
Gözaltında kayıplar darbeden sonra başladı
30 Ocak 2012 Pazartesi 19:50AK Parti Diyarbakır İl Başkanı Halit Advan, Saray kapı'daki JİTEM merkezinde yapılan kazıda ortaya çıkan cesetlerle ilgili değerlendirmelerde bulundu.
Advan, insanların gözaltında kaybolması olayının 90'lı yıllarda değil, 1980 darbesi sonrası başladığını ifade ederek, “Kemikler o döneme de ait olabilir. Yeni de olabilir eskide ama bir gerçek var ki bu katliamın oluşudur. Ve bir gerçek daha gözaltında kayıp, işkence ve faili meçhul olayların hiçbiri Allah'a şükürler olsun AK Parti döneminde olmadı” dedi.
ENGİN ÖZTÜRK / STAR
Diyarbakır'ın Sur ilçesi Saraykapı semtinde bulunan tarihi İçkale'deki Jitem karargahı olarak kullanılan yapının bahçesinde arkeolojik kazılar yapılırken tesadüfi olarak bulanan insana ait 23 kafatasıyla ilgili olarak, Kendisi de JİTEM karargahının bulunduğu yapının hemen yanındaki eski Adliye sarayında 1988 ila 1997 yılları arasında 8 yıl boyunca duruşmalara giren AK Parti Diyarbakır İl Başkanı Halit Advan, tarihi olduğu kadar, karanlık olan o bölge hakkında ve o dönem ki uygulamaları anlattı.
“GÖZALTINDA KAYIP, İŞKENCE VE FAİLİ MEÇHULLER 80 DARBESİNDEN SONRA BAŞLADI”
Gazetemizi ziyaret eden Advan, 15 yaşında 80 darbesiyle karşı karşıya kaldığını ve o dönemde kişilerin, jandarma ve ne olduğu belli olmayan devletin gizli yapılarında gözaltında kaybolduklarını iyi bildiklerini söyledi. 80 darbesi sonrası başlayan ve 90'lı yıllarda artarak devam eden gözaltında kayıp, işkence ve faili meçhul olayları bölgede yaşayan herkesin bildiğini aktaran Advan, özellikle Diyarbakır, Batman, Nusaybin üçgeninde aralarında Musa Anter ve Vedat Aydın gibi şahsiyetlerinde faili meçhul olduğunu ifade etti. Advan, “Saraykapı, Suriçi'de bulunan kemikler 1980 darbesi dönemine ait olabilir. Yeni de olabilir eskide ama bir gerçek var ki bu katliamın oluşudur. Ve bir gerçek daha gözaltında kayıp, işkence ve faili meçhul olayların hiçbiri Allah'a şükürler olsun AK Parti döneminde olmadı” dedi.
“KAPALI KAPILAR ARDINDAN NELER OLDUĞUNU TAHMİN EDEBİLİRİZ”
Tarihi İçkale'deki eski Adliye Sarayında 8 yıl boyunca avukatlık yaptığını kaydeden Advan, bu süre içinde DGM'de dosya takip etmediğini belirterek, “Ama şehit olduğum bir gerçek var ki unutmak mümkün değildir. 1991 yılında tesadüfi olarak gittiğim DGM'de jandarmanın bırakın sözlü selamlaşma sanık ile avukat arasındaki baş ile selamlamadan bile jandarmanın rahatsız olduğunu gördüm. Eğer selamlama bile onları rahatsız ediyorsa kapalı kapılar ardında neler oluyordu tahmin edebiliriz. Ama şimdi şükürler olsun ki Partimizin 'işkenceye sıfır tolerans'ı etkili olmuştur ve hak ihlali, işkence konusunda şikayetler yok denecek seviyeye gelmiştir” dedi.
“İÇERDE OLAN ONLARCA GENERAL BİZİM KANITIMIZ”
Devletin derin yapıları tarafından gözaltında kayıp olaylarının yaşandığının bir gerçek olduğunu anlatan Advan, bu kadar kapsamlı cinayetlerin örgütsüz yapılmasının söz konusu olamayacağını belirterek isim vermeden Ergenekon'u işaret etti. Advan, “Yargı mensuplarına, basın kuruluşlarına saldırılar yapılabiliniyorsa 'burada bir örgüt yoktur' diyemeyiz. Danıştay üyeleri saldırısında güvenlik kayıtları silinebiliyorsa burada bir örgüt vardır. Bir yerde 23 ceset çıkıyorsa 'örgüt yoktur' diyemeyiz. Şükürler olsun ki AK Parti döneminde böyle karanlık bir tarih yok. Biz yapmadık ve yapanı da kollamadık. İçeride olan onlarca general de bunların kanıtıdır” diye konuştu.
“BDP'Yİ HALA ANLAMIŞ DEĞİLİM”
Her nerede bir insan hakkı ihlali varsa idarenin kararlılığının da dikkat çektiğini kaydeden Advan, AK Parti olarak 2010 yılında 12 Eylül darbecilerinin yargılanması için verilen uğraşa 3 yapının karşı durduğunu belirterek, “Bunlar CHP, MHP ve BDP idi. 12 Eylül 2010 referandumunda 80 darbecilerinin yargılanması için yasa teklifinde bu partiler darbecileri korumak istedi. bunlar darbecileri neden korumaya çalıştı? Ne menfaatleri var? Bunların hepsi soru işareti ama 'Darbeden en çok biz muzdaripiz. En çok biz zarar gördük' diyen BDP neden çekimser kaldı hala anlamış değilim. Çekimser kalmak ta 'Hayır' demek birdir.” Şeklinde konuştu.
AK Parti'nin hak ihlalleri konusunda ciddi kararlılığının vatandaşın iyi bildiğini dile getiren Advan, Batıdaki ve doğudaki insan arasında ayrım yapılmadığını ifade ederek, “Dicle'nin kıyısında kurt kuzuyu kapsa o kuzunun hesabının bizlerden sorulacağını biliyoruz” şekilde konuştu. Advan, yapılacak yeni anayasa ile sorunlarından arınmış çok güçlü bir Türkiye olacağını da sözlerine ekledi.


SON HAFTANIN SKORU



Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Yazılım: CM Bilişim - Görsel Tasarım: Capitol Medya


































































