersizliği,buna paralel reklam yapamama hususu önemli sorundur.OSB’nin Halk bankasına borcu 7.2 trilyondur.Yeni yaraımcı gelmedikçe bu borcun ödenmesi güç.Yeni yatırımcı ise teşvik yasasıyla bölgede başka illeri tercih ediyor.Bu noktada sadece Diyarbakır,Siirt,Şırnak’ı içeren öezel bir teşvik gereklidir.Şu an benzer bir uygulama Muş ve 3 ile uygulanmaktadır.

Diyarbakır’ın en önemli sektörü tekstil olduDiyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası’nın (DTSO), kentteki sanayi tesislerinin envanterine yönelik yaptığı araştırmada, ilin sanayisinin en önemli sektörünün tekstil olduğu ortaya çıktı.Envanter çalışmasına göre, 61 firma ile yüzde 25.1’ inin tekstil, 43 firma ile yüzde 17.6’ sının gıda, 37 firma ile yüzde 15.2’ sinin madencilik, 30 firma ile 12.3’ ünün taş toprak, 25 firma ile yüzde 10.2’ sinin kimya plastik, 20 firma ile yüzde 8.2’ sinin metal eşya, 12 firma ile yüzde 4.9’ unun orman ağaç ve 15 firma ile yüzde 6.1’ inin diğer sektörlerde faaliyet gösterdiği bildirildi. Diyarbakır’da sanayi kuruluşları arasında tekstil sektöründe faaliyet gösteren kurumlar, yüzde 25’i oluştururken, istihdamın yarısına yakınını da bu işletmeler sağlıyor. Ancak kentteki tüm tesislerde istihdam edilen toplam sayı ise ihtiyacı karşılamaktan son derece uzak. Verilere göre 2004 yılı içinde faaliyet gösteren 243 sanayi kuruluşunda toplam 6 bin 990 kişi istihdam edildi. Kentte sanayi tesislerinde en fazla istihdamı 3 bin 224 kişiye tekstil alanı sağlarken bunu bin 310 kişi ile taş toprak, 875 kişi ile madencilik, 698 kişi ile gıda, 300 kişi ile metal eşya, 280 kişi ile kimya plastik, 109 kişi ile ağaç ve 194 kişi de diğer sektörler takip ediyor.Esnafın genel durumunu anlamak için Diyarbakır Esnafve sanatkarlar odası raporuna bakalım.Bu rapora göre Diyarbakır esnafının %65’i icralık,%60’ı sağlık hizmetinden yararlanamıyotr

OSB’nin demiryoluna bağlanması hem nakliyeyi hem de ihracatı olumlu etkileyecektir.Ancak bağlantı için 2.5 trilyon değerinde bir köprünün DDY tarafından mı yoksa OSB tarafından mı yapılacağı sorunu mevcut.

1997 yılında temeli atılmasına rağmen aradan geçen 7 yıllık süre içerisinde yüzde 40’ı bitirilmiş olan Diyarbakır 3. Sanayi Sitesinin bitirilmesi için gerekli olan 9 trilyonun sağlanması için Snanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun söz verdi.Diyarmbakır’da yapımı yılan hikayesine dönen Sanayi Suitesinin bitirilmemesi özellikle esnaflar arasında büyük sıkıntıların oluşmasına neden olurken, AK Parti Diyarbakır Mİlletvekili İrfan Rıza Yazıcıoğlu, mecliste yaptığı konuşmada 3. Sanayi sitesinin bitirilmesi için genekli ödeneğin sağlanıp sağlanmayacağı ile ilgili Meclis Bütçe Görüşmeleri s ırısanda söz alarak Bakan Coşkun’a soru önergesi verdi.1997 ılında 3. Sanayi Sİtesinin temelinin atılmasına rağmen hale bitirilmemiş olmasına değinin Yazıcıoğlu,”1997 yılında temeli atılmasına rağmen, halen sanayi sitemiz yüzde 40’lark seviyesindedir. 2006 yılına kadar Vakıflar Genel Müdürlüğü ile, arazi tapusu olmadığı için sözleşme sağlandı. Şuan bitimi için 9 tirilyon lira gerekiyor 2006 yılına kadara üçüncü oto sanayimizin  bitirilmesiyle ilgili gerekli ödenek sağlanacak mı?”  şeklinde soru yöneltti.Bakan Coşkun Sanayi Sitesinin bitirilmesi ile igili gerekli ödeneğin sağlanarak, 2006 yılında tamamlanacağı sözünü verdi.

