1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Göz göre göre gelen ölüm
Göz göre göre gelen ölüm

Göz göre göre gelen ölüm

Diyarbakır'ın Ergani ilçesinde gördüğü şiddet ve çocuklarının maruz kaldığı cinsel istismara dayanamayan Hacer Aladağ, eşi Musa Aladağ tarafından öldürüleceğini belirtip koruma istediği karakol şikayetini işleme dahi almayarak celladına teslim etti.

A+A-
Ailesini öldürmekle tehdit ettiği eşinin yanına dönmek zorunda kalan Aladağ, herkesin bilip susması nedeniyle gece tecavüze uğradıktan sonra katledildi. Savcılıkta ifadesi alınan baba Mehmet Cemil Ekinci'ye savcılık tarafından “Basına konuşmayın. Bu olay basına yansır ve konuşursanız olay çözülmez, büyür” denildiği iddia edildi
 
DİYARBAKIR – Kadına yönelik şiddetin dur durak bilmeden devam ettiği Türkiye'de en yakınındaki erkek tarafından sudan bahanelerle katledilen kadınların duyulmazlıktan gelen “yardım” çığlıklarının sonuçsuz kalmasının son kurbanı Hacer Aladağ oldu.
 
 
Dicle Haber Ajansı'ndan Şerife Oruç'un haberine göre, Diyarbakır'ın Ergani ilçesine bağlı Çayırdere (Sincik) köyünde önceki gece eşi Musa Aladağ tarafından katledilen 3 çocuk annesi 30 yaşındaki Hacer Aladağ'ın dramı, erkek egemen sistemin el birliği ile göz göre göre ölüme sürüklediği kadınları tekrar gözler önüne serdi. Aladağ'ın kabus dolu günleri 6 yıl önce Musa Aladağ ile evlenmesi ile başlar. Evliliğinde 3 çocuğu olan Aladağ, sistematik olarak gördüğü işkencelere çocukları için katlanır. Ancak eşinin çocuklarına da cinsel istismarda bulunması ile yaşananlar artık çekilmez bir hal alan Aladağ, 4 ay önce Ergani Jandarma Karakolu'na başvurarak eşinden şikayetçi olur.
 
 
Eşinin kendisini öldürmesinden korktuğunu belirterek şikayette bulunan Aladağ'ın koruma talebi dikkate alınmadığı gibi başvurusu işleme dahi alınmayarak, celladına teslim edilir. Yaşananlara bir çıkış yolu bulamayan Aladağ, 2 ay sonra ise sığınma evine yerleşir. Ancak cinsel istismara maruz kalan çocuklarının kendisinden alınmasından korktuğu için sığınma evini terk ederek ailesinin yanına döner. Çocuklarıyla bir hafta önce ailesinin yaşadığı Kaniya Mara köyüne dönen Aladağ, telefonla kendisini arayan eşinin taciz ve tehditlerine maruz kalır.
 
 
Eşinin “Eğer şikâyetini geri çekmezsen seni öldürürüm. Çocuklarını da alırım” diye tehdit etmesi üzerine şikâyetini geri çeken Aladağ, eşinin zorlamasıyla eve de geri döner. Aladağ, ancak eve döndüğü önceki gece tecavüze uğradıktan sonra vahşice katledildi. Eşini katlettikten sonra Aladağ kayıplara karışırken, savcılık tarafından dosyaya da gizlilik kararı konuldu.
 
 
'Dışarı çıkmasına izin verilmiyordu'
 
 
İsmini ve görüntü vermek istemeyen Aladağ'ın kardeşi, ablasının yıllarca tek gözlü oda da adeta hapis edildiğini belirterek, “Ablamı eve hapsetmişti. Çoğu zaman yiyecek lokma bulamıyordu. Evden dışarı adımını atmasına izin vermiyordu. Çocukları bile hastalandığında zorla yalvararak ambulansı getirtiyor öyle hastaneye götürebiliyordu. Ablama bir tas yemek getiriyordu. 'bu tas yemeği bitirme yarına da kalsın' diyordu. Her gün dövüyordu, ölümle tehdit ediyordu” dedi. Ablasının sürekli öldürülmekten korktuğunu ifade eden kardeşi, “Ablama sürekli taşla, demirle, bıçakla saldırıyordu. Onu öldüreceğini her zaman söylüyordu. Biz buna inanmıyorduk ama en sonunda bunu da yaptı” diye belirtti.
 
 
'Seni gömerim kimse duymaz'
 
 
Ablasının uğradığı şiddete daha fazla dayanamadığını bu yüzden karakola giderek şikayetçi olduğunu belirten kardeşi, ardından sığınma evine yerleşen ablasının tehdit edilmeye devam ettiğini kaydetti. Eniştesinin yakınlarının korucu olduğunu söyleyen kardeşi, şunları aktardı:
 
 
“Ablam hiçbir zaman insan muamelesi görmedi. Ablam sığınma evinden döndüğünde telefonla arayarak 'benim tarafım korucudur. Sen hiçbir şey yapamazsın senin kimsen yok ben güçlüyüm. Seni öldürür ahırda gömerim. Kimsenin ruhu bile duymaz' diyerek tehdit ediyordu.” Kardeş, ablasının sığınma evinden ayrılmasının nedenini ise, “Ablam sığınma evindeyken 5 yaşındaki kızı bana daha önce de babasının kendisine nasıl cinsel istismarda bulunduğunu anlatmıştı. Ablamın o adama hiç güveni yoktu. Boşanma davası açmıştı ama çocuklarını ona vermek istemiyordu. Sığınma evinde de psikologların gözetiminde çocuklara test yapılmış. Çocukların baba tarafından cinsel istismara maruz kaldığı anlaşılmış.
 
