04 Aralık 2016 Pazar
  • Diyarbakır8 °C
  • İstanbul7 °C
  • Ankara-2 °C
  • Antalya14 °C
  • İzmir11 °C
  • IMKB
    0.00
    %
  • Altın
    132,849
    %0.76
  • Dolar
    3,5219
    %0.77
  • Euro
    3,7585
    %1.12

Gazeteci Yaşar Parlak'ın Ölüm Yıldönümü

Gazeteci Yaşar Parlakın Ölüm Yıldönümü

19 Ağustos 2008 14:24

Bugün Merhum Gazeteci, Sarı basın kartlı Yaşar Parlak'ın Ölüm yıldönümü. Onun anısına kendi gazetesi Silvan Mücadele'de oğlu Ferhat PARLAK tarafından yazılan makalesini ve duygularını sizlerle paylaşıyoruz. sanırız bu yazı herşeyi anlatmaya yeter diyoruz.

SEN MEZARINDA RAHAT UYU, BAYRAĞINI BÜYÜK ŞEREFLE TAŞIYORUM

Bugün Merhum Gazeteci, Sarı basın kartlı Yaşar Parlak'ın Ölüm yıldönümü. Onun anısına kendi gazetesi Silvan Mücadele'de oğlu Ferhat PARLAK tarafından yazılan makalesini ve duygularını sizlerle paylaşıyoruz. sanırız bu yazı herşeyi anlatmaya yeter diyoruz. Mekanın cennet Olsun sevgili Yaşar PARLAK.....

Yaşamak ve yaşatmak için diren ve mücadele et!..

             Rahmetli babamı, çok kısada olsa size anlatmak istiyorum. Aslında kendisini yeteri kadar tanıyan vardır.

           Rahmetli babam, 1956 yılında Silvan’da doğdu. İlk ve orta öğrenimini Silvan’da tamamladı. Ailesinin tek evladı olduğu için çok değer veriliyordu. Üstün zekâsı onu daima ileri taşımış ve birçok başarıya imza atmıştı.

          O, çok farklı bir insandı. Hep gazeteci olmayı, Silvan’ın sorunlarıyla ilgilenmeyi ve büyük başarılara imza atmak isteyen biriydi.

           2 yıl Kültür Turizm Müdürlüğü yaptı. 2 yılda Kütüphane Müdürlüğünü yaptı. Ama o gazetecilik sevdasıyla çıkmıştı yola.. Ben her şeye rağmen gazeteci olacağım demişti.  Ve bir gün görevlerinden istifa ederek, gazeteci oldu.

           Korku onun için yenilir bir güçtü. Tam 33 yıl boyunca gazetecilik yaptı.

           Yaşar Parlak, Silvan sevdalısı ve Silvan aşığıydı.

           O hayatta Silvansız yapamazdı. Çünkü yüreği Silvan’laydı.

          SEN MEZARINDA RAHAT UYU, BAYRAĞINI BÜYÜK ŞEREFLE TAŞIYORUM 1990 yıllında ilçe’de faili meçhul cinayetlerin en yoğun yaşandığı anda Silvanlılara gazete ulaştırmaya çalışıyordu.

           Her türlü tehdide, baskıya rağmen Silvan’dan ayrılmadı. 6 yerel ve ulusal bazda gazetecilik yapan arkadaşları ilçe’yi terk etti. Ama o hiçbir zaman terk etmedi.

            Tek gerekçesi ise Silvan’da doğdum, Silvan’da da öleceğim demesiydi.

             Direnmek, mücadele etmek onun için vazgeçilmezdi..

             Silvan’da bin’in üzerinde yaşanan faili meçhul cinayetlerin tek tanığıydı.

             Ve onda da şu korku vardı. Bende bir gün faili meçhul cinayete kurban giderim diye.. 

             Ama onun tek bir hayali vardı. Hiçbir zaman unutmam bana da vasiyet etmişti. Bir yaz akşamı gece saat 02’yi gösteriyordu. Baba oğul sohbet ediyorduk. Bir ara bana şunu söyledi:

              “Oğlum biliyorsun 1990’lı yılından beri hazırladığım faili meçhul cinayetlerle ilgili kitabım var. Kitap, baskı aşamasına getirilmiş durumda. Belki kitabı basmak bana nasip olmayabilir ama sana vasiyetimdir ben kitabı çıkaramadıysam sen çıkaracaksın” diye vasiyette bulunmuştu.

               Yüce rabbime şükürler olsun ki, rahmetli babamın hayalindeki “Şehitler Şehri Kitabı’nı” kendisi çıkardı. Kitabın kendisine nasip olması beni mutlu etmişti.

               1990 yılları ve 2004 yılları arasında Silvan’da yaşanan sayısız faili meçhul (Faili belli) cinayetleri içeren ve karanlık güçleri ortaya çıkaran “Şehitler Şehri Silvan” adlı kitabı ilçe’de cereyan etmişti.