2005 Diyarbakır valilik raporuna göre Özel söktör işletme sayısının 240, çalışan sayısının ise 7 bin 200, kamu sektörü sanayi işletme sayısının 5, çalışan sayısının 3 bin 200 olduğu öğrenildi.

  

29.01.2007 15 YILDA 67 FABRİKADİYARBAKIR- Uzun yıllardan bu yana yaşanan çatışmalı ortamın yarattığı kırsaldan kentte göç ve beraberinde getirdiği işsizliğin ve sefaletin diz boyu Diyarbakır’da, istihdam sıkıntısı giderek büyüyor. Bölge işadamlarının çatışmalı ortamı bahane ederek, yatırım yapmaması, işsizliğin artmasına en büyük etken olarak gösterilirken, OSB’deki fabrika sayısı bu ilgisizliği gözler önüne seriyor, 1991 yılında Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın onayı ve kredi desteği ile Diyarbabakır-Elazığ Karayolu’nun 22. km’sinde kurulan Organize Sanayi Bölgesi’nde geçen 15 yıl içinde sadece 67 fabrika üretime geçti. 83 firmaya bedelli, 52 firmaya da bedelsiz arsanın tahsil edildiği bölgede, 29 firma inşaatı sürdürürken, 35 firmanın da halen proje aşamasında olduğu öğrenildi. Şayet Organize Sanayi Bölgesi’ndeki yatırımlar tamamlanırsa 15-20 bin kişinin istihdam edileceği belirtildi. Üretime geçen 67 firmanın çoğunluğunu tekstilin ve çırçır-pres fabrikaları oluştururken, inşaatı devam eden firmaların biran önce faaliyete geçmeleri istendi. Dsöz

Diyarbakır'da, huzur ve güven ortamının sağlanmasıyla birlikte başlayan yatırım atağı nedeniyle 2. Organize Sanayi Bölgesi'nin yapımına başlanıyor. Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Kaya, Son dönemlerde Diyarbakır'da yoğun bir yatırımcı atağını gözlemlediklerini belirterek, Diyarbakır'ın sürekli yatırımcıyı çeken bir il konumunda olduğunu söyledi. Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Kaya, Diyarbakır'da 2. Organize Sanayi Bölgesi'nin yapımına başlanacağının müjdesini verdi. Kaya, Son dönemlerde Diyarbakır'da yoğun bir yatırımcı atağını gözlemlediklerini söyledi.2. OSB GELİYORKaya, Yatırımcı atağının ardından 1. Organize Sanayi Bölgesinin dolma noktasına geldiğini belirterek, "Bundan yola çıkarak, 2. Organize Sanayi Bölgesini Urfa yolu 20. km'sinde yaklaşık 7 bin dönüm üzerinde alan alarak, çalışma başlattık. Özellikle Valilimiz Hüseyin Avni Mutlu'ya teşekkür ediyoruz. Gerçekten İlimizin gelişimine, şehirleşmesine katkı sunacak olan bu 7 bin dönümlük Organize Sanayi Bölgesi hem yatırımcının ilimize gelmesiyle ilgili sorunlarını ortadan kaldıracak, hem de şehrimizin gelişmesini engelleyecek olan noktalara yerleşmiş olan fabrikalarımızın da bir merkezde toplanması ile şehirleşme anlamında da bir çözüm olacak. Biz 2. OSB'nin 7 bin dönümümün 3. bin dönümünü Tarımsal Organize Sanayi Bölgesi olarak ayıracağız. Diğer 4 bin dönümünü farklı sektörlerin konuşlandıracağı bir OSB haline getireceğiz. Alt yapısıyla OSB'yi en geç 1.5 yıl içinde hazır hale getirmeyi planlıyoruz" diye konuştu.

Okunma Sayısı : 7512

PUAN DURUMU

1.Medipol Başakşehir1495032
2.Beşiktaş1495032
Detaylı Puan Tablosu>>
LİNKLER
Güvenli bir şekilde paykasa satın alın!
Copyright ©2007 Diyarın Sesi. Tüm hakları saklıdır.
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Yazılım: CM Bilişim - Görsel Tasarım: Capitol Medya
<-- end Facebook video code--> <--end kaynak-->
Yukarı Çık