 
Çocuklarının elinden alınacağını söylemişler bu yüzden sığınma evinden ayrılarak köye geldi” şeklinde aktardı. Ablasının yanlarına döndükten sonra eniştesinin amcaları ile evlerine gelerek babasın tehdit ettiğini söyleyen kardeş, ablası katledilmeden 2 gün önce babasını arayan eniştesinin “Kızın gelsin şikayetini geri alsın eğer almazsa bu iş büyüyecek gelip hepinizi tarayacağım. Hepiniz ölünceye kadar da teslim olmayacağım” şeklinde tehdit ettiğini belirtti.
 
 
'Eşine sürekli şiddet uyguluyordu'
 
 
Musa Aladağ'ın komşusu ve akrabası olan Mehmet Yalçın da, evlendikleri günden bu yana sürekli sorun yaşadıklarını belirtti. Maddi durumu iyi olmasına rağmen çocuklarını ve eşini yokluk içinde bıraktığını aktaran Yalçın, “Eşi geliyordu bize anlatıyordu. Çok fazla dövüyordu. Sürekli şiddet uyguluyordu” dedi. Olayın yaşandığı gün bahçede çalıştığı sırada bir arabanın geldiğini ve içinden inen adamların Musa Aladağ'ı aradıklarını belirten Yalçın, “Arabanın içinde kadın ve çocuklar da vardı.
 
 
Musa'nın olmadığını söyledim gittiler. Bir süre sonra yine geldiler. Musa bu sefer arabaya bindi. Kadına 'beni bir daha jandarmaya vermeyeceksin' diyerek tehdit ediyordu. Kadın da yeminler ederek bir daha şikayetçi olmayacağını söylüyordu” diye konuştu.  Yalçın, “Gece saat 22.00 civarında camdan baktım. Evlerinin lambaları yanıyordu. Kadının geldiğini bilmiyordum. Kadının evde olduğunu bilseydim jandarmaya haber verirdim. Kadın 4 aydır perişan olmuştu” şeklinde konuştu. Gece saat 12.00'da bir arkadaşının eve gelerek Hacer Aladağ'ın öldürüldüğünü aktaran Yalçın, gece saat 02.00'da eve gittiklerinde kadının cenazesiyle karşılaştıklarını belirterek, şunları aktardı:
 
 
“Ben ve arkadaşlarım köy korucusuyuz. Musa eşini öldürdükten sonra kardeşinin evine gidiyor. Kardeşinden çocukları getirmesini istiyor. Kardeşi çocukları götürdükten sonra Musa, amcamın oğluna eşini öldürdüğünü der demez kaçıyor. Amcamın oğlu da muhtara söylüyor. Muhtar da korucu başına söylüyor. O şekilde olayı öğrendik.” Musa Aladağ'ın amcası Cuma Aladağ, çocukların baba tarafından cinsel istismara maruz kaldığına dair sorulan soruya “Doğrudur bir ara öyle bir şey oldu ama ben ne diyeyim artık olan olmuş ölü olduktan sonra ne diyeyim biliyorum” şeklinde yanıt verdi.
 
 
Savcılık aileyi uyardı iddiası
 
 
Savcılığa kızının öldürülmesine ilişkin ifade veren baba Mehmet Cemil Ekinci, savcının olayın basına yansımasını istemediğini ifade ederek, “Basına konuşmayın. Bu olay basına yansır ve konuşursanız olay çözülmez, büyür” dediğini iddia etti.
 
 
Ekinci, “Amcaları Tevfik Aladağ ve Ramazan Aladağ Musa'yı dövmüşler. Musa beni aradı. Amcalarının kendisini dövdüklerini söyledi. Amcaları ona 'ya eşini öldür ya da köyü dönmeyeceksin. Evini alıp buralardan gideceksin' demiş. Kızımın sığınma evine gittiği için öldürmek istiyorlardı” dedi. Kızının bir hafta yanında kaldığını söyleyen Ekinci, “Kızım evden sığınma evine gideceğini söyleyerek ayrıldı. O gece sabaha kadar uykum gelmedi oturdum sadece. Sabah yola doğru yürüdüm. Daha yola varmadan kızımın ölüm haberi geldi bana. Kızım Ergani'ye gitmek için çıkmıştı.
 
 
Artık yolunu mu kesip götürdüler bilmiyorum” diye aktardı. Kızını katleden Musa Aladağ'ın müebbet hapis cezası almasını istediğini aktaran Ekinci, Musa Aladağ'la birlikte eşini öldürmesi için tehdit eden iki amcasının da yargılanması gerektiğini aktardı. Ekinci, Musa Aladağ ve amcaları tarafından tehdit edildikten sonra savcılığa koruma talebinde bulundu.
 
 
Etiketler : , , , ,

HABERE YORUM KAT