1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Fotoğraf Günleri’nde ‘hakikat ve güven’ tartışıldı
Fotoğraf Günleri’nde ‘hakikat ve güven’ tartışıldı

Fotoğraf Günleri’nde ‘hakikat ve güven’ tartışıldı

Büyükşehir Belediyesi Kültür Sanat Daire Başkanlığı tarafından bu yıl dördüncüsü düzenlenen Uluslararası Diyarbakır Fotoğraf Günleri’nde, haber ve fotoğrafta hakikat, haber fotoğraflarında güven, sanatta fotoğraf kullanımı tartışıldı.

A+A-

Büyükşehir Belediyesi Kültür Sanat Daire Başkanlığı tarafından düzenlenen 4. Uluslararası Diyarbakır Fotoğraf Günleri, Sümerpark Amed Sanat Galerisi’nde düzenlenen panelle devam etti.

Özcan Yurdalan’ın moderatörlüğünde yürütülen panelde, haber ve fotoğrafta hakikat, haber fotoğraflarında güven ve sanatta fotoğraf kullanımı tartışıldı.

Gazeteci Refik Tekin, son zamanlarda bölgede yaşanan çatışmalara tanıklık ettiklerini anımsatarak, Suriçi’nde mizansen olarak çekilen fotoğrafların bir şeyi değiştirmediğini, Silopi’deki Taybet Ana’nın sokak ortasında bekletilen cesedinin fotoğrafının ise hakikat olduğunu söyledi.  Fotoğrafla uğraşanların yaşama dokunması gerektiğini söyleyen Tekin, “Olabildiğince yakınlaşmak gerek. Bizler hakikati belgelemek için ne kadar çaba sarfettik? Maalesef çekingen, zayıf ve korkağız. Yasağın ardından oralara gidip fotoğraf çekiliyor. Zırhlı araçlarla gidip istenilen fotoğrafı çekmek hakikati belgelemek değildir.” diye konuştu.

Hakikati sorgulamak

Hakikati sorgulamaya örnek olarak; Kobani’de fotoğrafçılar tarafından yönlendirilerek mizansen biçimde taarruza hazır asker pozu verdirildiğini gösteren fotoğrafı paylaşan Tekin, ertesi gün gazete manşetlerinde elleri tetikte askerlerin başka bir algı yarattığını söyledi. Tekin, “Fotoğraf gerçeğin bir parçasıdır, herkes gördüğü gibi okur. Oysa öyle bir dönemdeyiz ki bütün inandırıcılığı ve gerçeği öldüren de fotoğrafçılar olabiliyor.” dedi.

Güven önemli

Gazeteci Beritan Canözen de, haber fotoğrafçılığında bazen bir kare fotoğrafın uzun uzun yazılacak bir haberden daha çok şey anlattığını belirterek, photoshop yoluyla fazlasıyla fotoğraf hilesi yapıldığını hatırlattı. Canözen, şunları söyledi: “Örneğin bir mitingde istediğiniz kadar kalabalık görüntü verebiliyorsunuz.  Oysaki anı doğru anlatmak gerekir. Olayın ve olgunun fotoğrafta yer alması önemlidir.”

Haberde güvenin de çok önemli olduğunun altını çizen Canözen, yalan üzerinden veya propaganda için fotoğraf çekilmemesi gerektiğini ifade etti.

Özcan Yurdalan da fotoğraf etiği üzerinden olayı irdeleyerek, “Haber fotoğrafçılığı ince bir iştir. Senin oradaki varlığın durumu değiştiriyorsa çekmeyeceksin. Hatta etik kurallara göre bu duruma direnecek, itiraz edeceksin. İzin vermediğin halde durum değişmiyorsa ortamdan uzaklaşacaksın.” diye konuştu. Yurdalan fotoğrafın orijinalinin korunması gerektiğini, haber fotoğrafçısının temsiliyetini adil bir biçimde yapmasının elzem olduğunu vurguladı.

Mültecilerin hikayesi

Fotoğraf sanatçısı Kerem Yücel ise Suriyeli mültecileri belgelediği “Misafir” adlı çalışmasının sunumunu yaptı. Çektiği her bir karenin hikayesini anlatan Yücel, bu hikayelerin kendi yaşamına kattığı deneyimleri anlattı.

Atlas Dergisi Editörü Sinan Çakmak da “Editör-Fotoğrafçı” ilişkisi üzerine bir sunum yaptı. Çakmak, eskiden fotoğrafçının 500 kare fotoğrafın içerisinden seçim yaptığını, bu durumun ne kendilerini ne de fotoğrafçıları tatmin etmediğini söyleyerek, “Şimdi daha minimalize ederek hikayeyi anlatan az sayıda kareyle gelmelerini istiyoruz. Bu durumda seçim yapmak iki tarafı da rahatlatıyor.” dedi.

HABERE YORUM KAT