1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Gebelikte depresyon hem anneyi hem bebeği etkileyebilir
Gebelikte depresyon hem anneyi hem bebeği etkileyebilir

Gebelikte depresyon hem anneyi hem bebeği etkileyebilir

Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi Psikiyatrist Uzmanı Dr. Mustafa Çelik gebelikte yaşanan depresyonla ilgili açıklamalarda bulundu.

A+A-

Uzm.Dr. Çelik, gebelikte yaşanan depresyonun hem anneyi hem de bebeği etkileyebileceğini söyledi.

 

Depresyonun tüm dünyada görülen bir ruh sağlığı sorunu olduğuna vurgu yapan Psikiyatri Uzmanı Dr. Mustafa Çelik “Tüm dünyada sık görülen önemli bir ruh sağlığı sorunu olan depresyon, insanın işlevselliğini, yaratıcılığını, mutluluğunu ve doyumunu engelleyerek yaşam kalitesini düşürmekte ve işgücü kayıplarına yol açmaktadır.

 

Depresyon; keyifsizlik, isteksizlik, konuşma ve hareketlerde yavaşlama ve durgunluk, değersizlik, küçüklük, güçsüzlük, karamsarlık, intihar gibi duygu ve düşünceleri ile fizyolojik işlevlerde yavaşlama gibi belirtileri içeren bir sendromdur. Bu  belirtiler hafif düzeyden başlayıp şiddetli düzeye kadar ilerleyebilmektedir.

 

Depresyon, birincil bir duygudurum bozukluğu biçiminde çıkabileceği gibi, bir çok psikiyatrik  ve tıbbi duruma ikincil olarak da görülebilmektedir.

 

Depresyon aynı zamanda yaygınlık, kronikleşme, tekrarlama oranlarının yüksek olması, iş gücü kaybı ve intihar riskini de artması nedeniyle önemli sağlık sorunu olarak kabul edilmektedir” dedi.

‘Hem anneyi hem çocuğu etkileyebilir’


Gebelikte yaşanan depresyonun hem annenin hem de çocuğu sağlığını etkileyeceğini belirten Psikiyatri Uzmanı Dr. Mustafa Çelik, “Gebelik depresyonu, hem annenin hem de çocuğun sağlığını etkileyen ve sık görülen bir ruhsal bozukluktur.

 

Gebelikte depresyon ve depresif belirti görülme sıklığı %12-36 arasında değişmektedir. Genetik, psikolojik, biyolojik, çevresel, hormonal faktörler gebelik depresyonunu hazırlayıcı nedenlerdir. Uluslararası çalışmalar depresyonun büyük çoğunluğunun gebelik, doğum, lohusalık gibi doğurganlık süreçlerini içine alan 18-44 yaş aralığındaki kadınlarda görüldüğünü belirtmektedir.

 

Bu süreçlerden gebelik, kadınlar için doğal bir yaşam olayı olmanın yanısıra önemli biyolojik ve psikososyal değişimlerin yaşandığı kaygı ve stres oluşturabilecek birçok etkenle karşılaşma riskinin de yüksek olduğu bir dönemdir” diye konuştu.

‘Psikiyatrik bozukluktur’


Gebelikteki depresyonun ciddi bir psikiyatrik bozukluk olduğunu da belirten Psikiyatri Uzmanı DR. Mustafa Çelik “Gebelikte depresyon yaygın görülen, gebenin, fetüsün, yenidoğanın ve ailenin sağlığını olumsuz etkileyen ciddi bir psikiyatrik bozukluktur .

 

Bu psikiyatrik bozukluk gebelerde yaygın görülmesine rağmen, konu ile ilgili araştırmalar doğum sonrası depresyon kadar geniş sayıda değildir. Oysa ki gebelik depresyonu geçiren kadının  doğum sonrası  depresyon geçirme riski ortalama 6,5 kat daha fazladır. Eğer gebelik döneminde bu depresyon tanınır ve etkili biçimde tedavi edilirse doğum sonrası  depresyonun önlenmesine yönelik önemli bir adım atılmış olacaktır.

 

Ortaya çıkarılmamış veya tedavi edilmemiş gebelik ve doğum sonrası depresyonunun bir diğer yaşamsal komplikasyonunun da intihar olduğu hep akılda tutulmalıdır. Gebelikteki depresyonu önlemedeki ilk adım risk altındaki kadınların belirlenmesidir. Risk altında bulunan kadınların erken belirlenmesi, bu konuda önleyici girişimlerin yapılmasına olanak sunabilecektir.

 

Gebelikteki depresyon, güvenilir tarama yöntemleri kullanılarak belirlenmelidir” dedi.

 

‘Gebeler ruhsaz yönden bilgilendirilmeli’
Gebelerin ruhsal yönden bilgilendirilmesi gerektiğini de savunan Psikiyatri Uzmanı DR. Mustafa Çelik “Diğer önemli bir konu gebelerin ruhsal yönden bilgilendirilmesidir. Bu bilgilendirme, ancak konu hakkında eğitim ve bilgi sahibi sağlık personeli ile sağlanabilir.

 

Böylece gebelerin, gebelikle ilgili korku ve kaygıları azaltılabilir ve gebeliğe ruhsal uyum kolaylaşabilir. Ayrıca gebelerde ve sağlık personelinde süreçle ilgili ruhsal farkındalığın artması, gebelikte ortaya çıkabilecek birçok ruhsal sorunun erken tanınması, önlenmesi, erken müdahale edilmesi ve tedavisine olanak sağlayacaktır” dedi.

Bu haber toplam 5309 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT

İlgili Haberler