                Çıkardığı kitap için birçok tehdit aldığını söylemişti.

                Kitabı çıkardıktan 3 ay sonra bir komplonun kurbanı olup, adı faili meçhul cinayetlere karıştı.

                Yaşar Parlak, bir Silvan yerlisiydi. 48 yıl boyunca Silvan’da yaşadı. Kendisini yediden yetmişe herkes tanıyordu.

                 Efendiliğiyle, erdemliğiyle, dürüstlüğüyle, espriliğiyle ve kahkahalarıyla hayat dolu bir insandı. Ama bir gün kahpe bir kurşuna kurban olacağını biliyordu. Çünkü Silvan’daki karanlık güçleri ortaya çıkarıyordu ve korkusuzca üzerlerine gidiyordu.

                Rahmetli babamla birlikte yaşadığımız kısa bir anımı sizlerle paylaşmak istiyorum.

                 Yıl 1996. Demirciler Sokağında bulunan Matbaamızda halka gazete ulaştırmak için gece gündüz çalışıyorduk. Gazetede ben babam ve ağabeyim vardı. O zaman da rahmetli babam bazı karanlık odaklar tarafından işkence edilmişti. Daha yeni işkenceden çıkmış vücudu yaralıydı. Altı Bulak (Kaniya Derge) çeşmesi yolundan iri yapılı bir adam gazetemize doğru geliyordu. Hiç unutmam ceketi uzun, ayağında beyaz spor ayakkabı, geniş bir kot pantolon vardı üzerinde. Bu bahsettiğim adam gazeteye doğru gelirken rahmetli babam ter içinde kaldı. Sordum baba ne oldu kim bu adam diye.. Babam bana ve ağabeyime içerden çıkın kapı önüne gelin ve yanıma oturun dedi.  Bizde babamın yanında oturduk. Uzun ceketli adam babamın yanına geldi ve oturdu. Babamın adama saygı duyması ve kendisine ne içersin demesi beni çok şaşırttı. Bu adam kim diye düşünmeye başladım. Beyaz spor ayakkabılı adam başladı konuşmaya,

              “Yaşar, geçmiş olsun, ne zaman bıraktılar seni. Öldürülmekten korkuyor musun?” deyince..

               Rahmetli babamda “Evet abi öldürülmekten korkuyorum” dedi.  

               “Fazla aşırı yazılar yazmazsan kimse öldürmez. Sen öldürülsen de ne olacak. Bir Yaşar Parlak, gider yerine 6 Yaşar Parlak gelir” diye tehdit içerikli konuştu.

              Beyaz ayakkabılı adamın dediği doğru çıktı. Yaşar Parlak, bir faili meçhul cinayete kurban gitti.

              Çünkü onlar için adam öldürmek sinek öldürmek gibiydi..

              Neyse ne kadar anlatsam da bitmez ama bir gün Yaşar Parlak’ın çektiği acıları, ızdırapları, işkenceleri ve baskıları bir kitaba dönüştüreceğim.

              Baba, başım dik şekilde sana son satırlarımı yazıyorum. Sen mezarında rahat uyu, bayrağını büyük şerefle taşıyorum. Seni yaşatmak ve Silvanlılara yokluğunu yaşatmamak için elimden geleni yapıyorum. Senin çizdiğin yolda adım adım yürüyorum. Yarıda kalan bayrağını göndere çektim ve o şanlı bayrağın büyük şerefle dalgalanıyor.

               Seni bir kez daha rahmetle ve saygıyla anıyoruz.

               Aslanlar gibi büyüttüğün ve daima onlarla gurur duyduğun çocukların…

                

 

RUHUN ŞAD OLSUN

 

Diyarinsesi.ORG ailesi olarak, Merhum Gazeteci Yaşar PARLAK için tanrıdan rahmet diliyoruz..

Okunma Sayısı : 1477
     
Ajanslardan İHA tarafından geçilen tüm yerel haberler, bu bölümde Diyarinsesi.org editörlerinin hiçbir editoryal müdahalesi olmadan otomatik olarak ajans kanallarından geldiği şekliyle yer almaktadır. Bu alanda yer alan haberlerin hepsinin hukuki muhatabı haberi geçen ajanslardır.

PUAN DURUMU

1.Medipol Başakşehir1394031
2.Beşiktaş1385029
Detaylı Puan Tablosu>>
LİNKLER
Güvenli bir şekilde paykasa satın alın!
Copyright ©2007 Diyarın Sesi. Tüm hakları saklıdır.
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Yazılım: CM Bilişim - Görsel Tasarım: Capitol Medya
<-- end Facebook video code--> <--end kaynak-->
Yukarı Çık